KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/2590 E., 2025/6436 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3078 E., 2024/3416 K.
Karar Metni
1.602 kelime·8 dk okuma·14 bölüm
vekili ...
DAVA TARİHİ : 22.07.2019
İLK DERECE MAHKEMESİ
... 44. İş Mahkemesi
SAYISI
2024/86 E., 2024/271 K.
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ
... 15. İş Mahkemesi
SAYISI
2020/1076 E., 2020/435 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... ... Köprü ve Üst Yapı İnş. AŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.09.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile karşı taraf vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ...'daki şantiyelerinde makine ekipman grup şefi olarak 16.09.2013 - 03.07.2018 tarihleri arasında net 3.750,00 Euro ücretle kesintisiz şekilde çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz feshedildiğini, euro olarak belirlenen ücretin çoğu zaman euronun rubleye karşı değer kazanması gerekçe gösterilerek ve değişik gerekçelerle eksik ödendiğini, ücretinin büyük bir kısmının bankaya yatırıldığını, işyerinde Rusça düzenlenen ve içeriğini bilmediği birtakım belgeler imzalatıldığını,
irade fesadı ile imzalatılan bu belgeleri kabul etmediklerini, davacının ulusal bayram ve genel tatiller dâhil en az 12 saat günlük çalışma yaptığı hâlde bu çalışmaların ücretinin ödenmediğini, işyerinde gece ve gündüz olmak üzere iki vardiya hâlinde çalışma yapıldığını, yıllık izinlerin kullandırmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile birlikte fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davacının davalı Şirketin ...'daki şantiyelerinde makine ekipman grup şefi olarak 16.09.2013 - 03.07.2018 tarihleri arasında net 3.750,00 Euro ücretle kesintisiz şekilde çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz feshedildiğini, euro olarak belirlenen ücretin çoğu zaman euronun rubleye karşı değer kazanması gerekçe gösterilerek ve değişik gerekçelerle eksik ödendiğini, ücretinin büyük bir kısmının bankaya yatırıldığını, işyerinde Rusça düzenlenen ve içeriğini bilmediği birtakım belgeler imzalatıldığını,
irade fesadı ile imzalatılan bu belgeleri kabul etmediklerini, davacının ulusal bayram ve genel tatiller dâhil en az 12 saat günlük çalışma yaptığı hâlde bu çalışmaların ücretinin ödenmediğini, işyerinde gece ve gündüz olmak üzere iki vardiya hâlinde çalışma yapıldığını, yıllık izinlerin kullandırmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile birlikte fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... ... Otoyol İnş. San. ve Tic.
AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının çalıştığı dönemle ilgili tüm ücret ve alacaklarının ödendiğini, davacının davalı Şirkette 11.11.2016 tarihinde belirli süreli iş sözleşmesi ile işe başladığını, lojistik müdürü olan davacının ücretinin 167.000,00 Ruble olduğunu, iş sözleşmesinin 20.12.2018 tarihli ikale sözleşmesi ile sona erdiğini, tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve ücretleri ödenerek makul yararının sağlandığını, davacıya 6.073,55 Euro ücret alacağı ödendiğini, davacının puantaj kayıtları ile belirlenen fazla çalışma ve sair alacaklarının ödendiğini, davacının bordro ve sair belgeleri ihtirazı kayıtsız imzaladığını,
ödenen miktarların mahsubunun gerektiğini, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı ... ... Köprü ve Üst Yapı İnş.
AŞ vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığa Rus hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının davalı Şirket nezdinde 01.10.2013-19.10.2015 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkili Şirket ile arasındaki iş sözleşmesinin tarafların karşılıklı mütabakatı sonucu ikale sözleşmesi ile sonlandırıldığını, davacıya hak ettiği tüm alacaklarının ödendiğini, davacı tarafından işçilik alacaklarının davalı Şirketlerden müşterek ve müteselsil tahsili talebinin hukuki bir dayanağı bulunmadığını, müvekkili Şirketin diğer davalıdan ayrı bir tüzel kişiliği haiz olduğunu,
kabul anlamına gelmemekle birlikte yalnızca davacının kendi bünyesinde çalıştığı dönemden sorumlu olabileceğini, davacı ile davacı tanıkları arasında menfaat birliği bulunduğunu, bu nedenle beyanlarının dikkate alınmaması gerektiğini, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işvereninin ... ... Köprü ve Üstyapı İnşaat AŞ olduğu, ... ... Otoyol İnşaat San. ve Tic. AŞ arasında hukuki bir ilişki bulunmadığı, adı geçen Şirketin talep edilen alacakların borçlusu olmadığı, bu nedenle asıl davanın husumetten reddine karar verildiği, dosya kapsamında bulunan iş sözleşmesinde ...
Federasyonu mevzuatının uygulanacağının açıkça belirlendiği, taraflar arasında uygulanacak hukuka yönelik yapılmış bir hukuk seçimi bulunduğu, taraflar arasındaki iş ilişkisinin 03.07.2018 tarihinde sona erdiği, birleşen davanın 11.09.2020 tarihinde açıldığı, ...
Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinde yer alan sürelerin geçmiş olduğu, birleşen davanın hak düşürücü nitelikteki süre dolduktan sonra açıldığından reddine karar verilmesi gerektiği, önceki uygulamaya güvenilerek açılan davalarda, görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın reddine karar verilmesi hâlinde, davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmemesinin hakkaniyetli ve adaletli olacağı sonucuna varıldığı, bu sebeple birleşen dava yönünden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... ... Köprü ve Üst Yapı İnş. AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının işvereninin ... ... Köprü ve Üstyapı İnşaat AŞ olduğu, ... ...
Otoyol İnşaat AŞ arasında hukuki bir ilişki bulunmadığı, adı geçen Şirketin talep edilen alacakların borçlusu olmadığı, Mahkemece bu Şirkete karşı açılan asıl davanın husumetten reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, taraflar arasındaki iş ilişkisinin 03.07.2018 tarihinde sona erdiği, birleşen davanın 11.09.2020 tarihinde açıldığı, ...
Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinde yer alan sürelerin geçmiş olduğu, İlk Derece Mahkemesince birleşen davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılması nedeni ile reddine karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu, Mahkemece davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Asıl davanın husumet yokluğundan reddinin hatalı olduğunu, davalı Şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, her iki Şirketin de grup şirketlerden olduğunu, b. Uyuşmazlığa Rus hukukunun uygulanmasının yerinde olmadığını, Rus hukukunun uygulanmasına karar verilmesi durumunda da alacakların zamanaşımına uğramadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı ... ... Köprü ve Üst Yapı İnş. AŞ vekili temyiz dilekçesinde; reddedilen miktar üzerinden lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, husumet, zamanaşımı def'i ve davanın süresinde açılıp açılmadığı ile vekâlet ücretine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... ... Köprü ve Üst Yapı İnş. AŞ vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davalı ... ... Köprü ve Üst Yapı İnşaat AŞ ile diğer davalının ayrı tüzel kişiliklerinin bulunduğu ve bu davalıların işçilik alacaklarına karşı tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınmak amacıyla kurulmakları anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince de davalılar arasında hukuki bir ilişki bulunmadığının kabulü yerindedir.
Ancak dosya kapsamında bulunan sigorta kayıtları ve davalıların cevap dilekçeleri dikkate alındığında davacının 01.10.2013-19.10.2015 tarihleri arasında davalı ... ... Köprü ve Üst Yapı İnşaat AŞ'de, 11.11.2016-03.07.2018 tarihleri arasında da davalı ... ... Otoyol İnş. San. ve Tic. AŞ'de çalıştığı anlaşılmaktadır. Buna göre davalı Şirketlerin davacının kendi yanlarında çalıştığı dönem bakımından dava konusu alacaklardan sorumlu olduğunun kabulü gerekli iken davalı ... ...
Otoyol İnş. San. ve Tic. AŞ bakımından davanın husumetten reddine karar verilmesi hatalıdır.
3. Somut uyuşmazlıkta davacının işini ...'da ifa etmesi nedeniyle taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsuru bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun belirlenmesi açısından, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmünün uygulanmasına ilişkin ilke ve esaslar Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2022/16187 Esas, 2023/7655 Karar sayılı kararında açıklanmıştır.
Yurt dışı iş sözleşmelerinin açık, net ve anlaşılır bir dilde düzenlendiği, uyuşmazlık döneminde yürürlükte olan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmünün açıkça cevaz verdiği şekilde sözleşmelerde hukuk seçimi yapıldığı anlaşılmakta olup, taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmelerinin bağlayıcı ve geçerli olduğu sonucuna varılması gerekmektedir.
Dosya içeriğine göre davacının, davalı ... ... Köprü ve Üst Yapı İnşaat AŞ nezdinde geçen 01.10.2013-19.10.2015 tarihleri arasındaki çalışma dönemi yönünden taraflar arasında iş sözleşmesi ile hukuk seçimi yapıldığı ve davalı ... ... Köprü ve Üst Yapı İnşaat AŞ vekilinin birleşen davaya cevap dilekçesinde yabancı hukuk uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunduğu görülmekle; buna göre İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlığa Rus hukukunun uygulanması ve zamanaşımı nedeniyle birleşen davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
5718 sayılı Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulu gerekir.
Dava dilekçesi içeriğine göre dava, Türk hukukuna göre açılmıştır. Asıl davada davalı ... Otoyol İnş. San. ve Tic. AŞ vekili tarafından asıl davaya cevap dilekçesinde yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde açık itirazda bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca ön inceleme duruşmasında da tarafların hukuk seçimi konusunda herhangi bir anlaşmaya varmadıkları görülmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre asıl davada somut uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın Türk hukuku hükümlerine göre çözülmesi yerine, davanın husumetten reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Şu hâlde asıl davada Türk hukuku hükümlerine göre yeniden esas hakkında bir karar verilmesi gerekmekte olup bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2590, K. 2025/6436, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama