İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/12578 K.2024/15695

Başvurucu vekili dilekçesinde özetle; işyerinde çalışan işçiler arasında emekli olma şartlarını taşıyan işçilerin tekrardan işe alınacakları belirtilerek beyanları alınmak suretiyle iş sözleşmelerinin yanıltma yolu ile haksız şekilde feshedilmiş olup…

Esas2024/12578Karar2024/15695Tarih4 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.261 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2024/12578 E., 2024/15695 K.·I. Başvuru

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Aralık 2024
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.261 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Başvurucu vekili dilekçesinde özetle; işyerinde çalışan işçiler arasında emekli olma şartlarını taşıyan işçilerin tekrardan işe alınacakları belirtilerek beyanları alınmak suretiyle iş sözleşmelerinin yanıltma yolu ile haksız şekilde feshedilmiş olup olmadığına ilişkin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararları ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararları ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin kararı arasında uyuşmazlık olduğu belirterek sözü edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesini talep etmiştir.

II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 25.09.2024 tarihli ve 2024/6 Karar sayılı kararı ile; başvuran davacı vekilinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesini talep ettiği, talep hakkında Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinden görüş istendiği, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince.

Daire kararlarında davacılar tarafından işveren davalı Türkiye ...

Kulubü Derneği At Yetiştiriciliği ve Yarışları İktisadi İşletmesine verilen emeklilik dilekçelerinin davacıların ... iradesi ile verilmediği, davacıların dilekçe verilirken iradelerinin fesada uğratıldığı, davacıların işten ayrılma iradelerinin bulunmadığı ve iş sözleşmesinin işveren tarafından geçersiz olarak feshedildiği gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacıların işe iadelerine karar verildiği, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararlarında da Daire kararlarına uyan aynı gerekçelerle davacıların işe iadesi yönünde karar verildiği,

ancak Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi kararında dilekçelerin baskı altında alındığının ispatlanamadığı, davacının emeklilik nedeniyle verdiği istifa dilekçesinin sonuçlarını bilebilecek durumda olduğu ve iş sözleşmesini kendisi fesheden işçinin işe iade davası açamayacağı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak işe iade talebinin reddine karar verildiği, Dairenin kararları ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararlarının birbiriyle uyumlu olup herhangi bir içtihat aykırılığının bulunmadığı,

ancak Daire kararları ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararları ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi kararı arasında içtihat aykırılığı bulunduğu şeklinde görüş bildirildiği, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 35 inci maddesi kapsamında temin edilen daire kararları,

talep dilekçeleri ve görüş yazıları hep birlikte değerlendirildiğinde başvurucunun dilekçesinde belirtmiş olduğu Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin kesin nitelikteki kararları arasında uyuşmazlık bulunduğuna, 5235 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ilgili bilgi ve belgelerin eklenerek kararın bir suretinin Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR

A. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 23.05.2024 Tarihli ve 2024/766 Esas, 2024/1024 Karar; 24.04.2024 Tarihli ve 2024/595 Esas, 2024/832 Karar; 07.02.2024 Tarihli ve 2023/1861 Esas, 2024/205 Karar Sayılı Kararları

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararları ile; iş sözleşmesinin davalı işverenin talebi nedeni ile her iki dilekçenin davacı tarafça imzalanması üzerine sonlandırıldığı, davacı ile bir kısım işçilerin 12.04.2023 tarihli noter ihtarnamesinde; "...öncelikli olarak şunu ifade etmeliyiz ki bizler emeklilik nedeniyle, kulübümüzde çalışmaya devam etmek isteyen çalışanlarız.

Bizler EYT sebebi ile iş akdimizin kesinlikle feshini talep eden çalışanlar olmamamıza rağmen tekrar işe alınacağımız vaadi ile bu iki dilekçeyi işverenimize güvenerek vermiş bulunmaktayız. Yukarıda ifade ettiğimiz üzere kesinlikle işten çıkış irademiz bulunmamaktadır. Yine aynı şekilde kıdem tazminatı, bakiye yıllık izin ücreti ve dilekçeyi vermiş olduğumuz tarihe kadar hak edilmiş ücret taleplerimizde bulunmamaktadır.

Aldığımız duyumlara göre bizim verdiğimiz gibi ikili dilekçe veren bir takım çalışanların çeşitli bölgelerde gerekse bizim bölgemizde çalıştırılmaya devam ettirildikleri, bizim yerimize de yeni personel alımları yapılacağı öğrenmiş bulunuyoruz.

