KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/3293 E., 2025/6383 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1570 E., 2024/3212 K.
- Dava tarihi
- 22.12.2017
Karar Metni
1.996 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili, davalı ... vekili ve katılma yolu ile davalı ... İnş. San. ve Tic. AŞ (... Şirketi) vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davalı ... vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılara ait Umman'daki işyerinde 05.09.2014-05.01.2017 tarihleri arasında kaya kamyon şoförü olarak 1.750,00 USD ücretle çalıştığını, işyerinde iki vardiya hâlinde çalıştığını, vardiyaların 06.30-17.30, 18.30-05.30 saatleri arasında gerçekleştiğini ancak davacının gündüz vardiyasında iken 19.30-20.00'ye, gece vardiyasında iken ise 07.30-08.00'e kadar çalıştığını, bir ayda üç hafta tatilinde çalıştığını bir hafta tatilinde dinlendiğini, müvekkilinin ücretlerinin geç ödenmesi,
fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ise hiç ödenmemesi nedeni ile işten ayrıldığını, işten çıkış esnasında müvekkiline birçok belge imzalatıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı Şirket ile diğer davalı arasında herhangi bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin merkezinin İtalya'da olduğunu, ... şube aracılığıyla Umman'da herhangi bir faaliyette bulunmadığını, davacının da kendi bünyesinde çalışmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, ayrıca davacının iddia ettiği çalışma koşullarının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ...
Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkilinin ... ortağı olarak faaliyet gösterdiği Umman'daki işyerinde çalıştığını, davacı ile Umman'daki Ortak Girişime ait işyeri için anlaşma yapıldığını ve mutad işyerinin Umman'da olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca Umman hukukunun geçerli olduğunu ve sözü edilen Ülke mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının istifa ederek iş sözleşmesini sona erdirdiğini, davacı tarafından iş sözleşmesinin feshi üzerine davacının tüm alacaklarına istinaden 1.445.613 OMR (Umman riyali) ücret,
860,746 OMR yıllık ücretli izin, 791,547 OMR kıdem tazminatı olmak üzere toplam 3.097,906 OMR ödeme yapıldığını, 1.750,00 USD ücretin 1.258,00 USD'lik kısmının temel aylık ücret, kalan 492,00 USD'nin ise pazar, pazartesi, salı, çarşamba ve perşembe günleri günde 1 saat ve cumartesi günü için ayrıca 10 saatlik fazla çalışmayı kapsadığını, bu 10 saatin dışında bir fazla çalışma yapılması hâlinde ise puantajlarda belirtilerek davacıya gerekli ödemelerin yapıldığını, Umman'ın yazın çok sıcak olması nedeniyle Mayıs-Ekim ayları arasında 12.00-15.00 saatleri arasında tatil yapıldığını, ayrıca Ramazan aylarında günlük 6 saat çalışma yapıldığını,
sözleşmeye uygun olarak hafta tatillerinin kullandırıldığını, çalıştığı hafta tatillerinin de ödendiğini, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmayıp izin kullandığını ve dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... 4. İş Mahkemesinin 26.09.2023 tarihli kararı ile. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma kararı doğrultusunda somut uyuşmazlığa mutad işyeri hukuku olan Umman hukukunun uygulanması gerektiği, buna göre Umman İş Kanunu'nun 7. maddesinde kararlaştırılan 1 yıllık zamanaşımı süresi ve dava tarihi dikkate alındığında, zamanaşımı def'inde bulunan ...
Şirketi bakımından dava tarihi olan 22.12.2017 tarihinden bir yıl öncesindeki ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı zamanaşımına uğrayacağından davacının söz konusu alacak talebinin davalı ...
Şirketi bakımından reddi gerektiği; davacının ücretinin 1.750,00 USD olduğu, ücretin 1.258,00 USD'lik kısmının sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde haftalık 45 saati kapsadığı, kalan 492,00 USD'nin ise kararlaştırıldığı şekilde 15 saatlik fazla çalışmanın karşılığı olduğu, imzalı puantaj kayıtlarına göre davacının 45 saat +15 saat toplam 60 saati aşan çalışması bulunmadığından davacının fazla çalışma ücretine hak kazanamadığı, benzer şekilde puantaj kayıtlarına göre davacının ücretin içinde yer alan hafta tatili çalışmasının dışında hafta tatil çalışmasına rastlanmadığı belirtildiğinden davacının hafta tatili alacağına da hak kazanamadığı,
Umman İş Kanunu'nun 39. maddesi gereği Sosyal Sigorta Kanunu'ndan yararlanamayan işçilerin iş sözleşmelerinin sonra ermesi hâlinde asgari 1 yıllık çalışmak kaydıyla ilk 3 yılın her yılı için 15 günlük ücreti, sonraki yıllar için 1 aylık ücreti tutarında kıdem tazminatı ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalı vekilinin sunduğu "..." başlıklı tamamı İngilizce düzenlenen belgede davacıya 791,547 OMR yani 2.058,02 USD kıdem tazminatı ödendiği,
davacının davalı işyerinde geçen hizmet süresinin 2 yıl 4 ay 1 gün olduğu dikkate alındığında ödenmeyen kıdem tazminatı alacağının bulunmadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının her iki davalı yönünden reddine; ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının ise davalı ... Şirketi yönünden reddine; diğer davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 26.09.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.02.2024 tarihli kararı ile davacı yönünden yapılan istinaf incelemesi neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı ... yönünden yapılan istinaf incelemesi neticesinde ise davacının davalılar ... ile ...
