İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/2027 K.2025/4848

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…

Esas2025/2027Karar2025/4848Tarih26 Mayıs 2025Okuma7 dk · 1.480 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/2027 E., 2025/4848 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mayıs 2025
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/2723 E., 2024/3221 K.
İlk derece mahkemesi
Denizli 1. İş Mahkemesi
Sayısı
2022/305 E., 2024/213 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.480 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde. 15.09.2020 tarihinde müvekkili Şirkette şoför olarak çalışan V.G'nin müvekkili Şirkete ait.... plakalı aracı bakım ve onarım yapılması amacıyla ...

Tamirhanesi sahibi davalı ... adına çalışan davalı ...'e teslim ettiğini, davalı ...'ün müvekkiline ait ... plakalı aracı tamirhaneye götürmek amacıyla seyir hâlindeyken yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası yaptığını, kaza sonucunda müvekkiline ait araçta ve 8 farklı araçta maddi hasar oluştuğunu, müvekkili Şirkete ait ... plakalı aracı kullanan davalı ...'ün kendinden beklenilen dikkat ve özeni göstermediğini, tam ve asli kusurlu şekilde kazaya sebebiyet verdiğini, davalı ...'ün hem servis şoförlüğü yapıp hem de ...

Tamirhanesi'nde ...'ın yanında tamirci olarak çalıştığını, olay öncesinde müvekkili Şirkette çalışan bir şoförün aracın arızalanması nedeniyle tamirci çağırdığını, ... Tamirhanesinde de tamirci olarak davalı ...'ün gelip aracı tamir ettiğini, davalı ...'ın kazaya sebep olan müvekkiline ait aracı kendi çalışanının teslim aldığını ve aracın kendi tamirhanesine getirildiğini bildiğini, söz konusu kazada adam çalıştıranın sorumluluğu sebebiyle ...

Tamirhanesi sahibi ...'ın kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, davalılar arasında adam çalıştıranın sorumluluğunun mevcut olduğunu ileri sürerek müvekkilinin şimdilik 10.000 TL zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın öncelikle görev yönünden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak haksız davanın, kazada kusurunun olmaması ve tüm kusurun fren tertibatı bozuk olan ve bu hâli ile trafiğe çıkmaması gereken araçla personel taşıyıp trafiğe çıkaran davacı Şirkette olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ...'ın vekilinin cevap dilekçesinde; davanın öncelikle görev yönünden reddini, meydana gelen kazada kusurunun olmadığını, davacı Şirketin aracın fren tertibatının bozuk olduğunu gizlediğini, kendisi ile görüşülmediği hâlde görüşülmüş gibi beyanlarda bulunulduğunu, tüm kusurun davacı Şirkette olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı Şirketin, olay tarihinde davalı ...'ün sevk ve idaresinde bulunan araçla kusuru ile zincirleme trafik kazasına karıştığı ve davalı ...'ın ise davalı ...'ın işvereni olduğu iddiasıyla, adam çalıştıranın sorumluluğu çerçevesinde uğradığı zararların davalılardan müştereken tahsilini talep ettiği, Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2021/66 Esas, 2022/158 Karar sayılı kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlıkta görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğuna dair görevsizlik kararının istinaf yoluna başvurulmaksızın 05.10.2022 tarihinde kesinleştiği,

davacının 25.05.2022 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğu, arabuluculuk başvurusunun yerine getirildiği ve dava şartı eksikliğinin giderildiği, olay tarihinde kazaya karışan .... plakalı aracın davacı Şirket adına kayıtlı olduğu, davacıya ait hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde davalı ...'ın dava dışı işverenlerde sigortalı göründüğü, her ne kadar davalı ...'ın diğer davalı ...'ın çalışanı olduğu iddia edilmişse de davalı ...'a ait işyeri kayıtları ile bu husunun ispatlanmadığı, dinlenen tanıkların davalı ...'ın davalı ...'ın çalışanı olduğu yönünde beyanları bulunmadığı,

davacının zaman zaman diğer davalıya yardım etmesi veya araçları tamirhaneye getirmesinin davalılar arasında işçi işveren ilişkisi oluşturmayacağı, davalı ...'a kazaya karışan aracı tamirhaneye getirmesi yönünde davalı ...'ın bir talimatı olmadığı, dava dışı araç şöförünün, davalı ...'dan aracı davalı ...'a götürmesini istemesi ve davalı ...'ın da kendi insiyatifi ile aracı götürürken kazanın gerçekleştiği, davalı ...'ın başka bir araçta şöför olduğu, davacı Şirkete ait aracın şöförlüğünü yapmadığı, dava dışı araç şöförünün kişisel ricası üzerine aracı diğer davalıya götürürken kazanın meydana geldiği,

davacıya karşı genel kusur ve iş güvenliği bakımından sorumluluk durumları dikkate alınarak kusur yönünden alınan 29.04.2024 tarihli ve olaya uygun düşen bilirkişi raporunda, davalılara herhangi bir kusur atfedilmediği, olayın araçtaki teknik arızadan kaynaklandığı, davalıların bu arızanın oluşumunda veya arızanın giderilmesi konusunda bir sorumluluğu olamayacağına dair düzenlenen raporun dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun düştüğü, davalıların kusurunun ve sorumluluklarının bulunmadığı,

