İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/2982 K.2025/5437

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/2982Karar2025/5437Tarih25 Haziran 2025Okuma5 dk · 1.009 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/2982 E., 2025/5437 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Haziran 2025
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/2864 E., 2025/301 K.
İlk derece mahkemesi
Ankara 29. İş Mahkemesi
Sayısı
2022/298 E., 2024/86 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.009 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Millî Savunma Bakanlığına bağlı İstanbul Tersane Komutanlığı 400 Bayındırlık Müdürlüğünde borucu olarak çalıştığını, ......................

Sendikası üyesi olduğunu, Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik'in (Yönetmelik) 4. maddesinde günde azami 7,5 saat veya daha az çalıştırılması gereken işlerin sayıldığını, maddenin (p) bendinde gürültülü işlerin bu kapsamda olduğunun belirtildiğini, gürültülü işler tanımına ise gürültü düzeyi 85 Db(A)’nın üzerinde olan işlerin girdiğinin ifade edildiğini, İstanbul Tersane Komutanlığı bünyesinde gürültü ölçümlerinin yapıldığını,

yapılan ölçümlerde maruziyet değerlerinin Yönetmelik'teki sınır değer olan 85 Db(A)’dan yüksek çıkması üzerine tüm çalışanların Yönetmelik kapsamına geçirildiğini, müvekkilinin ise (B) grubu idareci olduğu gerekçesiyle sanki aynı ortamda bulunup aynı tehlikeye maruz kalmıyor gibi düşünülerek 8,5 saat çalıştırıldığını, oysaki davacının da aynı yerde fiilen çalışmaya devam ettiğini,

müvekkili ile aynı durumda olan ve davalının Gölcük Tersanesinde çalışan benzer durumdaki idareci primi alan işçiler bakımından açılan davaların kabul edildiğini ve Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini ileri sürerek davacının Yönetmelik kapsamında sayılması gerektiğinin tespiti ile işyerinde geçerli toplu iş sözleşmeleri hükümleri gereğince hak kazanılan kısa çalışma primi ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, müvekkili Bakanlık tarafından yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi, mevzuat ve emirlere uygun işlem tesis edildiğini, davacının 2010 yılından itibaren (B) grubu idareci (kısım şefi) olarak İstanbul Tersanesi Komutanlığı bünyesinde bulunan Bayındırlık Müdürlüğünde çalıştığını, pozisyonu gereği sürekli gürültülü ortamda bulunmasının mümkün olmadığını, davacının Yönetmelik kapsamında olmadığını ve alacak taleplerinin yersiz olduğunu, talep edilen faizin oranı ile başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama sonucunda yerinde inceleme yaptırılarak kapsama alınan bilirkişi heyet raporlarına göre davacının sürekli olarak gürültülü ortamda bulunmadığı, işinin özelliği gereği gürültülü ortamlarda ihtiyaç olduğunda denetlemek için veya destek için kısa ve orta vadeli sürelerle bulunduğu, gürültülü ortamlarda bulunduğu sürelerde kişisel kulak koruyucu kullanmak suretiyle maruziyeti daha alt düzeylere düşürebileceğinin anlaşıldığı, davacının Yönetmelik kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dairece verilen kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada bilirkişiden alınan denetime elverişli bilirkişi raporu uyarınca davacının Yönetmelik kapsamında çalıştığını ispat edemediği, verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ve çalıştığı atölyenin Yönetmelik kapsamında olduğunu, kısım şeflerinin de atölyede çalışan diğer işçiler gibi gürültüye aynı şekilde maruz kaldığını ve Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, 2. Müvekkilinin günde 7,5 saatten fazla çalıştırılmaması gerektiğini, 3. Hukuka açıkça aykırı bilirkişi raporu sebebiyle haklı davanın reddinin kabul edilebilir olmadığını, 4. Davacının kişisel koruyucu donanım kullanması ile Yönetmelik kapsamında olup olmaması arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının Yönetmelik kapsamına giren işlerde çalışıp çalışmadığı, buna bağlı olarak kısa çalışma primi ve fazla çalışma alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.

Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, müvekkilinin davalı Millî Savunma Bakanlığına bağlı İstanbul Tersane Komutanlığı 400 Bayındırlık Müdürlüğünde alt yapı onarım işinde borucu olarak çalışarak gürültüye maruz kaldığını, işyerinde yapılan ölçümler neticesinde gürültü seviyesinin 85 Db(A)’nın üzerinde çıkması nedeniyle aynı işyerinde çalışan diğer işçilerin tümünün Yönetmelik kapsamına geçirilerek günde 7,5 saat çalıştırılmaya başlandıkları hâlde, davacının kısım şefi olarak görev yaptığı gerekçesiyle aynı tehlikeye maruz kalmıyormuş gibi 8,5 saat olarak çalıştırıldığını,

ancak davacının aynı fabrikada yaptığı işte ya da çalıştığı ortamda herhangi bir değişiklik bulunmadığını, fiilen ve sürekli olarak gürültüye maruz kaldığından Yönetmelik gereği günde 7,5 saat kapsamında çalışması gerektiğini ileri sürerek dava konusu alacakların davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı tarafça dosyaya sunulan belgelere göre davacının, İstanbul Tersanesi Komutanlığı 400 Bayındırlık Müdürlüğünde 05.03.2010 tarihinden itibaren kısım şefi olarak çalıştığı sabittir.

Bilirkişi heyeti tarafından yerinde inceleme yapılarak düzenlenen 19.08.2022 tarihli raporda, davacının çalıştığı İstanbul Tersanesi Komutanlığı 400 Bayındırlık Müdürlüğü alanı ve atölyelerinde herhangi bir gürültü ölçümü yapılmadığından gürültü değerlerinin bulunmadığı belirtilerek mevcut delil durumuna göre davacının yaptığı işin Yönetmelik kapsamında olup olmadığının tespit edilemediği sonucuna varılmıştır.

İkinci bilirkişi heyet raporunda ise, dava konusu olayda davacının sürekli olarak gürültülü ortamda bulunmadığı, işinin özelliği gereği gürültülü ortamlarda ihtiyaç olduğunda denetlemek veya destek sağlamak için kısa ve orta vadeli sürelerle bulunduğu, kişisel koruyucu donanım kullanarak maruziyeti daha alt düzeylere düşürebileceği yönünde kanaat bildirilmiştir.

Yukarıda açıklanan hâliyle bilirkişi raporlarının uyuşmazlık yönünden somut verilere dayalı objektif tespitler içermedikleri, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadıkları anlaşılmaktadır.

Bu noktada doğru sonuca ulaşılabilmesi için, öncelikle davacının çalıştığı söz konusu işyeri bakımından herhangi bir gürültü ölçümü yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, yapılmış ise ölçüm raporları temin edilmeli, ardından da davacının görev tanımı, fiilî çalışma koşulları ile fiziki ortam şartları gözetilerek İstanbul Tersanesi Komutanlığı 400 Bayındırlık Müdürlüğü işyerinde İlk Derece Mahkemesince iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak elde edilecek somut verilere göre davacının yaptığı işin Yönetmelik kapsamında olup olmadığı tespit edilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Davacının yetki ve sorumlulukları kapsamında denetim ve gözetim görevini yerine getirdiği esnada gürültünün yol açtığı olumsuz etki ve risklere emri altında çalışan personel gibi maruz kalıp kalmadığının da çalışılan yerin kendi koşullarına göre belirlenmesi gereklidir. Belirtilen hususlar gözetilmeden eksik inceleme ve araştırmaya dayalı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca varılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2982, K. 2025/5437, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2982
Karar No
2025/5437
Tarih
25 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2982 K.2025/3236
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/2982 K.2025/4976
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/2983 K.2025/11380
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/2983 K.2025/4926
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2983 K.2025/6612
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/2983 K.2025/4928

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.