KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2024/14261 E., 2025/1799 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Karar Metni
1.011 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ... Belediyesinde çalışırken 15.11.2011 tarihinde 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (6111 sayılı Kanun) kapsamında ... İl Millî Eğitim Müdürlüğüne bağlı ... İlçe Millî Eğitim Müdürlüğüne naklen atandığını, Belediyede çalışırken ...
Sendikası (Tüm Belediye ve Genel Hizmet İşçileri Sendikası) üyesi olduğunu ve Belediye ile Sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden yararlandığını, davacının nakil öncesi günlük yevmiyesinin 77,00 TL olmasına karşın Gaziantep İl Millî Eğitim Müdürlüğüne nakil olmasından sonra ücretinin eksik yevmiyeler üzerinden ödendiğini, bu durumun 6111 sayılı Kanun'un 166/6 hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, nakil tarihi olan 15.11.2011 ile 17.07.2012 tarihleri arası döneme ilişkin olarak daha önce Gaziantep 4. İş Mahkemesinin 2013/277 Esas, 2013/190 Karar sayılı kararı ile eksik ödenen ücret alacaklarının hüküm altına alındığını,
ancak davalı Bakanlığın 17.07.2012 tarihinden sonra da ücretleri eksik ödemeye devam ettiğini ileri sürerek 17.07.2012 tarihinden itibaren eksik ödenen ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Gaziantep 4. İş Mahkemesinin 2013/277 Esas, 2013/190 Karar sayılı kararı ile hüküm altına alınan alacağının davacı tarafa ödenmiş olduğunu, ancak sözü edilen kararın temyiz edildiğini ve kesinleşmediğini, davacının nakil öncesi yevmiyesinin 77,00 TL olduğunu iddia ettiğini ancak bu tutarın toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun belirlenip belirlenmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, zira önceki yevmiyedeki artışın neye göre belirlendiğinin anlaşılamadığını, temel ücretin tespitinde aile ve çocuk yardımı gibi ilave kalemlerin eklenmesinin doğru olmadığını, davacıya eksik ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2019/35 Esas, 2019/166 Karar sayılı 28.03.2019 tarihli kararı ile; 21.01.2019 tarihli ek bilirkişi raporu doğrultusunda 10.278,46 TL olarak belirlenen alacağın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ve 2019/1703 Esas, 2021/1866 Karar sayılı kararı ile; Dairemizin 10.11.2020 tarihli ve 2020/7338 Esas, 2020/15600 Karar sayılı kararında açıklandığı biçimde inceleme yapılmak ve davalı Bakanlığın harçtan muafiyeti gözetilmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine geri gönderilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişiden rapor alınarak devam olunan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 27.12.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya eksik ödeme yapıldığı ve bakiye alacağının bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dosyadan aldırılan 29.06.2022 ve 24.12.2023 tarihli bilirkişi raporları ile davacıya eksik bir ödeme yapılmadığının belirlenmiş olduğunu, 2. İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair vermiş olduğu kararın isabetli bulunduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının ücretinin toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun belirlenip belirlenmediği hususundadır.
1. Somut uyuşmazlıkta ... ... Belediyesinde çalışmakta iken 6111 sayılı Kanun'un 166/1 hükmü uyarınca ihtiyaç fazlası personel olarak davalı Bakanlığa 15.11.2011 tarihinde 77,00 TL yevmiye ile naklen atanan davacının, nakil tarihinde bildirilen yevmiyesinin 77,00 TL olduğu ve bunda hata bulunmadığı kabulüyle hesaplama yapılan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması yerinde değildir.
Çünkü söz konusu bilirkişi raporunda Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli kaldırma kararında esas aldığı Dairemizin 10.11.2020 tarihli ve 2020/7338 Esas, 2020/15600 Karar sayılı kararına uygun şekilde değerlendirme yapılarak, 2011 yılının 6. ayında 66,50 TL olan davacı yevmiyesinin 2011 yılında 7. aydan itibaren neden 77,00TL 'ye çıkartıldığı irdelenmemiştir.
Oysa Mahkemece esas alınan Dairemizin emsal kararlarında açıklandığı şekilde; davacının devirden önce çalıştığı Belediye işyerinde geçerli toplu iş sözleşmesinin “...bu Toplu İş Sözleşmesi’nin yürürlük süresinde 657 sayılı devlet memurlarına endeksli olup devlet memurlarına gelen bütün zamlar, artışlar ve seyyanen gelen bütün zamlar aynen çalışan işçilere yansıtılır” hükmüne göre devlet memurlarına verilen ücret zamlarından davacının yevmiye artışını etkileyecek nitelikte olanların davacının yevmiyesinin belirlenmesinde esas alınması gerekir.
Aile ve çocuk yardımı, sosyal denge tazminatı gibi yasal dayanakları farklı olup ayrıca düzenlenip ödenen sosyal yardım mahiyetindeki ödemelere gelen artışlar yevmiye zammına esas alınabilecek nitelikte ödemeler olmadığı gibi bu ödemelere gelen artışların davacının yevmiyeye zammına esas alınması, ayrıca aile ve çocuk yardımı ödemesi yapıldığı anlaşılan davacı açısından mükerrer ödemeye sebebiyet verecek niteliktedir.
Belediye işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin ücret zammı hükümlerine göre davacının 2010 yılı ikinci altı ayında toplu iş sözleşmesine göre ödenmesi gereken 66,36 TL yevmiyesine, 2011 yılı ilk altı ayı için devlet memurlarına verilen %4 ücret zammı ve %0,21 enflasyon farkı uygulanarak 2011 yılı ilk 6 ayındaki yevmiyesinin 66,81 TL olduğu, bu yevmiyeye de 2011 yılı ikinci altı için devlet memurlarına verilen %4 ücret zammını uygulanarak davacının 2011 yılı ikinci altı ayında ve devir tarihindeki yevmiyesinin 70,83 TL olduğu kabul edilerek,
devir tarihinden itibaren 31.12.2012 tarihine kadar devirden önceki işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre davacıya ödenmesi gereken yevmiye tutarları, 01.01.2013 tarihinden itibaren ise davalı Bakanlık işyerinde geçerli toplu iş sözleşmesine göre davacıya ödenmesi gereken yevmiye tutarları belirlenerek, somut davada talep dönemi olan 17.07.2012-19.03.2014 tarihleri arasındaki dönem bakımından davalı Bakanlık tarafından ödenen yevmiye tutarlarına göre fark alacak olup olmadığı hesaplanarak oluşacak sonuca göre talep konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerekir.
Belirtilen husus gözetilmeden yazılı şekilde verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2. Davalı Millî Eğitim Bakanlığının harçtan muaf olduğunun gözetilmemesi de isabetsiz olup bir diğer bozma nedenidir. 3. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu (7036 sayılı Kanun) ile bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01.01.2018 tarihi itibarıyla dava şartı hâline getirilmiş olup, 19.03.2014 olan dava tarihinde 7036 sayılı Kanun ile getirilen dava şartı arabuluculuk uygulamasının henüz yürürlüğe girmediği gözetilmeksizin davalı Bakanlık aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesi de yerinde değildir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/14261, K. 2025/1799, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama