İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/5017 K.2024/8794

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/5017Karar2024/8794Tarih21 Mayıs 2024Okuma7 dk · 1.482 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2024/5017 E., 2024/8794 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Mayıs 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/15 E., 2023/4983 K.
Karar
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk derece mahkemesi
Ankara 6. İş Mahkemesi
Sayısı
2019/215 E., 2021/1042 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.482 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1999-2010 yılları arasında davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde iş makineleri tamircisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverence feshedilerek Türkiye'ye gönderildiğini, en son ücretinin net 9.000,00 Suudi Arabistan riyali (SAR) olduğunu, ayrıca üç öğün yemek, barınma ve ısınma gibi gereksinimlerin davalı işveren tarafından karşılandığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirkette çalışmasının olmadığını, başka şirket olan ... Şirketinde çalıştığını, dolayısıyla müvekkili Şirketin işveren olarak sorumlu tutulmaması gerektiğini, davacının çalışmasını sürdürdüğü ... Şirketi ile yaptıkları yazışmalar neticesinde elde edilen ve Mahkemeye sunulan belgelerden, davacının bu Şirketlerde çalışmasının bulunduğu ve alacaklarını eksiksiz olarak aldığı hususunun açıkça anlaşılmakta olduğunu, 04.07.2000-30.06.2003, 05.01.2004-27.06.2005 ve 26.11.2007-29.06.2009 tarihleri arasındaki her bir çalışma dönemi için mevcut ibranamelerde davacının hiçbir hak ve alacağı kalmadığını, tüm dava ve taleplerinden feragat ettiğini beyan ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işverene ait yurt dışı şantiyelerinde 04.07.2000-30.06.2003, 05.01.2004-27.06.2005 ve 26.11.2007-29.06.2009 tarihleri arasında toplam 6 yıl 24 gün çalıştığı, dava konusu alacaklardan davalı Şirketin sorumlu olduğu, davacının iş sözleşmesinin tazminatı gerektirmeyecek şekilde haklı sebeple feshedildiği hususunun işveren tarafından kanıtlanamadığı, davacının üç dönemdeki her çalışmasının sonunda davalı işveren tarafından "İbraname-Feragatname" isimli belgeler imzalatıldığı,

imzalanan bu belgelerde davacının yaptığı fazla çalışma, hafta tatili ve bayram tatil ücretlerini, kıdem ve ihbar tazminatlarının tamamını noksansız aldığını, hiçbir alacağının kalmadığını ve işveren hakkında dava hakkından feragat ettiğini beyan ettiği, belgede ödenen tutarın yer almadığı, metnin Türkçe olduğu görülmekte ise de davacı asılın 05.04.2021 tarihli isticvap beyanına göre çalışma dönemleri sonunda davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili; davacının Arabistan sermayeli ... Şirketinde çalışması sebebi ile işbu davada husumet yokluğu bulunduğunu, müvekkili Şirketin davacının gerçek işvereni olmadığını, Türk hukukunun uygulanmasının mümkün olmadığını, kıdem tazminatının döviz olarak hesaplanamayacağını, davacının her çalışma dönemi için ibranameler ile tüm alacaklarını aldığını, yabancı para cinsine kamu bankasınca mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanması gerektiğini ve tazminata esas ücretin fahiş olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanmasında hata bulunmadığı, dosyaya sunulan 30.06.2003, 27.06.2005 ve 29.06.2009 tarihli ibranamelerde, davacının belge üzerinde belirtilen çalışma dönemlerindeki çalışmalarına karşılık tüm alacaklarını aldığını beyan ettiği, ibranamelerin imzalı olduğu ve Türkçe düzenlendiği,

imzaya itiraz bulunmadığı ve irade fesadı iddia ve ispatının dosya kapsamı itibarıyla bulunmadığı ancak davacının isticvap beyanında kendisine gösterilen belgelerdeki imzaların tarihlerini hatırlamadığını beyan ettiği de nazara alındığında tüm dosya kapsamına göre matbu nitelik arz eden ve her bir çalışma dönemi yönünden fesih tarihinden sonra düzenlendiği açıkça anlaşılamayan bu ibranamelere işçi lehine yorum ilkesi gereğince itibar edilmemesinin isabetli olduğu; brütleştirme yapılırken sadece %5 genel sağlık sigortası işçi payı eklendiği ve kıdem tazminatı tavanının gözetildiği,

tazminata esas ücret miktarının belirlenmesinde hata bulunmadığı; ayrıca istinafa başvuranın sıfatına göre hükmedilen alacaklara işletilen faiz türlerinde de hata bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; uygulanacak hukuk, ibranameye değer verilip verilmeyeceği ve buna göre davacının hak kazandığı alacakların belirlenmesi ve uygulanacak faiz noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi.

2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17 ve 32 nci maddeleri ile 120 nci maddesi atfıyla hâlen yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14 üncü maddesi,

3. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 24 ve 27 nci maddeleri.

4. 818 sayılı (mülga) Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) ilgili hükümleri,

5. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi.