davalılardan Nevzat'ın diğer davalı ...'ın işvereni olmadığı ve dolayısı ile davalıların adam çalıştıranın sorumluluğu çerçevesinde kusursuz sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, davalı ... yönünden davanın reddinin gerektiği, davalı ...'ın ise davacının aracındaki teknik arıza ile ilgili bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığı,

kendi inisiyatifi ile bu aracı kullanmış ise de araçtaki teknik arızanın kazaya sebebiyet verdiği ve bilirkişi raporu ile kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden de davanın reddinin gerektiği, meydana gelen kazanın davacı Şirketin kendi kusuru ve araçtaki teknik aksaklık nedeniyle gerçekleştiği olayda kusursuz sorumluluk şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında iki ayrı bilirkişi heyetinden kusur raporu alındığı, davaya konu kazaya karışan ..... plakalı aracın kazadan üç gün önce aynı servise götürüldüğü, arızası nedeniyle yedek parça sipariş edildiği ve bu süreçte kullanılmaya devam olunduğu, sipariş parçanın gelmesi üzerine araç tekrardan bakım ve onarım için servise götürülürken yolda fren aksamı yeterli şekilde tutmadığı,

aracın teknik ve donanım eksikliği bulunması nedeniyle kazanın meydana geldiği, davalılar yönünen kusur izafesinde bulunulmadığı, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı Şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davalı ...’ün diğer davalı ...’ın çalışanı olduğunu, davalılar arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğundan davalı ...’ın, davalı ...'ın işgörme kapsamındaki haksız fiillerinden sorumlu olduğunu,

2. Davalı ... ile davalı ... arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğunu, davalı ...'ın iş görme kapsamında gerçekleştirdiği haksız fillerden adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında davalı ...’ın kusursuz olarak sorumlu olduğunu, bu nedenle davalı ...'a asli kusurundan dolayı, davalı ...'a ise adam çalıştıranın sorumluluğundan dolayı rücu edilerek dava açıldığını, davanın haksız olarak reddedildiğini,

3. Davalı ... hakkında taksirle yaralama nedeniyle indirimle 7 ay hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, ceza mahkemesince verilen kusurun varlığını tespit eden mahkumiyet kararının artık hukuk hâkimini bağlayacağını,

4. Davalı ...'ın nezdinde çalıştığı .. ... ile müvekkili Şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davalı ...'ın müvekkili Şirket çalışanı olmadığını,

5. Aracın daha önce de bakımını yapan davalı ...'ın, aracın arızasına dair müvekkili Şirkete bildirimde bulunmadığını,

6. Davalı ...'ın olayda tam kusurlu olduğunu, aracı hız sınırlarının üzerinde ve dikkatsiz kullanarak kazaya sebep olduğunu, araçtaki teknik soruna dair teknik bir izlenim de bulunmadığını hatta tanık beyanlarına göre araçta fren sıkıntısı bulunmadığını, diğer kazaya karışan araç sahiplerine ödenen zarardan davalıların asli ve tam kusurlu olmaları nedeniyle müştereken sorumlu olduklarını ve davanın kabulünün gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş mahkemesinin görevli olup olmadığı noktasındadır.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, bir dava ancak görevli mahkemece incelenebilir. Mahkemenin görevli olup olmadığı itirazı taraflarca ileri sürülebileceği gibi Mahkemece de resen dikkate alınır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-(c) hükmüne göre mahkemenin görevli olması dava şartlarındandır. Görevsiz mahkemede açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun (7036 sayılı Kanun) 5. maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi:

“İş mahkemeleri;

a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,

b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,

c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar." şeklinde düzenlenmiştir.

Kanun'un 5/1-(a) hükmüne göre iş mahkemelerinin görevini belirleyen ölçüt, ilgili hükümde sayılan iş sözleşmelerine tâbi işçi ile işverenler veya işveren vekilleri arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan bir hukuk uyuşmazlığı bulunmasıdır. İlgili maddenin bu bendine göre tarafların işçi ve işveren (veya işveren vekili) olmalarının yanında uyuşmazlığın iş ilişkisi nedeniyle iş sözleşmesinden veya kanundan doğması gerekir. Aralarında iş sözleşmesi bulunmayan veya işçi sıfatını taşımayan kişinin talepleriyle ilgili davanın, iş mahkemesi yerine genel mahkemelerde görülmesi gerekir.

Somut olayda davacı Şirket vekili; davalılardan ...'ün kusuruyla davacı Şirket adına kayıtlı araca zarar verdiğini, diğer davalının da ...'ü çalıştıran kişi olarak zarardan müştereken müteselsilen sorumlu olduğunu iddia ederek hasar bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece söz konusu uyuşmazlık bakımından iş mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilerek işin esasına yönelik inceleme yapılmış ise de davacı Şirket ile davalılar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında iş ilişkisi nedeniyle kanundan veya iş sözleşmesinden kaynaklanan bir hukuk uyuşmazlığı bulunmadığı hâlde işin esasına girilerek inceleme yapılması usul ve kanuna aykırıdır.

İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle esasa yönelik hüküm kurulması, Bölge Adliye Mahkemesince de görev hususu gözetilmeksizin başvurunun esastan reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2027, K. 2025/4848, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2027
Karar No
2025/4848
Tarih
26 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2028 K.2025/2715
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/2030 K.2025/3940
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2030 K.2025/4707
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/2030 K.2025/4619
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2030 K.2025/2522
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2032 K.2025/3050

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.