İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/8013 K.2024/10129

Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen 17.09.2015 tarihli karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince bozma kararı verilmiştir.

Esas2024/8013Karar2024/10129Tarih27 Haziran 2024Okuma7 dk · 1.429 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2024/8013 E., 2024/10129 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Haziran 2024
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2023/745 E., 2024/328 K.
Karar
Davanın kısmen kabulü
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.429 kelime·7 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen 17.09.2015 tarihli karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince bozma kararı verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; 23.06.2023 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece 09.11.2023 tarihli karar ile; Mahkeme kararının ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; 15.03.2024 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ziraat mühendisi olan müvekkilinin davalı Şirkete ait yem fabrikasında noter huzurunda imzalanan teknik sorumlu müdürlük sözleşmesi kapsamında teknik sorumlu müdür sıfatıyla 07.02.2011- 27.03.2013 tarihleri arasında çalıştığını, son ücretinin 5.500,00 TL ilave prim olarak belirlenmesine karşın ücretlerinin eksik ödendiğini, fazla çalışma ücretlerinin ise hiç ödenmediğini, davalı işverenden söz konusu ücret alacaklarını talep etmesi üzerine iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasının aksine iş sözleşmesini haklı neden olmaksızın istifa etmek suretiyle kendisinin feshettiğini ve fesihten hemen sonra bir yem fabrikası kurduğunu, davacının işyerinde üst düzey yönetici olması nedeniyle çalışmasını kendisinin belirlediğini, ödenmeyen ücret alacağı bulunmadığını belirtilerek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 17.09.2015 tarihli ve 2014/259 Esas, 2015/203 Karar sayılı kararı ile; dosyaya ibraz edilen 31.07.2013 tarihli "ibraname" başlıklı belgede davacı tarafın iş sözleşmesini kendi isteği ile sonlandırdığı beyanının yer aldığı, ibranamenin altındaki imzanın davacı tarafça inkâr olunmadığı gibi bu ibranamenin imzalanması sırasında iradesinin fesada uğratıldığına dair herhangi bir iddianın ileri sürülmediği, dinlenilen davacı tanıklarınca davacının iş sözleşmesinin ne sebeple ve kim tarafından feshedildiği konusunda bilgilerinin olmadığının beyan edildiği,

davalı tanığı A.Ü’nün davacının kendi isteğiyle işten ayrıldığını beyan ettiği, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının iş sözleşmesinin istifası suretiyle sonlandığı kanaatine varıldığı, ancak feshin haklı veya haksız olmasının önemi olmaksızın davacının ödenmeyen ücret alacaklarının bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının reddi ile ücret, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 08.01.2019 tarihli, 2016/2754 Esas, 2019/127 Karar sayılı ilâmı ile; tarafların sair temyiz itirazları reddedilmek suretiyle, davacının ücreti konusunda ihtilaf bulunduğu, Mahkemece ücret araştırmasına gidilmediği,

bilirkişi raporunda tanık anlatımları ve davacının yaptığı iş gözetilerek ücretin aylık net 5.000,00 TL ve bordrolarda göründüğü gibi brüt 2.194,90 TL olma ihtimallerine göre terditli hesaplamalar yapıldığını, ancak davacı tanıklarının ifade verdikleri tarihte davacının ortağı olduğu yem fabrikasında çalıştıkları, davalı tanığının ise hâlen davalı işyerinde çalışmasını sürdürdüğü bu nedenle salt tanık beyanlarına göre değerlendirme yapılmasının isabetli olmadığı,

davacının işyerinde yaptığı iş, eğitimi, kıdemi, işyerinin büyüklüğü ve kapasitesi belirtilmek suretiyle alabileceği ücretin meslek odasından ve diğer ilgili kuruluşlardan araştırılarak tespit edilmesi ve belirlenen ücrete göre davacının ücret alacaklarının hesap edilmesi gerektiği ve ziraat mühendisi olup davalı Şirkete ait yem fabrikasında teknik sorumlu müdür sıfatıyla çalışan davacının işyerinde üst düzey yönetici konumunda olup olmadığı, fazla çalışmasının nasıl belirlendiği, çalışma saatleri konusunda talimat alıp almadığının yeterince araştırılmadığının anlaşıldığı,

buna göre taraf tanıklarının belirtilen hususlarda ayrıntılı beyanları alınarak anılan hususların tereddüde yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre fazla çalışma ücreti talebi ile ilgili yeniden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 23.06.2023 tarih ve 2019/201 Esas, 2023/527 Karar sayılı kararı ile; davacının davalı Şirket nezdinde 07.02.2011 tarihinde iş sözleşmesiyle çalışmaya başladığı, 31.07.2013 tarihinde davacı tarafından imzalanan ibraname içeriğinde davacının iş sözleşmesini kendi isteğiyle sonlandırdığı beyanının yer aldığı, ibranamenin altındaki imza davacı tarafça inkâr olunmadığı gibi bu ibranamenin imzalanması sırasında iradesinin fesada uğratıldığına dair herhangi bir iddianın da ileri sürülmediği,

tanık anlatımlarıyla birlikte tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının iş sözleşmesinin istifa suretiyle sonlandığı ve kıdem ile ihbar tazminatlarını almaya hak kazanamadığı kanaatine varıldığı, nitekim Yargıtay ilâmında da bu yönde bir bozma gerekçesi bulunmadığı, taraflar arasındaki ücret ihtilafı yönünden bozma ilâmı gereğince emsal ücret araştırması yapılarak gelen yazı cevapları, Türkiye İstatistik Kurumu verisi, taraf tanıklarının bozma öncesinde ve bozma sonrasında alınan ifadeleri dikkate alınarak davacının son ücretinin net 5.000,00 TL olduğunun değerlendirildiği,

davacının işyeri müdürü olarak çalışması nedeniyle üst düzey yöneticilik yaptığının ve kendi belirlediği zaman dilimlerinde çalıştığının anlaşıldığı, buna göre kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti alacaklarının reddi gerektiği, davacının 28.02.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda hesaplanan tutarlar kadar ücret, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle ve davacının talebi ile bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 09.11.2023 tarihli, 2023/15199 Esas, 2023/17098 Karar sayılı ilâmı ile; davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmek suretiyle, davanın belirsiz alacak davası türünde açılmış olduğu, bozmadan sonra yapılan yargılamada alınan 28.02.2022 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı davacı vekilince 20.03.2022 tarihli dilekçe ile itirazda bulunularak dosyanın yeni bir bilirkişiye gönderilmesi veya aynı bilirkişiden yeniden ek rapor alınmasına karar verilmesinin istenildiği, Mahkemece 23.06.2023 tarihli celsede tarafların rapora karşı itirazlarının reddine karar verildikten sonra,

davacıya talep artırım dilekçesi sunması için süre verilmeden dava dilekçesindeki talep miktarının kabulüne karar verilmiş olduğu, ancak 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'la 107 nci maddenin ikinci fıkrası yeniden düzenlenerek hâkim tarafından davacıya tahkikat sona ermeden talebini tam ve kesin olarak belirleyebilmesi için iki haftalık kesin süre verilmesi öngörüldüğü,

bu Kanun ile maddede yapılan değişikliklerin Dairemizce şartları mevcut olan belirsiz alacak davasında yapılan yargılama ile alacağın belirli hâle gelmesi durumunda hâkimin geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmesi için alacaklıya süre vermesi gerektiği yönünde değerlendirilmekte olduğu,

bu nedenle Mahkemece belirsiz alacak davasına konu edilen alacaklar bakımından ek dava açılamayacağı da dikkate alınmak suretiyle, davacıya 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca talebini tam ve kesin olarak belirlemesi için süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı bulunduğu gerekçesiyle Mahkeme hükmünün ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 15.03.2024 tarihli kararı ile bozma ilâmına uyulmak suretiyle davacıya talep artırımı için süre verilmiş ve neticede ücret alacağı ile yıllık izin ücret alacaklarının belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği kabulüyle bu alacaklar bakımından ıslaha karşı zamanaşımı def'i gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz başvurusunda; ücret seviyesinin açıkça hatalı ve eksik incelemeye dayalı belirlendiği, akdin feshinde alınan ibranamenin geçerlilik koşullarını taşımadığı, iş sözleşmesinin davacı tarafından sonlandırıldığı kabul edilse dâhi ücret alacaklarını alamadığından feshin haklı nedenle olduğunun gözetilmediği, dava konusu taleplerin tümünün belirsiz alacak olduğunun gözetilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; talep konusu yapılan alacakların tümünün belirsiz alacak davasına konu edilmesinin mümkün olup olmadığı noktasındadır.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. 6100 sayılı Kanun'un 107 ve 109 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle Mahkemenin 17.09.2015 tarihli kararı ile hüküm altına alınmış olup İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2017/18589 Esas sayılı dosyasından icra emrine konu edilen ve 09.01.2018 tarihli tahsilat makbuzu ile ödendiği anlaşılan alacak tutarları bakımından davanın konusuz kaldığı anlaşılmakta ise de,

mükerrer tahsilata sebebiyet verilmemesi bakımından mahsubu hususunun infaz sırasında dikkate alınmasının mümkün olduğu değerlendirildiğinden ve temyiz edenin sıfatı dikkate alındığında temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/8013, K. 2024/10129, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. C. İkinci Bozma Kararı
  10. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  11. VI. Temyiz
  12. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  13. B. Temyiz Sebepleri
  14. C. Gerekçe
  15. VII. Karar
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8013
Karar No
2024/10129
Tarih
27 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/8014 K.2024/9785
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/8015 K.2024/9935
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/8018 K.2024/9936
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/8019 K.2024/10072
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/8020 K.2024/9912
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/8021 K.2024/9917

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.