Kesinlikle işten ayrılma irademiz olmamasına karşın işimize son verilmesini kabul etmiyor ve kıdem tazminatı, bakiye yıllık izin ücreti ve dilekçeyi vermiş olduğumuz tarihe kadar hak edilmiş ücret taleplerimizin de bulunmaması göz önüne alınarak tekrar işimize dönmek istiyoruz.

İş bu ihtarnamemizin tebliğini izleyen 3 gün içerisinde iş başı yaptırılmamızı aksi takdirde yapmış olduğunuz bu feshin işveren feshi olarak sayılacağını ihbar ve ihtar ederiz." şeklinde beyanda bulundukları, davacının el yazılı 17.03.2023 tarihli dilekçesinde "...Emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin 5 inci fıkrasına istinaden feshediyorum.

İş sözleşmemin feshinden dolayı kıdem tazminatı, bakiye yıllık izin ücreti ve hak edilmiş ücretimin tarafıma ödenmesi için gereğinin yapılmasını arz ederim." şeklinde beyanda bulunduğu, ancak aynı tarihli el yazılı diğer bir dilekçe ile "...17.03.2023 tarihinde vermiş olduğum dilekçe ile emeklilik nedeniyle iş akdimi sonlandırmış bulunuyorum.

Kulübümüz tarafından uygun görülmesi durumunda emeklilik sonrasında çalışmaya devam etmek istiyorum.Bu nedenle de her ne kadar 08.03.2023 tarihinde vermiş olduğum dilekçe ile kıdem tazminatı ve kullanmadığım yıllık izin ücretini talep etmişsem de çalışmaya devam etme talebimin uygun görülmesi halinde kıdem tazminatı hakkım saklı kalmak ve kullanmadığım yıllık izinleri de emeklilik sonrası dönemde kullanmak kaydıyla mevcut görevimde ve mevcut haklarımla emekli statüsünde çalışmaya devam etmek istiyorum.

Talebimin değerlendirilmesi hususunda..." şeklinde beyanda bulunduğu, birbirleriyle örtüşen davacı tanık beyanlarına göre işverence EYT kapsamında emekli olabilmeleri için dilekçe verilmesinin istendiği, emekli olduktan sonra tekrar işe alınacaklarının söylendiği, matbu olarak iki adet dilekçenin el yazısı ile yazılması için işçilere kesin süre verildiğinin anlaşıldığı, kaldı ki davalı tanığının dahi davacının iddiasını doğrular mahiyette beyanda bulunduğu, dosya kapsamına göre davacının emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshederken aynı tarihli dilekçe ile asıl iradesinin işe devam etme yönünde olduğu,

dolayısıyla emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin feshinin gerçek iradesini yansıtmadığı, iş sözleşmesinin işverence aksi ispatlanamadığından haksız ve geçersiz olarak feshedildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.

B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 13.06.2024 Tarihli ve 2024/332 Esas, 2024/762 Karar; 03.06.2024 Tarihli ve 2024/140 Esas, 2024/694 Karar; 01.04.2024 Tarihli ve 2024/43 Esas, 2024/421 Karar Sayılı Kararları

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın davalı kurumda çalışan işçiler arasında emekli olma şartlarını taşıyan işçilerin tekrardan işe alınacakları şekilde beyanları alınarak iş sözleşmelerinin 30.03.2023 tarihinde yanıltma yolu ile haksız şekilde feshedildiğini iddia ettikleri, davalı tarafın ise davacının iş sözleşmesinin emeklilik (EYT kapsamında) nedeniyle feshedildiğini savunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacının işe iadesine karar verildiği,

davacının el yazılı 08.03.2023 tarihli dilekçesinde "...Emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin 5 inci fıkrasına istinaden feshediyorum.

İş sözleşmemin feshinden dolayı kıdem tazminatı, bakiye yıllık izin ücreti ve hak edilmiş ücretimin tarafıma ödenmesi için gereğinin yapılmasını arz ederim." şeklinde beyanda bulunduğu, ancak aynı tarihli el yazılı diğer bir dilekçe ile "..08.03.2023 tarihinde vermiş olduğum dilekçe ile emeklilik nedeniyle iş akdimi sonlandırmış bulunuyorum.

