KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/185 E., 2025/6841 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1537 E., 2024/2724 K.
- Dava tarihi
- 16.03.2018
- İlk derece mahkemesi
- ... 10. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/569 E., 2023/590 K.
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2010-2016 yılları arasında davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini, fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatillerinde çalıştığını, bu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, ödenmeyen yıllık ücretli izin alacağının da bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunarak davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, somut uyuşmazlığa davacının çalıştığı ülke mevzuatının uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlığa ... İş Kanunu'nun uygulanması gerektiği, buna göre davacının talep ettiği alacaklarının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlığa ... İş Kanunu'nun uygulanmasının ve davanın zamanaşımına nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu ancak hükmedilen yargılama giderinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun yargılama giderlerine ilişkin kısmının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalının cevap dilekçesinde ve ıslaha karşı beyan dilekçesinde zamanaşımı süresini 5 yıl olarak beyan ettiğini, bu hususta davacının usuli kazanılmış hakkının doğduğunu,
2. Davalının somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması yönünde seçimlik hakkını kullandığını,
3. Yabacı hukuk yönünde içtihat değişikliğine gidilerek değişikliğin hemen uygulamaya konulmasının kazanılmış hak, adil yargılanma, sürpriz karar verme yasağı ve eşitlik ilkesi gibi anayasal ilkelere aykırılık oluşturduğunu,
4. ... İş Kanunu'nda zamanaşımı veya hak düşürücü süre gibi bir süre olmadığını, maddelerin hatalı uygulandığını,
5. Dava konusu uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, matbu bir sözleşme dikkate alınarak hukuk seçimi yapıldığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu,
6. Arabuluculuk giderinin davalıya yükletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i ve davaya konu alacak taleplerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/185, K. 2025/6841, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama