İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/13208 K.2024/15673

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan…

Esas2024/13208Karar2024/15673Tarih4 Aralık 2024Okuma7 dk · 1.495 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2024/13208 E., 2024/15673 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Aralık 2024
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk derece mahkemesi
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.495 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...

Belediyesinde tahsildar olarak çalışmakta iken davalı ... tarafından 01.12.2009 tarihinde haklı bir sebep olmaksızın 2009 yılında hazırlanan denetim raporunda çıkan eksiklik ve buna paralel olarak, kamu zararı, güveni kötüye kullanma ve doğruluğa uymayan davranışlarda bulunmak iddialarıyla hakkında açılan ceza soruşturma dosyasına dayanarak iş sözleşmesini feshettiğini, müvekkilinin sözde fesih sebebi olan görevi kötüye kullanma suçundan ...

4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/159 Esas, 2015/66 Karar sayılı kararı ile 09.10.2015 tarihinde beraat ettiğini, haksız fesih üzerine davalıya karşı açtıkları işe iade davasına ilişkin ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/22 Esas, 2016/61 Karar sayılı davanın kabulü kararının Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 05.12.2016 tarihli kararı onanarak 13.02.2017 tarihinde davacının işe iadesine ilişkin kararın kesinleştiğini, kesinleşme ve beraat kararları üzerine davacının suçsuzluğunun ispatlandığını, davalı Belediyeye işe iade için başvuru yapıldığını ancak davacının işe alınmadığını, davalının kötüniyetli olduğunu, davacının işe alınmama sebebi fesih ihtarnamesine konu olan sebeplerden bağımsız olmak üzere siyasi gerekçelere dayandığı,

davacı ile birlikte iş sözleşmesi feshedilen ve daha sonra işe iade davaları kabul edilen kişilerin işe iadesi gerçekleştirilmişken söz konusu olayda yalnızca davacının işine geri dönmediğini, haksız fiile dayalı tazminat talep ettiklerini, davacının haksız ve kötüniyetli fesih tarihi olan 01.12.2009'dan işe iade kararının kesinleşme tarihi olan 13.02.2017 tarihleri arasında ücretini alamadığını, eksik yatan sigorta primi nedeniyle yaşlılık aylığının olması gerekenden düşük hesaplandığını, haksız fesih sebebiyle çalışmadığı müddette (fesih tarihi ile işe iade kararının kesinleşme tarihi arasındaki süre) davacının alacağı ücretin,

sigorta priminin ve dolayısıyla işten haksız yere çıkarıldığından yüksek yatacak olan yaşlılık aylığı farkının, kötüniyetli fesih sebebiyle uğramış olduğu maddi ve manevi zararların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) haksız fiil hükümlerine dayanarak da tazmini gerektiğini,

tüm bu sebeplerden dolayı haksız çıkarılma nedeniyle davacının son ücreti üzerinden hesaplanacak ücretinin (fesih tarihi ile işe iade kararının kesinleşme tarihi arasındaki süre) ve işten çıkarıldığı tarihten itibaren eksik yatan sigorta primi nedeniyle davacının işten çıkarılmadığı takdirde alacağı yaşlılık aylığı ile işten çıkarıldığı için aldığı yaşlılık aylığı farkının dava tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacı müvekkiline ödenmesini talep ettiğini,

uzun ve yorucu dava süreci boyunca müvekkilinin gerek geçindirmesi gereken bir ailesinin olması gerekse haksız yere işinden çıkartılması nedeniyle derin üzüntü duyduğunu, büyük sıkıntılar yaşadığını, stres ve üzüntüye bağlı olarak kalp krizi geçirip stend takıldığını, şerefi ile ilgili laflar işittiğini, yaşadığı yerdeki itibarının yerle bir olduğunu, yıllarca taşıdığı ismine gelen lekeden dolayı psikolojik ilaçlar kullandığını, tüm bunları kaldıramayarak intihara teşebbüs ettiğini, bu durumun sadece müvekkilini değil ailesini de yüksek derecede etkilediğini,

Belediyenin kötüniyetli feshi nedeniyle geliri kalmayan müvekkilinin çocuklarının üniversiteyi kazandıkları ancak kazandıkları fakültelere okumaya gidemediklerini, davacının annesinin de tüm bu olaylara dayanamayarak kalp krizi geçirdiğini, manevi sıkıntılar ve hastalıkların yanında başka hiçbir yerde çalışamadığı için icralık olduğunu, siyasi görüşü nedeniyle haklı bir sebep olmadan bir insanın uzun yıllar boyu işinden, muhtemel kazançları ve haklarından mahrum bırakıldığını, haksız yere işinden,

gelirinden ve tüm sosyal haklarından mahrum kaldığını ve dava süreci boyunca büyük hak kayıplarına uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunmak eylemleri nedeni ile davacının çalıştığı Kurumun zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ve hakkında ...

Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/4509 sayılı soruşturma dosyası ile soruşturma başlatıldığını ve müvekkili İdare tarafından davacı hakkında atılı suçlardan dolayı 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendi gereği iş sözleşmesinin 03.12.2009 tarihinde haklı nedenlerle feshediğini, davacının daha sonra müvekkili İdare aleyhine işe iade davası açtığını, ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/22 Esas, 2016/61 Karar sayılı kararı ile davacının davasının kabulüne, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine dair verilen kararın onandığını, kararın kesinleşmesi sonucu davacının müvekkili İdareye 14.02.2017 tarihli başvuru dilekçeleri ile işe iade ve 4 aylık brüt ücret ve diğer haklarının, 4 aylık sigorta primlerinin, yasal sürede işe başlatılmaması hâlinde 4 aylık brüt ücret tutarının, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin ödenmesi talebinde bulunduğunu, bunun üzerine davacıya 22.836,56 TL brüt 4 aylık işe başlatmama tazminatı, 464,28 TL 03-14 Aralık ücret ödemesi,

1.908.35 TL 15 Aralık-14 Ocak ücret ödemesi, 2.066,78 TL 15 Ocak-14 Şubat ücret ödemesi, 1.962.33 TL 15 Şubat -14 Mart ücret ödemesi, 1,322,7 TL 15 Mart - 03 Nisan ücret ödemesi, 1,473,59 TL 4 aylık ikramiye ödemesi olmak özere toplamda 32.034,62 TL ödeme yapıldığı, davacının başvurusu üzerine 4,799,35 TL 4 aylık SGK prim ödemesi ve ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/22 Esas, 2016/61 Karar sayılı kararına istinaden 3.550,51 TL vekâlet ücreti ve yargılama gideri ödemesi yapıldığını, davacı tarafın yine 07.04.2017 tarihli başvuru dilekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı ile kullanılmayan yıllık ücretli izlerin ödenmesine ilişkin talepte bulunmuş olup davacının bu talebine ilişkin olarak yapılan hesaplamalar sonucu 78.492,34 TL kıdem tazminatı, 12.238,43 TL ihbar tazminatı ve 27.427,8 TL yıllık ücretli izin alacağının faizi ile birlikte ödendiğini, davacıya toplamda 165.672,97 TL ödeme yapıldığını,

davacı tarafından açılan işe iade davasında feshin geçersizliğine karar verilmiş ise de feshe konu edilen eylemin müvekkili İdarenin güvenini sarsacak nitelikte olduğunu, iş sözleşmesinin feshinde o zaman zarfında haklı bir neden olduğunu, haksız fesih iddiası ile davacının manevi tazminat talebinde bulunabilmesi için müvekkili İdarece yapılan feshin kötüniyetli olarak yapıldığını kanıtlaması gerektiğini, davacının açmış olduğu işe iade davasında feshin geçersizliğine karar verilmiş olmasının müvekkili İdarece yapılan feshin kötüniyetli olarak yapıldığı anlamına gelmediğini,

davalı İdarenin davacıya karşı kusurlu bir davranışı olmayıp iş sözleşmesinin feshini o anda somut delillere dayandırdığını, davacının tazminat talebinde bulunabilmesi için kanuni şartların gerçekleşmediğini, davacının kişilik haklarına da bir saldırının olmadığını, davacıya müvekkili İdare tarafından Mahkeme kararı ve talepleri doğrultusunda tüm ödemelerin yapılmasına rağmen hâlen hak talebinde bulunmasının kötüniyetli olup haksız kazanç elde etme çabası olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... Belediyesi tarafından davacı işe başlatılmayarak tazminatları ödendiğinden maddi tazminatın reddi yönünde hüküm kurmak gerektiği, somut olayda manevi tazminata da hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; müvekkilinin maddi ve manevi tazminat talebinin genel hükümlere dayandığını, İlk Derece Mahkemesinin talepleri değerlendirirken hukuki nitelendirmede hataya düştüğünü, davanın ret gerekçesinde 4857 sayılı Kanun'da yazılı hükümlere atıf yapıldığını, oysa müvekkilinin talebinin 6098 sayılı Kanun hükümlerine dayandığını, müvekkilinin işe başlatılmayan tek kişi olarak,

atılan iftiralar, siyasi sebeplerle işine son verilmesi ve geçirdiği soruşturma, davalı İdarenin kusurlu eylemleri nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini talep ettiğini, müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararlar ile İdarenin kusurlu eylemleri arasında illiyet bağı bulunduğundan davacının müvekkili lehine maddi tazminata hükmedilmesi yönündeki talebinin yerinde olduğunu, müvekkiline ödendiği iddia edilen bedeller işe iade davası neticesinde ödenmiş olup uğradığı maddi ve manevi zararlara karşılık ödeme yapılmadığını,

davalı ... tarafından ödenen alacak kalemlerinin bu davanın konusu olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı Kurum arasında iş hukuku hükümlerinin uygulanmasını gerektirir şekilde iş sözleşmesinin bulunduğu, işverenin işe iadenin mali sonuçlarını ödeyerek 4857 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre işçiyi işe başlatmama hakkı bulunduğu, ispat da bulunmadığı değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesinin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine ilişkin kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Kanun'un 49, 50 ve 58 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/13208, K. 2024/15673, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13208
Karar No
2024/15673
Tarih
4 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/13209 K.2024/15930
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/13211 K.2024/13231
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/13211 K.2024/16112
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/13212 K.2024/10000
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/13213 K.2024/10001
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/13214 K.2024/16113

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.