İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/9754 K.2024/12718

Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2024/9754Karar2024/12718Tarih30 Eylül 2024Okuma14 dk · 2.712 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2024/9754 E., 2024/12718 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Eylül 2024
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2021/586 E., 2024/200 K.
Karar
Davanın kısmen kabulü
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.712 kelime·14 dk okuma·16 bölüm

Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece ikinci bozma kararına karşı direnilmesine karar verilmiştir.

Direnme kararının davacı ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine kararın, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.05.2018 tarihli ve 2018/22-434 Esas, 2018/1000 Karar sayılı kararı ile usulden bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma kararı üzerine Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda, usule uygun direnme kararı verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2021 tarihli ve 2018/9(22)-1082 Esas, 2021/704 Karar sayılı kararı ile direnme kararının değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 ve 432 nci maddeleri uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma kararından sonra Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararda davalı ... aleyhine hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarın, Mahkemenin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 20.520,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı ... Müdürlüğünün temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı ve davalı ... İnşaat Taah ve Tic. Elektrik Üretim AŞ (... İnşaat Şirketi) vekillerinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Müdürlüğüne ait yol, köprü ve asfalt yapımı işinde davalı ...

İnşaat Şirketi nezdinde 15.06.1991-07.05.2014 tarihleri arasında iş makinesi operatörü olarak aralıksız şekilde çalıştığını, ücretinin net 2.500,00 TL olduğunu, son üç aylık ücretinin ve son iki yıla ait ikramiyelerin ödenmediğini, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacakları tam olarak ödenmediğinden davacının haklı nedenle iş sözleşmesini feshettiğini, sürekli olarak emir ve talimatları veren ve denetimleri yapan kişilerin davalı ... yetkilileri olduğunu, davalı ...

İnşaat Şirketinin alt işveren olduğunu, şantiyede kaldıklarını, davalı işyerinde 07.00-19.00 saatleri arasında çalışıldığını, akşam çıkış saati 19.00 olmasına rağmen çoğu zaman 20.00’ye kadar çalıştıklarını, genel tatil ve hafta tatili günlerinde de çalışıldığını, yıllık izinlerinin eksik kullandırıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı ile ücret, ikramiye, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacının ücretinin ödenmediğine dair müvekkiline başvuruda bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere asıl işveren konumunda olan kamu kuruluşunun 4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 36 ncı maddesi gereğince üç aylık ücret hariç diğer alacaklardan sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... İnşaat Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirketin davalı ... Müdürlüğüne ait Yerköy Ayrımı Yozgat-Sorgun Yolu 120-170 km yol inşaatı işini üstlendiğini, davacının bu işin şantiyesinde çalışmaktayken emekli olduğunu, daha sonra tekrar işe girip 28.10.2011 - 12.05.2014 tarihleri arasında iş makinesi operatörü olarak çalıştığını, en son ücretinin 1.700,00 TL olduğunu, davacının kendi isteği ile işyerinden ayrıldığını, işçilere ikramiye ödenmesine ilişkin işyeri uygulamasının bulunmadığını, işin durumuna göre nadiren yapılan fazla çalışmaların karşılığının ödendiğini, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalışma olmadığını, davacı da dâhil şantiyede çalışan işçilerin tamamına yıllık izinlerin kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 18.11.2014 tarihli ve 2014/655 Esas, 2014/1207 Karar sayılı kararıyla; dava konusu alacakların belirlenebilir olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 02.02.2015 tarihli ve 2015/972 Esas, 2015/2107 Karar sayılı ilâmı ile; davacının dava dilekçesi ile fazlaya dair haklarını saklı tutarak 100,00'er TL kıdem tazminatı, yıllık izin, ikramiye, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep ettiği, 03.11.2014 harç tarihli ıslah dilekçesinde ise dava konusu alacakların belirli alacak olduğunu açıklayarak dava değerini artırdığı, bu durumda davanın kısmi olarak açıldığı,

kısmi istekle dava açılmasına yasal engel bulunmadığı da gözetilerek işin esasına girilip oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin duruşmadaki beyanından hareketle belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddinin hatalı olduğu şeklindeki gerekçeyle ve bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığı belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 16.03.2017 tarihli ve 2015/308 Esas, 2017/215 Karar sayılı kararıyla; bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, davalı ... Müdürlüğünün ihale makamı, davalı Şirketin ise müteahhit konumunda olduğu, ödenmeyen ücret alacağı bulunduğundan davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davalı ...

