KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/2127 E., 2025/4625 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1383 E., 2024/3160 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 18. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/598 E., 2024/343 K.
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.
Bu durumda istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı sadece davacı vekili istinaf yoluna başvurmuş olup Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davalının temyiz hakkı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Somut olayda davacı, iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret artış oranına bağlı bir talep ileri sürmeyip Covid-19 pandemisi döneminde kapalı devre 10 ve 14 gün sabit vardiya sistemine geçilerek çalışmasından kaynaklı eksik ödendiği ileri sürülen fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile gece zammı ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiş olup bu alacaklar bakımından hükmün ileriye yönelik bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Reddedilen ve davacı tarafça temyize konu edilen toplam miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2127, K. 2025/4625, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama