İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/1161 K.2025/1698

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Esas2025/1161Karar2025/1698Tarih17 Şubat 2025Okuma5 dk · 970 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/1161 E., 2025/1698 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Şubat 2025
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

970 kelime·5 dk okuma·9 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre iş sözleşmesi 21.07.2023 tarihinde sona eren davacının, reddedilen ve temyize konu edilen toplam alacak miktarı 82.524,62 TL olup belirtilen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde davalıdan ihale ile iş alan dava dışı gerçek veya tüzel kişilerin yahut adi ortaklıkların işçisi olarak çalışırken, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, bunun üzerine davacının eldeki davadan önce davalı ile dava dışı son yüklenici şirket aleyhine işe iade davası açtığını ve feshin geçersiz olduğu kabul edilerek işe iadesine karar verildiğini, işe iadenin yasal sonuçlarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespitine kesin mahiyette karar verildiğini,

işbu kararda işe iadenin yasal sonuçları hakkında parasal belirlemenin de yapıldığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının tebliği üzerine davacının yasal on günlük süre içerisinde işe başlatılması için işverene başvurduğunu, davalıların yasal bir aylık süre içerisinde davacıyı işe başlatmadığını, davacıya yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, ücretin asgari ücretin %35 fazlası olduğunu, davacının ücretlerinden işverence sebepsiz yere kesintiler yapıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile işe başlatmama tazminatı, yıllık ücretli izin,

ücret ve boşta geçen süre ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, husumet itirazında bulunduklarını, husumetin alt işveren şirkete yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili Şirketin ihbar olunan Şirket çalışanları üzerinde herhangi bir denetim, gözetim ve kontrol yetkisi olmadığını, davacının firma elemanı olarak çalıştığını, müvekkili İdareden görüş ve yazı alınmaksızın iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, müvekkili İdarenin ihale makamı olduğunu, tazminat taleplerinin yasal koşullarının oluşmadığını, davacının alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının açtığı işe iade davasında verilen işe iade kararının kesinleşmesi üzerine, 20.06.2023 tarihli işe iade başvurusunun davalıya tebliğine rağmen yasal sürede davacının işe başlatılmadığı, işe iade davasında husumet konusundaki itirazlar değerlendirilerek kesinleştiği için davalının husumet itirazına itibar edilmediği, işe başlatmama ile davalının fesih iradesini ortaya koyduğu, ihalenin bitmesi nedeniyle işin sona ermesi haklı fesih nedeni olmadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı,

davacının kıdemine göre hesaplanan yıllık izin süresinden kullanılan izin süreleri mahsup edilerek yıllıkücretli izin alacağının hesaplandığı, ispatlanamayan ücret alacağı talebinin reddi gerektiği, Ankara 40. İş Mahkemesinin 2022/158 Esas, 2022/442 Karar sayılı kararında işe iadenin mali sonuçları hakkında tespit mahiyetinde karar verildiği ve davalı tarafça bu miktarlar ödenmediğinden daha önce hesaplanan miktarlar yönünden bu sefer tahsil hükmü kurulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kesinleşen işe iade davası nedeniyle davacının iş sözleşmesinin işverence haklı veya geçerli neden olmadan feshedildiğinin kesinleştiği, yine kesinleşen işe iade davası nedeniyle davalının davacının alacaklarından asıl işveren olarak sorumlu olduğu, davacının yasal on günlük süre içerisinde işe başlatılması için işverene başvurduğu, işverenin (davalıların) yasal bir aylık süre içerisinde davacıyı işe

başlatmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile işe başlatmama tazminatına ve boşta geçen süre ücretine hak kazandığı, davacının hizmet süresinin ve tazminata esas ücret miktarının isabetli şekilde saptandığı, ihbar tazminatı davacının aleyhine olacak şekilde hatalı hesaplanmış ise de davacının kararı istinaf etmemesi sebebiyle, bu hatanın kaldırma nedeni yapılmadığı, yıllık izin ücreti ve ücret alacakları yönünden, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı,

bu talepler yönünden davanın reddi gerektiği, dava dilekçesinde, boşta geçen süre ücreti ve iş güvencesi tazminatı yönünden, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açıldığı belirtilmişse de bu iki alacak yönünden dava dilekçesinde talep edilen miktarların, işe iade davasında parasal olarak belirlenen miktarlarla birebir aynı olduğu, anılan iki alacak yönünden davanın belirsiz alacak davası şeklinde değil, tam eda davası şeklinde açıldığının kabulü gerektiği gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Zamanaşımı def'i ve husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin ihale makamı olduğunu, b. Dava konusu alacak kalemlerinin yasal şartlarının oluşmadığını, davanın tümden reddi gerektiğini, c. İş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre alacağının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını ileri sürmüştür. 2. Davacı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz nedenlerine yer verilmemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretine hak kazanıp kazanmadığı, hak kazanmışsa alacakların hesabı ile davalının dava konusu alacaklardan sorumlu olup olmadığına ve zamanaşımına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

A. Davacı Temyizi Yönünden

Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

B. Davalı Temyizi Yönünden

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1161, K. 2025/1698, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  9. VI. Karar
  10. A. Davacı Temyizi Yönünden
  11. B. Davalı Temyizi Yönünden
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1161
Karar No
2025/1698
Tarih
17 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/1164 K.2025/1749
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/1166 K.2025/3624
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/1166 K.2025/1916
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/1167 K.2025/1655
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/1168 K.2025/1917
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/1168 K.2025/1664

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.