İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/14399 K.2025/2536

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/14399Karar2025/2536Tarih11 Mart 2025Okuma6 dk · 1.186 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2024/14399 E., 2025/2536 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Mart 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1409 E., 2024/1101 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul 4. İş Mahkemesi
Sayısı
2023/127 E., 2024/81 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.186 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.03.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ve ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon AŞ (Şirket) işyerinde 15.11.1999-05.04.2018 tarihleri arasında çalıştığı, son görevinin finanstan sorumlu grup başkanlığı olduğu, davalı Şirketin kuruluşundan bu yana tüm çalışanlarına ücretlerinin dışında her yıl sonunda prim adı altında ödeme yapıldığını, 2012 yılı sonunda davacıya toplam 130.000,00 TL prim ödendiğini, 2013 yılı sonu primleri ile sonraki yıllara ait primlerin Şirket kayıtlarına ''şirketin çalışanlarına borcu'' olarak kaydedildiğini, 2013 yılı sonunda Şirketin yönetimine TMSF tarafından el konulduğunu,

bu tarihten sonra primlerin ötelendiğini, Şirketin satışı sırasında bu primlerin satış bedelinden düşüldüğünü, dolayısıyla prim ödeme yükümlülüğünün davalı Şirkete geçtiğini, davalı Şirketin terfi eden çalışanlarına yaklaşık %15 terfi zammı yaptığını, müvekkilinin Şubat 2017 tarihinde terfi etmesine rağmen terfi zammı yapılmadığını belirterek ihbar tazminatı, iyiniyet ödemesi farkı, terfi zammından kaynaklanan ücret alacağı ile prim alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Şirket nezdinde uygulanan performans prim prosedürleri ile prime geciktirici şarta bağlı bir borç olarak düzenlendiğini, dava konusu edilen yıllarda prim ödemesi yapılabilmesi için gerekli şartların gerçekleşmediğini, davacının performansa bağlı prime hak kazanmadığı gibi geciktirici şart gerçekleşmediğinden ifa talep edilmesinin mümkün olmadığını, performans prim prosedüründen anlaşılacağı üzere bu primin ödenebilmesi için Şirketin mali hedeflerinin %100 oranında gerçekleşmesi gerektiğini,

bu oran tutturulamadığı gibi aksine Şirketin zarar ettiğini, davacının 2017 yılında terfi ettirilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, Şirket bünyesinde gerçekleştirilen yapılanma çerçevesinde ünvan hiyerarşisinde düzenleme yapılmasının terfi anlamına gelmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının uyuşmazlık dönemi yıllarında Genel Müdür Yardımcısı/ Finanstan Sorumlu Grup Başkanı pozisyonunda çalıştığı, fesih öncesi son beş yılda çalıştığı pozisyonların performans prim prosedüründe “Bireysel Yıllık Prim Katsayısı" 0,50 kat olan pozisyonlardan olduğu, Şirket gelir gider kayıtları, davacıya çalışma döneminde ödenen prim miktarları, prim performans notlarına göre davacının bireysel yıllık prim katsayısı 0.50 kat olarak kabul edilerek prim alacağının hesaplandığı, davacının (C) statüsünde Şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunduğu,

bahse konu değişiklik sonrasında temsil ve ilzam yetkisinde herhangi bir değişiklik olmadığı, yetkilerinin eskisi gibi devam ettiği, bu nedenle terfi zammı ve ücret farkı alacağı talebinin reddine karar vermek gerektiği, işverence yapılan hesaplamada ihbar tazminatına esas giydirilmiş brüt ücrete primin dâhil edilmediği, buna göre davacının giydirilmiş brüt ücreti üzerinden hesaplama yapıldığı, ödenen kısım mahsup edilerek davacının fark ihbar tazminatı alacağı bulunduğu, ek ödeme olarak iyiniyet ödemesi olduğu varsayılan 305.784,60 TL brüt ücretin davacının son ücretinin brüt altı katı tutarında olduğu,

son brüt ücretinde değişiklik olmadığı, bu nedenle davacının iyiniyet ödemesi fark alacağı oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Şirketteki prime ilişkin düzenlemelerde primin hedef gerçekleştirmeye bağlı olduğu ve Şirketin zarar etmesi halinde prim ödemesi yapılmayacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, hedefin gerçekleştirilmesi ile Şirketin zararda olmasının birbirinden farklı olduğu,

prim oranının indirilmesi veya artırılmasına ilişkin alınmış herhangi bir Şirket kararının bulunmadığı gözetildiğinde, Şirket hedeflerinin %95 oranında gerçekleşip gerçekleşmediğinin ve her bir yılda satış hedefinin tutturulup tutturulmadığı değerlendirilerek ilgili her bir yıl için prime hak kazanılıp kazanılmadığının tespiti suretiyle yazılı şekilde prim alacağı hesaplanmasının yerinde olduğu, davacının kök hesap raporuna itiraz ettiği ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 20.10.2020 tarihli dilekçe ile taleplerini artırdığı,

Dairenin kaldırma kararı sonrasında alınan hesap raporu sonrasında ise 09.02.2024 tarihinde ikinci talep artırım dilekçesini sunduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.06.2023 tarihli ve 2022/10-795 Esas, 2023/641 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere hesap raporuna itiraz edilmesi ve yargılamanın devamında yeniden hesaplama yapılması halinde belirsiz alacak davasında ikinci talep artırım dilekçesi verilmesinin mümkün olduğu, bu durumda Mahkemece ikinci talep artırım dilekçesine itibar edilmesinin yerinde olduğu,

hükme esas alınan bilirkişi raporunda son bir yılda ödenen primlerin aylık ortalaması esas alınarak ihbar tazminatı hesabına esas giydirilmiş ücret tespit edildiği, bu yöntemin usul ve yasaya uygun olduğu, davacının Şubat 2017 de terfi etmediği, organizasyonel değişikliğin ünvandaki bir isim değişikliğinden ibaret olduğu, Mahkemece davacının terfi zammına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesinde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık olmadığı,

Mahkemece Dairenin 09.03.2023 tarihli ve 2021/1168 Esas, 2023/592 Karar sayılı kaldırma kararına konu 24.12.2020 tarihli ilk kararda hüküm altına alınan prim alacağına dava ve talep artırım tarihi itibarıyla faize hükmedilmiş olup davacı tarafça bu husus istinaf konusu yapılmadığı, bu durumda Mahkemece kaldırma kararı sonrası verilen yeni hükümde davalı tarafın usuli kazanılmış hakkı korunarak dava+talep artırım tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olduğu, ancak davalı yönünden oluşan usuli kazanılmış hak artırılan miktarlara birinci talep artırım tarihi olan 20.10.2020 tarihinden itibaren faiz işletilmesi ile sınırlı olduğu,

bu durumda davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı da gözetilerek ikinci talep artırım dilekçesi ile artırılan miktarlar dâhil artırılan miktarların tamamına ilk talep artırım tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken ikinci talep artırım tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davacının ikinci talep artırım dilekçesine hukuki değer verilmesinin hatalı olduğunu, ikinci kez talep artırım dilekçesi sunulamayacağını,

2. Kabul anlamına gelmemekle talep artırım dilekçesine değer verilmesi durumunda ikinci talep artırım dilekçesi ile artırılan tutarlara bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini,

3. Davacının prim alacağının bulunmadığını, primin geciktirici şarta bağlı olarak düzenlendiğini, dava konusu yıllarda primin bağlı olduğu şart gerçekleşmediğinden davacının prim alacağına hak kazanmadığını,

4. Prim ödeme katsayılarının davacı lehine olacak şekilde hatalı hesaplandığını,

5. Davacının ihbar tazminatı alacağının bulunmadığını, eksiksiz olarak ödendiğini, primin ihbar tazminatına esas giydirilmiş brüt ücrete eklenmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının prim alacağına hak kazanıp kazanmadığı ve hangi tarihten itibaren faiz uygulanacağı noktasında toplanmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/14399, K. 2025/2536, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14399
Karar No
2025/2536
Tarih
11 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14402 K.2025/4347
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14407 K.2025/4425
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/14415 K.2025/2367
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/14417 K.2025/2217
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14418 K.2025/3388
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/14423 K.2025/5374

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.