Kulübümüz tarafından uygun görülmesi durumunda emeklilik sonrasında çalışmaya devam etmek istiyorum.Bu nedenle de her ne kadar 08.03.2023 tarihinde vermiş olduğum dilekçe ile kıdem tazminatı ve kullanmadığım yıllık izin ücretini talep etmişsem de çalışmaya devam etme talebimin uygun görülmesi halinde kıdem tazminatı hakkım saklı kalmak ve kullanmadığım yıllık izinleri de emeklilik sonrası dönemde kullanmak kaydıyla mevcut görevimde ve mevcut haklarımla emekli statüsünde çalışmaya devam etmek istiyorum.

Talebimin değerlendirilmesi hususunda..." şeklinde beyanda bulunduğu, işverene karşı davaları bulunsa da birbirleriyle örtüşen beyanlarında davacı tanıklarının EYT kapsamında emekli olabilmeleri için dilekçe verilmesinin, emekli olduktan sonra tekrar işe alınacaklarının söylendiği beyanında bulundukları, dosya kapsamına göre davacının emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshederken aynı tarihli dilekçe ile asıl iradesinin işe devam etme yönünde olduğu, EYT'den faydalanmak amacıyla hareket ederek işe devam etme iradesinin bulunduğu,

dolayısıyla emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin feshinin gerçek iradesini yansıtmadığı kanaatine varılmakla iş sözleşmesinin işverence aksi ispatlanamadığından haklı ve geçerli bir nedene dayalı olarak feshedilmediği, İlk Derece Mahkemesince işe iadeye dair kararın dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.

C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 30.04.2024 Tarihli ve 2024/405 Esas ve 2024/653 Karar Sayılı Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işverene verdiği dilekçe ile emeklilik nedeniyle işten ayrıldığı, davacı tarafın davalı işverenin tekrar işe başlatılacağını taahhüt etmesi üzerine istifa dilekçesi verildiğini ileri sürdüğü, ancak davacının bu iddiasını ispat bakımından davacı ile aynı şekilde işten ayrılan ve davalı işverene karşı aynı sebeple dava açan tanıklar dışında bir delil sunmadığı, davacının iradesinin fesada uğratıldığını, istifa dilekçesinin hile ile imzalatıldığını ve baskı altında alındığını ispatlayamadığı,

davacının emeklilik nedeniyle verdiği istifa dilekçesinin sonuçlarını bilebilecek durumda olduğu, iş sözleşmesini kendisi fesheden davacının işe iade talep edemeyeceği, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Uyuşmazlık

Başvuru konusu Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinin kararları arasındaki, iş sözleşmesinin işçi tarafından emeklilik nedeniyle mi sonlandırıldığı yoksa işveren tarafından işçilerin iradeleri fesada uğratılmak suretiyle haksız şekilde mi feshedildiği noktasındaki uyuşmazlığın 5235 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre giderilip giderilemeyeceğine ilişkindir.

B. İlgili Hukuk

1. Bölge adliye mahkemelerinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 5235 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinde yer alan düzenlemedir.

2. 5235 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) üncü bendinde yer alan düzenlemeye göre.

“Re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine,

kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek” bölge adliye mahkemesi ceza daireleri başkanlar kurulu ve hukuk daireleri başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.

3. 5235 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ise şöyledir: “(3) numaralı bende göre yapılacak istemler, ceza davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, hukuk davalarında ise ilgili hukuk dairesine iletilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirmesi durumunda ilgili ceza dairesinden bir karar verilmesini talep eder. Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak dairece bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir.”

4. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18, 21 ve 25 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 30 vd. maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi.

C. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemesinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasında uyuşmazlık bulunması durumunda, 5235 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinde belirtilenler tarafından yapılacak gerekçeli başvuru sonrasında, mevcut başvuru hukuk daireleri başkanlar kurulunca değerlendirilerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesi istenilecektir.

2. Uyuşmazlığın giderilmesinin gerekip gerekmediği veya hangi daire kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği yönündeki karar, Yargıtay ilgili hukuk dairesince verilir. Keza ilgili daire uyuşmazlığı mutlaka uyuşmazlık konusu daire kararları çerçevesinde ele alıp gidermek zorunda değildir. Gerektiği takdirde uyuşmazlığın, bölge adliye mahkemesi kararlarında belirtilen gerekçelerden farklı gerekçe ile de giderebilir.

3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi kararları arasındaki uyuşmazlığın, iş sözleşmesinin işçi tarafından emeklilik nedeniyle mi sonlandırıldığı yoksa işveren tarafından işçilerin iradeleri fesada uğratılmak suretiyle haksız şekilde mi feshedildiği ile sonucuna göre işçinin işe iadesine karar verilip verilemeyeceği konusunda toplandığı görülmektedir.

4. Bu noktada belirtmek gerekir ki 5235 sayılı Kanun ile bu Kanun'da sayılan kişi ve kurumlara tanınan uyuşmazlığın giderilmesini talep etme hakkı, mutlak biçimde her uyuşmazlığın esasına yönelik çözüm geliştirilmesine imkân vermez. Uyuşmazlığın giderilmesi talebi bir kanun yolu olmayıp böyle bir talebin varlığı hâlinde Yargıtayca temyiz incelemesine benzer bir inceleme yapılması da mümkün değildir.

İlk bakışta, yukarıda özetlerine yer verilen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi kararları arasında 5235 sayılı Kanun anlamında benzer olaylar bulunduğu sonucuna varılabilir. Şüphesiz benzer olaylardan söz edebilmek için davaların taraflarının aynı olması yahut olaylar arasında mutlak bir özdeşlik bulunması gerekmez. Ancak bazı dava dosyalarındaki maddi vakıaların fazlasıyla farklılık göstermesi farklı sonuçlara ulaşılmasına neden olabilir.

5. Başvuru konusu dava dosyalarında da her bir dosyadaki iddia, savunma ve delil durumuna göre iş sözleşmesinin kim tarafından ne şekilde sonlandırıldığı hususunun farklılık göstermesi mümkündür. Bu hâlde uyuşmazlığın giderilmesi talebine konu sözü edilen kararlar birbiri ile çelişir gözükmekte ise de bu çelişki; dosya kapsamı, sunulan deliller ve dosyalardaki ispat durumu ile ilgilidir. İspat ise, her bir dosya yönünden ayrı ayrı ele alınmalıdır.

Taraflarca hazırlama ilkesinin uygulandığı davalarda, taraflarca dosyaya sunulan delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, deliller çerçevesinde iddia ile savunmanın ispat edilip edilemediği hususunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği muhakkaktır.

Bu bağlamda uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu Bölge Adliye Mahkemeleri ve istinaf incelemesine esas İlk Derece Mahkemeleri kararları incelendiğinde; uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu dosyalarda, iş sözleşmesinin kim tarafından ne şekilde sonlandırıldığı noktasında delil ve ispat durumunun aynı olduğu ve buna rağmen farklı sonuca ulaşıldığı hususu belirlenememektedir.

Bölge Adliye Mahkemelerince dosya kapsamında yer alan deliller ve somut olayın koşulları gözetilerek hüküm tesis edilmesi, bir diğer ifade ile somut olaya özgü nitelikte kararlar verilmesi durumunda, bölge adliye mahkemeleri kararları arasında giderilmesi gereken bir uyuşmazlığın bulunduğundan söz edilemez.

Yukarıda da ifade edildiği üzere uyuşmazlığın giderilmesi talebi, bir kanun yolu olmayıp böyle bir talebin varlığı hâlinde Yargıtayca temyiz incelemesine benzer bir inceleme yapılması da mümkün değildir.

6. Diğer yandan inceleme konusu uyuşmazlıkta, Adana Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu tarafından, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi kararları arasında çelişki bulunduğu belirtilerek çelişkinin giderilmesine dair talep Dairemize iletilmiş ise de Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunca daha önce aynı konuya ilişkin talep Dairemize iletilmiş ve Dairemizin 10.10.2024 tarihli ve 2024/9480 Esas,

2024/13283 Karar sayılı kararı ile "Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 05.06.2024 tarihli ve 2024/7 Karar sayılı kararına istinaden iletilen mevcut talep yönünden uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığına,"da karar verilmiştir.

7. Tüm bu hususlar karşısında, mevcut başvuru yönünden uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

1. Adana Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 25.09.2024 tarihli ve 2024/6 Karar sayılı kararına istinaden iletilen mevcut talep yönünden uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığına, 2. Dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine, 04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/12578, K. 2024/15695, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. II. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu Kararı
  4. III. Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Konu Kararlar
  5. IV. Gerekçe
  6. A. Uyuşmazlık
  7. B. İlgili Hukuk
  8. C. Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12578
Karar No
2024/15695
Tarih
4 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/12580 K.2024/13415
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/12581 K.2024/12957
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/12584 K.2024/14105
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/12586 K.2024/12002
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/12587 K.2024/13498
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/12590 K.2024/13424

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.