Müdürlüğünün ihale makamı olması nedeniyle 4857 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi gereğince sadece ödenmeyen ücret alacağından sorumlu olduğu, davacı tanıklarının davalılar aleyhine açılmış davaları bulunması sebebiyle beyanlarına itibar edilemeyeceği, bu durumda davacının sadece kıdem tazminatı ve ücret alacağına hak kazandığı gerekçesiyle kıdem tazminatının davalı Şirketten, ücret alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücretleri ile ikramiye ve yıllık izin ücreti taleplerinin reddi suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz yoluna başvurmuşlardır.

2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 04.07.2017 tarihli ve 2017/35874 Esas, 2017/15914 Karar sayılı ilâmı ile; somut olayda davacının operatör olarak davalı ...

İnşaat Şirketi işçisi olarak davalı İdare bünyesinde çalıştığı, davalılar arasında yapılan hizmet alım sözleşmesi incelendiğinde "Yerköy-Yozgat-Sorgun-Akdağmadeni-Yıldızeli yolları kesiminin yapım işi" olduğunun görüldüğü, söz konusu işin niteliği gereği sürekli bir iş olduğu, bu hâli ile anahtar teslimi bir iş olarak kabulünün mümkün bulunmadığı, davalı İdare ile davalı Şirket arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, yapılan sözleşme kapsamının, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerden olduğu,

bu nedenle yazılı gerekçe ile davalı İdarenin ihale makamı olduğu kabulünün hatalı olduğu, Mahkemece davalılar arasındaki ilişki asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğundan dava konusu alacaklardan davalıların birlikte sorumlu olduklarının kabulü gerektiği, dosyada mevcut olan ancak hesaplamalara esas alınmayan bilirkişi raporunda aralık ve nisan ayları dışındaki çalışmalar için haftada altı gün 07.00-19.00 saatleri arasında çalışıldığı, günlük 3 saat fazla çalışma yapıldığı, ayda iki hafta tatili ile genel tatillerde çalışıldığının değerlendirildiği,

nitekim gerek Dairenin 02.06.2016 tarihli ve 2016/7345 Esas, 2016/16301 Karar sayılı ilâmı, gerekse seri nitelikteki diğer dosyalarda aynı davalılara karşı dava açan işyeri çalışanlarına ilişkin dosyalarda da aynı doğrultuda yapılan hesaplamaların kabul edildiği, bu durumda davacının görevi, çalışma süresi, tanık beyanları ile emsal kararlar birlikte değerlendirildiğinde davacının, fazla çalışma hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücretlerinin dosyadaki bilirkişi raporu esas alınarak kabulü gerektiği gerekçesiyle Mahkeme hükmünün oy çokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Verilen Direnme Kararı

Mahkemenin 26.10.2017 tarihli ve 2017/440 Esas, 2017/546 Karar sayılı kararı ile; davalı Şirketin yol yapım işini üstlendiği, davalı ... Müdürlüğünün ihale ile kurulan bu yeni işyerinde işçi çalıştırmadığı, söz konusu yol yapım işinin tamamının davalı Şirkete verildiği, buna göre davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğunun kabul edilemeyeceği, davalı ...

Müdürlüğünün sadece üç aylık ücret alacağından sorumlu tutulabileceği, öte yandan bozma kararında geçen emsal kararda, dava konusu olan çalışma yerinin ve çalışma döneminin, davacının çalışma dönemi ve yerinden farklı olduğu, bu bağlamda bahsi geçen kararın emsal nitelikte olmadığı, ayrıca farklı nitelikteki işçilerin çalışma gün ve saatinin aynı olduğunun varsayılmasının da mümkün olmadığı, üstelik emsal kararda Mahkemece davalı taraf aleyhine açılmış davası bulunan tek tanık dinlenerek sonuca varıldığı,

bu itibarla ispat yükü kendisinde olan davacının fazla çalışma yaptığını, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispat edemediği gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.

E. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.05.2018 tarihli ve 2018/22-434 Esas, 2018/1000 Karar sayılı kararı ile.

Mahkemece direnme kararında sadece "Bozma ilamına uyulmayarak mahkememizce tesis edilen önceki kararda direnilmesine," denilmekle yetinildiği, dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı nitelikleri haiz kısa karar kurulmadığı, bu durumda, direnme kararlarını denetleyen Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenebilecek nitelikte teknik anlamda bir direnme hükmü bulunmadığı,

Mahkemece taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı nitelikleri haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulması gerektiği gerekçesiyle direnme kararının usulden bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemece Hukuk Genel Kurulu Kararı Üzerine Verilen Karar Mahkemenin 19.06.2018 tarihli ve 2018/151 Esas, 2018/344 Karar sayılı kararıyla; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma kararı doğrultusunda usuli eksikliklerin giderildiği belirtilerek önceki gerekçelerle direnme kararı verilmiştir.

G. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2021 tarihli ve 2018/9(22)-1082 Esas, 2021/704 Karar sayılı kararıyla.

Mahkemece öncelikle davacının çalıştığı tüm işyerlerinin ünvanı, adresi, tescil belgeleri ile varsa ortak, adres değişimlerine ilişkin belgeler ve her iki davalı bakımından tüm kayıtların, davacının yaptığı iş ve yapılan işin davalılar ile ilgisi olup olmadığını gösteren kayıtların, davacının çalıştığı görünen tüm işyeriyle ilgili işe giriş ve ayrılış bildirgelerinin Sosyal Güvenlik Kurumundan temin edilmesi, 15.06.1991 - 07.05.2014 çalışma dönemine ilişkin tüm hizmet alım sözleşmeleri, genel, idari ve teknik şartnamelerin getirtilmesi,

daha sonra hepsi birlikte değerlendirilerek davacının 15.06.1991 - 07.05.2014 arasındaki tüm çalışmasını davalı Şirket nezdinde geçirip geçirmediği; tüm çalışma dönemi boyunca hangi hizmet alım sözleşmeleri kapsamında ve hangi işi yaparak çalıştığı, çalışılan işlerin birbirinin devamı niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi için yapılan araştırma sonucuna göre, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ya da ihale makamı müteahhit ilişkisi bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerektiği, bu araştırma sonucunda 2009 ila 2014 yılları arasında davacının hangi işveren nezdinde, nerede,

hangi şantiyede çalıştığı belirlenebileceğinden dosyadaki mevcut delil durumuna göre yeniden yapılacak bir değerlendirme ile davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücretlerine hak kazanıp kazanamayacağına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararının değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.

H. Mahkemece Hukuk Genel Kurulu Kararı Üzerine Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığı, nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin emsal 2022/17171 Esas, 2023/350 Karar sayılı ilâmında davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığı, davalı Şirketin üstlendiği yol yapım işinin tamamının davalı İdare tarafından ihale ile verildiği, davalılar arasındaki ilişkinin ihale makamı ve müteahhit ilişkisi olduğu gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın reddine dair verilen kararın kesinleşerek onandığı,

davacının ücret alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, kıdem tazminatına hak kazandığı, kıdem tazminatından sadece davalı Şirketin sorumlu olduğu, ücret alacağı yönünden ihale makamı olan Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunun davacının son 3 aylık alacağı ile sınırlı olduğu ve davacının eksik ödenen ücret alacağından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, yıllık izin ve ikramiye alacaklarının reddi gerektiği, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücretleri yönünden;

her ne kadar dinlenen tanıkların davalıya karşı davaları olsa da söz konusu tanık R.Ş'nin işçilik alacağı davasının görüldüğü Ankara 4. İş Mahkemesinin 2014/1462 Esas sayılı dosyasının kesinleştiği ve bu tanığın beyanlarına itibar edilmesi gerektiği ve fakat davalılardan Karayolları genel Müdürlüğünün sorumlu olmadığı kabul edildiğinden söz konusu alacaklardan yalnız davalı ...

İnşaat şirketinin sorumlu olduğunun kabulüyle davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti taleplerinin de kabulü suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili; hükmedilen alacaklardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunu, işçilerin fazla çalışma yaptığı, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştıklarını ve bu çalışmanın ispatı açısından tanıktan başka delilleri bulunmadığını, tanıkların dava açmasının taleplerin reddini gerektirmeyeceğini, yine yıllık izin ve ikramiye alacağı taleplerinin de kabulü gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

2. Davalı ... İnşaat Şirketi vekili; işyerinde ikramiye uygulaması bulunmadığını, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, hafta tatili ve genel tatil günleri çalışılmadığını, davacının bu iddialarını ispatlayamadığını, davacının fazla çalışma, hafta tatili alacağının bulunmadığını, davacı tanıklarının davacı ile menfaat birliği içinde olduklarını ve beyanlarına itibar edilemeyeceğini, kıdem tazminatı ve ücret alacağının kabulünün hatalı olduğunu, davacının hiçbir ücret alacağının kalmadığını, bu dava müvekkili Şirketin iflas etmesi nedeniyle kayıt kabul davasına dönüştüğünden müvekkili aleyhine hükmedilen harçların maktu olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

3. Davalı ... Müdürlüğünün temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalılar arasında asıl işveren alt işveren ya da ihale makamı ve müteahhit ilişkisi bulunup bulunmadığı, buna göre davalı ... Müdürlüğünün dava konusu alacaklardan sorumluluğu bulunup bulunmadığı ile davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve mevcut davanın kayıt kabul davasına dönüşüp dönüşmediği hususlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. 4857 sayılı Kanun'un 2, 32, 36, 41, 44, 46, 47 ve 63 üncü maddeleri, Alt İşverenlik Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri.

3. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 194 üncü maddesi.

3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı ... İnşaat Şirketi vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil alacaklarının ispatında salt davalıya karşı davası bulunan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte diğer delil ya da olgularla desteklenen bu tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacakların varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar başkaca delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir.

3. Somut uyuşmazlıkta. Mahkemece, davalıya karşı davası bulunan tanık R.Ş'nin açtığı davanın kesinleştiği ve davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatladığı gerekçesiyle bu alacakların davalı Şirketten tahsiline karar verilmiştir. Davacı tanığının açtığı alacak davası incelendiğinde.

İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti talepleri yönünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2017/1802 Esas, 2017/2812 Karar sayılı kararı ile davacı tanıklarının davalı işveren aleyhine dava açan, davacı ile menfaat birliği olan işçiler olduğu, öte yandan dosyada fazla çalışma yapıldığına, hafta tatili ve genel tatillerde çalışıldığına dair yazılı belge de bulunmadığından,

davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücretlerinin reddi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden kurulan hükümde bu taleplerin reddine karar verildiği, ilgili kararın temyizi üzerine kararın, Dairemizin 21.12.2020 tarihli ve 2020/3491 Esas, 2020/19360 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği tespit edilmiştir.

4. Sonuç itibarıyla; davacı tanığı R.Ş'nin açtığı dava gerekçe gösterilerek davacının fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal ... ve genel tatil ücreti alacakları hüküm altına alınmış ise de Mahkemenin tespiti yanılgılı değerlendirmeye dayanmaktadır. İlâmın (2) numaralı paragrafında açıklandığı üzere fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil alacaklarının ispatında salt davalıya karşı davası bulunan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez.

Bununla birlikte başkaca delil ya da olgularla desteklenen bu tanık beyanlarına itibar edilmelidir.

Mevcut delil durumu itibarıyla fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacakları yönünden ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça dinletilen tanıkların davacı ile menfaat birliği içinde oldukları, ispata yarar başkaca delil bulunmadığı göz önüne alınarak ispatlanamayan fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti taleplerinin reddi yerine kabulü hatalı olmuştur.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

A. Davalı ... Temyizi Yönünden

Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B. Davacı ve Davalı ... İnşaat Şirketi Temyizi Yönünden Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ve davalı ... İnşaat Şirketine iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/9754, K. 2024/12718, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Birinci Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
  9. C. İkinci Bozma Kararı
  10. D. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
  11. E. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
  12. G. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
  13. V. Temyiz
  14. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  15. B. Temyiz Sebepleri
  16. C. Gerekçe
  17. VI. Karar
  18. A. Davalı ... Temyizi Yönünden
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9754
Karar No
2024/12718
Tarih
30 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/9755 K.2024/14129
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/9755 K.2024/9429
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/9756 K.2024/14130
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/9756 K.2024/8992
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/9757 K.2024/14131
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/9758 K.2024/14132

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.