KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2024/12399 E., 2024/15284 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 46. İş Mahkemesi
Karar Metni
859 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.11.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 18.07.2017-24.04.2020 tarihleri arasında davalı Şirketin Suudi Arabistan'daki projesinde formen olarak aylık net 6.500,00 Suudi Arabistan riyali (...) ücret ile çalıştığını, işveren tarafından bordro hilesi yapılarak bordroda ücretin bir kısmının fazla çalışma ücreti gibi gösterildiğini, davacının haftanın altı günü 07.00-18.30 saatleri arasında çalıştığını, ancak haftada 3-4 gün 21.30'a kadar çalışmasının devam ettiğini, davacının ayda 3 hafta sonu ile resmî ve ulusal bayram tatilinde çalıştığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı Şirket bünyesinde böyle bir çalışan kaydına rastlanmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; emsal ücret araştırmaları ve tanık anlatımlarına göre davacının ücretinin 6.500,00 ... olduğu, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ispatlanamadığı, tanık beyanlarına göre fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; davacının müvekkili Şirket nezdinde çalışmadığını, tanık beyanı hükme esas alınarak müvekkili Şirket nezdinde çalıştığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle Mahkemece ücret tespitinde sundukları kesinleşmiş emsal kararlar, iş sözleşmesi,
bordro ve davalı tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, kesinleşmiş emsal nitelikteki davalarda yıllık 270 saat fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunun kabul edildiğini, tanık beyanına dayanan hesaplamada kesinleşmiş emsal kararlar ve işyeri politikası gereği 270 saatin mahsup edilmesi gerektiğini, gerçek ücret tespitinin eksik incelemeye dayalı, hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, Şirket aleyhine ikame edilen ve kesinleşen aynı uyuşmazlık konusu olan tüm dosyalarda ücretin sözleşme hükümleri doğrultusunda ... cinsinden kabul edilmiş olduğunu,
davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafın husumet itirazının yerinde olmadığı, taraflarca dosya kapsamına herhangi bir iş sözleşmesi ve ücret bordrosunun sunulmamış olduğu, dinlenen tanık anlatımları, davacının yaptığı işin niteliği ve emsal ücret araştırmasının sonucu birlikte değerlendirildiğinde, Mahkemece davacının tespit edilen aylık ücretinin dosya kapsamına uygun olduğu, ispat yükü kendisinde olan davalı işveren tarafından davacının iş sözleşmesinin tazminat ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ispat edilemediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı,
davacının dinlenen taraf tanıklarının beyanları ile davalı işyerinde fazla çalışma yaptığını ve hafta tatilleri ile arife günü ve dinî bayramların 1. günü dışında kalan ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispat ettiği, davacıya fazla çalışma alacaklarının tam olarak ve zamanında ödendiğinin işveren tarafından usulünce kanıtlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, husumet, davacının aylık ücret miktarı, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ve hafta tatili alacaklarının ispatı ve hesaplanması noktalarındadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17, 32, 41, 44, 46, 47 ve 63 üncü maddeleri ile aynı Kanun'un 120 nci maddesi atfıyla hâlen yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14 üncü maddesi.
3. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 24 ve 27 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/12399, K. 2024/15284, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama