İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/14558 K.2025/2527

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... Türkiye Ankara Şubesi (...) ve davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ (... İnşaat AŞ) vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan…

Esas2024/14558Karar2025/2527Tarih11 Mart 2025Okuma10 dk · 2.061 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2024/14558 E., 2025/2527 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Mart 2025
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/894 E., 2024/1154 K.
İlk derece mahkemesi
Ankara 28. İş Mahkemesi
Sayısı
2022/635 E., 2023/656 K.
Mahkemesi
Ankara 7. İş Mahkemesi
Sayısı
2019/454 E., 2019/503 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.061 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... Türkiye Ankara Şubesi (...) ve davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ (... İnşaat AŞ) vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.

Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.03.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davacı vekili Avukat ..., davalılar ... İnşaat AŞ, ... Köprü ve Üst Yapı İnşaat AŞ (... Köprü AŞ) ve ... Nükleer ve Endüstriyel Tesisler Yapım AŞ (Eski ünvanı: ... Havalimanı İnşaatları AŞ) vekilleri Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat Sevde Demirtaş geldiler.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Türkiye Ankara Şubesi (...) ve davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ'nin (...

İnşaat AŞ) Rusya'da Pulkova Havalimanı ve ST Petersburg yüksek hızlı batı çevre yolu inşaatlarını iş ortaklığı yaparak üstlendiklerini, davacının yurt dışındaki şantiyede 08.03.2013 tarihinde mühendis olarak işe başladığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesi gereğince çalışma koşulları konusunda Rus İş Kanunu hükümlerinin geçerli olacağını, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini, davacının çıkış yapılırken çoğu Rusça olan birçok belgeye imza atmak zorunda kaldığını, işe başladığında aylık ücretinin net 1.900,00 Euro, 1 yıl sonra 2.100,00 Euro olduğunu, aynı dönemde aynı işi yapan İtalyan işçilerin 6.000,00 Euro ücret aldıklarını,

aynı işyerinde aynı ya da benzer işi yapan işçilerin ücretleri arasında bu şekilde fark olmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, yine çalışma şartları açısından Rus ve İtalyan işçilerle Türk işçiler arasında farklılıklar bulunduğunu, davacının fazla çalışma yaptığını, tatil günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, Rus hukukuna göre yıllık izin süresinin 34 gün olduğunu ileri sürerek ve TL cinsinden olmak üzere; fark ücret alacağı, ayrımcılık tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; gerçekte iş ortağı olan davalı ... Şirketi ve davalı ... İnşaat AŞ'nin her bir iş için ayrı bir anonim şirket kurduğunu öğrendiklerini, müvekkilinin zarara ve hak kaybına uğramaması için davalı ... Şirketi ve davalı ... İnşaat AŞ'nin ortaklığında kurulan proje şirketi olan davalılara davayı yöneltmek ve taraf yapmak için mevcut davayı açtıklarını ileri sürerek bu kez Euro cinsinden olmak üzere, asıl davada talep edilen alacak kalemlerinin birleşen dosya davalısından tahsili ile davaların birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... İnşaat AŞ vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili Şirket işçisi olmadığını, davanın müvekkili Şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... Şirketi vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının kendi işçileri olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, davacının çalıştığı iddia ettiği Pulkova Havalimanı inşaatının ayrı bir tüzel kişiliğe sahip dava dışı ... Havalimanı İnşaatları AŞ (Yeni ünvanı: ... Nükleer ve Endüstriyel Tesisler Yapım AŞ) tarafından yürütüldüğünü, müvekkilinin ise 23.12.2016 tarihli hisse devrine kadar bahsedilen dava dışı Şirketin yalnızca ortaklarından biri olduğunu, çevre yolu işinin ise...- ... WHSD İnşaat AŞ tarafından yürütüldüğünü, müvekkilinin bu Şirketin sadece ortağı olduğunu, davanın müvekkili Şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

3. Birleşen dosyada davalılar vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının alacağının bulunmadığını, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olmadığını, dava konusu uyuşmazlığa Rus hukukunun uygulanması gerektiğini, Rus hukukunun uygulanması kabul edildiği takdirde davanın Rusya'da görülmesi gerektiğini, davacının belirli süreli sözleşme ile çalıştığını, davacının ücretine, yaptığı mesai çalışmalarının dâhil olduğunu, davacının istifa ederek işten ayrıldığını, iddia edilen çalışma gün ve saatlerin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, eşitlik ilkesine aykırı davranılmadığını, davacı tanıklarının beyanlarına, davaları olması nedeniyle itibar edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinden ... taleplerde, talebin tâbi olduğu hukukun (esasa uygulanan hukuk) zamanaşımı ve hak düşürücü süre bakımından da yetkili olduğu dikkate alındığında Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanmasının 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 2 ve 8. maddelerinin bir gereği olduğu,

Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 392. maddesinde sözü edilen sürelerin hak düşürücü süre niteliğinde olduğu ve resen dikkate alınması gerektiği, davacının iş sözleşmesinin fesih tarihinin 11.03.2016 olduğu, asıl davanın iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten 1 yıl 8 ay 20 gün sonra,

birleşen davanın iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten 3 yıl 8 ay 4 gün sonra açıldığı ve Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi uyarınca sürenin kaçırılması hususunda geçerli bir nedenin de bulunmadığı ve alacakların hak düşürücü sürede talep edilmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... Şirketi (katılma yoluyla) ve davalı ... İnşaat AŞ vekilleri (katılma yoluyla) tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından, davacı ile birleşen davada davalı ... Nükleer ve Endüstriyel Tesisler Yapım AŞ (Eski ünvanı: ...

Havalimanı İnşaatları AŞ) tarafından imzalanan 09.04.2013 tarihli Rusca-İngilizce düzenlenmiş ana sözleşme ile davacı ile davalı ...

Köprü AŞ 14.05.2014 tarihli iş sözleşmesinin sunulduğu, taraflar arasında imzalanan ana sözleşmeye ek sözleşmeler ile sözleşme süresinin uzatıldığı, çalışma şartları ve uygulanacak hukuk seçiminin taraflar arasında asıl sözleşme ile belirlendiği, ek sözleşme/sözleşmelerin uygulamayı devam ettirdiği, asıl sözleşmeye göre çalışma koşullarının belirlenmesinde Rusya İş Kanunu'nun uygulanacağının kabul edildiği, uyuşmazlıkların çözümünün Rusya Federasyonu yasal mevzuatı uyarınca çözüleceğinin belirtildiği,

bu nedenle uyuşmazlığa Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun uygulanması ve İlk Derece Mahkemesince Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinde sözü edilen süreler hak düşürücü süre olarak kabul edilerek iş sözleşmesi 11.03.2016 tarihinde feshedildiğinden asıl dava ve birleşen davanın hak düşürücü sürede açılmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesinde bir aykırılık bulunmadığı, hüküm altına alınan vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. 3 aylık ve 1 yıllık hak düşürücü sürelerin davacının Rusya'da yabancı işçi olması nedeniyle Rusya mevzuatına göre uygulanamayacağını,

b. Aksi durum kabul edilse bile bu sürelerin Türk kamu düzenine aykırı olduğundan uygulanamayacağını,

c. Hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine itiraz ettiklerini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi olmaksızın alacak kalemlerinin tümüyle hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili Şirket yönünden pasif husumet yokluğundan ret kararı verilmesi gerektiğini, davacının, müvekkili nezdinde hiç çalışmadığını, davacının işvereni olan Şirket ile müvekkili arasında organik bağ veya sair hukuki bağ bulunmadığını ileri sürmüştür.

3. Davalı ... İnşaat AŞ vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; davacının, müvekkili Şirketin işçisi olmadığını, davanın müvekkili Şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, husumet, davanın süresinde açılıp açılmadığı, vekâlet ücreti ve yargılama gideri noktalarında toplanmaktadır.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ile davalılar ... ve ... İnşaat AŞ vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (... ..., Milletlerarası Özel Hukuk, Ankara, 2022, s.315; ..., Türk Milletlerarası Özel Hukuku, Ankara, 2021, s.127). Buna göre Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Kanun'un 2 ve 8. maddelerinin bir gereğidir.

Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 392. maddesinde sözü edilen sürelerin, Dairemizce daha önce bazı kararlarda hak düşürücü süre olduğu belirtilmişse de, yeniden yapılan değerlendirmede; bu sürelerin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.

Somut uyuşmazlıkta; dava tarihi itibarıyla Rusya hukukuna tâbi geçen çalışmalar yönünden zamanaşımı süresinin dolduğu ve birleşen davada davalı tarafça usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Bu nedenle birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, söz konusu sürenin hak düşürücü süre olarak nitelendirilmesi hatalıdır.

3. Bir davada davacı ve davalı olmak üzere daima iki taraf bulunur. Davada taraf olarak gösterilen bu kişilerin gerçekten o dava ile ilgili olup olmadığı ise taraf sıfatı ile ilgilidir. Sıfat, dava konusu subjektif hak olan dava hakkı ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka yöneliktir.

Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan davacı sıfatı (aktif husumet), yani davacı olma yetkisi de o hakkın sahibine ait olacaktır. Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek kişi ise, o hakka uymakla borçlu olan kişiye (davalı sıfatı, pasif husumet) ait olacaktır (... Kuru, Medeni Usul El Kitabı, Ankara, 2020, C.I, s. 332).

Mahkemenin de taraflar arasındaki dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir.

Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili tarafından asıl dava davalılarına yöneltilen dava dilekçesinde; davacının davalılara ait Rusya'da bulunan şantiyelerde mühendis olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği ileri sürülerek karşılığı ödenmeyen işçilik alacaklarının tahsili talep edilmiştir. Devam eden süreçte aynı iddialar ileri sürülerek birleşen dava davalılarına karşı işçilik alacaklarının tahsili talebiyle birleşen dava açılmış ve davaların birleştirilmesi talep edilmiştir.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile delillerin incelenmesinde; davacının uyuşmazlığa konu çalışma döneminde Rusya'da çalıştığı, davacı ile iş sözleşmesi imzalayan Şirketin birleşen dava davalısı Şirketler olduğu, banka kayıtlarına göre davacıya çalışma süresi boyunca ücret ödemelerinin birleşen dava davalıları tarafından yapıldığı, Rusya Federasyonu Göçmenlik Kartı belgesine göre davacının yurt dışına çalışmak amacıyla gittiği ve davacıyı davet eden tarafın ... Köprü AŞ yani birleşen dava davalısı olduğu tespit edilmiştir.

Davacı vekili tarafından 15.11.2019 tarihinde açılan birleşen davada; davacı adına, ... İnşaat AŞ ve ... Şirketi aleyhine işçilik alacaklarının tahsili için dava açtıkları, davalı iki Şirketin Rusya'da “Pulkova Havalimanı” ve “St.

Petesburg Yüksek Hızlı Batı Çevre yolu” inşaatlarını, iş ortaklığı yaparak üstlenip yaptıkları, ancak ilerleyen aşamalarda; gerçekte iş ortağı olan bu iki Şirketin her bir iş için ayrı bir anonim şirket kurduğunu öğrendikleri, sadece bir projeyi yapmak amacıyla ve sınırlı süreli kurulan bu Şirketlerin gerçekte adi ortaklık olduğunu ileri sürmüş iseler de,

davalılar aleyhine açılan başkaca dava dosyalarında husumet yönünden ret kararları verildiğini tespit etmeleri üzerine her durumda davacının zarara uğramaması için iki ana Şirketin ortaklığında kurulan proje şirketine de yani birleşen dava davalılarına da dava yöneltip taraf yapmak için birleşen davanın açıldığı ileri sürülerek davaların birleştirilmesi talep edilmiştir.

Şu hâlde; davacının asıl davanın davalıları ... İnşaat AŞ ve ... nezdinde birlikte istihdam edildiğine yahut davalılar ... İnşaat AŞ ve ...'nın davacıya karşı sorumluluğunu gerektirir bir başka hukuki ilişkinin varlığına dair dosyada delil bulunmadığından, asıl davanın davalıları hakkında açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece asıl dava davalıları yönünden davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle ret kararı verilmesi hatalıdır. Bununla birlikte davanın husumetten reddine karar verilmesi hâlinde asıl davanın davalıları lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi ve yargılama gideri bakımından değerlendirme yapılması gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır.

5. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidilmiştir.

Diğer taraftan gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin gerekse Dairemizin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davaların bir kısmında, benimsenen yeni görüş doğrultusunda yabancı hukukun uygulanması, davacı taraf aleyhine bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir.

Bu sebeple Dairenin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda ret kararı verilmesi hâlinde, bu ret sebebiyle davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varılmıştır.

Bu nedenle somut dosyada; birleşen dava tarihinin 15.11.2019 olması ve birleşen davanın yabancı hukukun uygulanması sonucunda reddedilmiş olması karşısında, birleşen davada davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin, davalı ... Köprü AŞ ve ... Nükleer ve Endüstriyel Tesisler Yapım AŞ'ye yükletilmesine, Davalı ... İnşaat AŞ ve davalı ... yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/14558, K. 2025/2527, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14558
Karar No
2025/2527
Tarih
11 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14558 K.2025/3192
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/14559 K.2025/2528
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14559 K.2025/4629
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14560 K.2025/4102
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/14560 K.2025/4335
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/14561 K.2025/4317

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.