6. Dairemizin 15.02.2022 tarihli ve 2022/1029 Esas, 2022/1771 Karar sayılı ilâmının ilgili bölümü şöyledir:

"... 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra düzenlenen ibra sözleşmeleri için yasal koşulların varlığı aranmalıdır. Ancak 6098 sayılı Borçlar Kanununun yürürlükte olmadığı dönemde imzalanan ibranamenin geçerliliği sorunu, Dairemizin konuyla ilgili ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. İbranamenin feshi izleyen bir aylık süre içinde düzenlenmesi ve ödemelerin banka kanalıyla yapılmamış oluşu 01.07.2012 tarihinden önce düzenlenen ibra sözleşmeleri için geçersizlik sonucu doğurmaz.

...

f)Miktar içermeyen ibra sözleşmelerinde ise, geçerlilik sorunu titizlikle ele alınmalıdır. İrade fesadı denetimi yapılmalı ve somut olayın özelliklerine göre ibranamenin geçerliliği konusunda çözümler aranmalıdır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 27.06.2008 tarihli ve 2007/23861 Esas, 2008/17735 Karar sayılı kararı). Fesihten sonra düzenlenen ve alacak kalemlerinin tek tek sayıldığı ibranamede, irade fesadı haller ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece ibra iradesi geçerli sayılmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.10.2009 tarihli ve 2009/396 Esas, 2009/441 Karar sayılı kararı).

...

h) İbranamede yer almayan işçilik alacakları bakımından, borcun sona erdiği söylenemez. İbranamede yer alan işçilik alacaklarının bir kısmı yönünden savunma ile çelişkinin varlığı ibranameyi bütünüyle geçersiz kılmaz. Savunma ile çelişmeyen kısımlar yönünden ibra iradesine değer verilmelidir (Yargıtay 9.HD. 24.6.2010 gün, 2008/33597 E, 2010/20380 K). Başka bir anlatımla, bu gibi durumlarda ibranamenin bölünebilir etkisinden söz edilebilir. Bir ibraname bazı alacaklar bakımından makbuz hükmünde sayılırken, bazı işçilik hak ve alacakları bakımından ise çelişki sebebiyle geçersizlikten söz edilebilir. Aynı ibranamede çelişki bulunmayan ve miktar içermeyen kalemler bakımından ise borç ibra yoluyla sona ermiş sayılabilir. ..."

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Taraflar arasında, dosyada yer alan ibranamelerin nazara alınıp alınmayacağı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra düzenlenen ibra sözleşmeleri için yasal koşulların varlığı aranmalıdır.

Ancak 6098 sayılı Kanun'un yürürlükte olmadığı 818 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde imzalanan ibranamenin geçerliliği sorunu, Dairemizin konuyla ilgili ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. İbranamenin feshi izleyen bir aylık süre içinde düzenlenmesi ve ödemelerin banka kanalıyla yapılmamış oluşu 01.07.2012 tarihinden önce düzenlenen ibra sözleşmeleri için geçersizlik sonucu doğurmaz.

Fesihten sonra düzenlenen ve alacak kalemlerinin tek tek sayıldığı ibranamenin, irade fesadı hâlleri ileri sürülerek geçersizliği kanıtlanmadığı sürece, ibra iradesi geçerli sayılmalıdır.

3. Somut uyuşmazlıkta; dosya içerisinde davacının üç dönemdeki her çalışmasının sonunda 30.06.2003, 27.06.2005 ve 29.06.2009 tarihli ve "İbraname Feragatname" başlıklı ve içeriğinde "... işveren ... Arabia Limited'den bugüne kadarki bicümle ücretlerimi, yaptığım fazla mesailerin ücretlerini, bayram ve hafta tatili ücretlerini, kıdem ve ihbar tazminatlarımın tamamını noksansız aldım.

Her ne nam ve surette olursa olsun işverende hiçbir alacağım kalmadığından dolayı, işveren hakkında her türlü dava ve haklarımdan da bila kaydu şart feragat ederim." yazılı olan, davacının isim ve imzasının bulunduğu, diğer hak ve alacaklarla birlikte dava konusu olan kıdem ve ihbar tazminatlarının tamamının noksansız alındığına dair ibare içeren ibranameler bulunmaktadır.

818 sayılı Kanun döneminde tanzim edilen, işçinin imzasını taşıyan, fesihten sonra düzenlenen ve savunma ile çelişmeyen, davaya konu hakların sayıldığı ibranamelere değer verilmesi gerekmekte olup salt miktar içermemesi ibranamenin geçersizliği sonucunu doğurmamaktadır. Miktar içeren ibranameler ise makbuz olarak kabul edilmelidir.

Buna göre yukarıda belirtilen "İbraname-Feragatname" başlıklı belgeler geçerli olup davanın reddine karar verilmesi gerekirken ibranamelere değer verilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

4. Kabule göre de yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından SAR cinsinden talep edilen alacaklara, kural olarak Devlet Bankalarının SAR ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de hatalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/5017, K. 2024/8794, 21 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5017
Karar No
2024/8794
Tarih
21 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/5018 K.2024/5574
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/5018 K.2024/5594
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/5021 K.2024/5549
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/5024 K.2024/5793
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/5025 K.2024/6241
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/5026 K.2024/6242

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.