Şirketi iş ortaklığı nezdinde çalıştığı ve davalıların talep edilen işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları sebebiyle davalı ... Şirketinin zamanaşımı savunmasının davalı ...'ya da sirayet edeceği gerekçesiyle ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının ilgili ...
Şirketi bakımından da reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.02.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının bünyesinde istihdam edildiği iş ortaklığını oluşturan işverenlerden birinin ileri sürdüğü zamanaşımı def'inin diğerine de sirayet etmesi söz konusu olmayıp davalı ... bakımından ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinin hatalı olduğu;
kıdem tazminatının 791,547 OMR tutarının davacıya çek verilmek suretiyle ödendiği kabul edilmiş ise de dosya içerisinde bahsi geçen çek aslı bulunmadığı gibi Umman Sultanlığı İş Kanunu'nun 53. maddesindeki düzenleme de dikkate alınarak kıdem tazminatının banka aracılığıyla ödenip ödenmediği hususunun araştırılması gerektiği.
Umman Sultanlığı İş Kanunu'nun 73. maddesi dikkate alındığında davacının 6 gün çalışıp 1 gün çalışmadığı günler bakımından hafta tatili ücretinin zamlı ödenip ödenmediğinin yeniden değerlendirilmesi gerekirken ilgili alacağın reddinin de isabetli olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı uyarınca kapsama alınan bilirkişi ek raporuna göre davalı Şirket hesaplarından da çıkışı bulunan 03.01.2017 tarihli 3.099.906 OMR Ocak ayı ücreti ve kıdem tazminatı ücreti ödemesinin yapıldığı, bu ödemenin dosyaya sunulan davacının imzasını taşımayan 04.01.2017 tarihli nihai ödeme tablosu ile de desteklendiği,
puantaj kayıtları ve yasal düzenleme dikkate alındığında davacının ödenmeyen hafta tatili ücreti alacağının bulunduğu değerlendirilerek fazla çalışma ücreti alacağının reddine, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalı ... Şirketi bakımından zamanaşımı def'i nedeniyle reddi ile diğer davalı ...'dan tahsiline, kıdem tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Taraflar arasında hukuk seçimi yapıldığının kabulünün mümkün olmadığını, uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
b. Her hâl ve şartta yabancı hukuk savunması bulunmayan ...'nın Türk hukukuna göre işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiğini,
c. Davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini,
d. Umman hukukuna göre zamanaşımı değerlendirmesi yapılmasının hatalı olduğunu,
e. Emsal dosyalar ile çelişecek şekilde karar verildiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Müşterek müteselsil sorumluluk esasına göre müvekkili bakımından da işçilik alacaklarının zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini,
b. Süre uzatım dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunulmasına rağmen dikkate alınmamasının hatalı olduğunu,
c. Sözleşmede yer alan düzenleme ve banka kayıtları uyarınca hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ödendiğinden ilgili taleplerin reddi gerektiğini, hafta tatili ücreti alacağının hüküm altına alınmasının usuli kazanılmış hakka da aykırılık teşkil ettiğini,
d. Kıdem tazminatına yönelik ödeme kaydı ve davacı tarafa ait tüm hak edişlerinin ödendiğini gösterir ödeme kayıtları dikkate alındığında kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu,
e. Lehlerine vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmolunmamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
3. Davalı ... Şirketi katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinde;
a. Davacının ödenmeyen kıdem tazminatının bulunmadığını,
b. Yargılama gideri ve vekâlet ücretine hatalı hükmedildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kıdem tazminatının ödenip ödenmediği, davalı ... bakımından bir kısım işçilik alacaklarının zamnaaşımına uğrayıp uğramadığı, hafta tatili ücreti alacağının ispatı ve hesaplanması ile yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm; davalıların aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince bozma sonrasında yapılan yargılamada verilen hükmün gerekçesinde davacının kıdem tazminatının ödendiği kabul edilmiş olup davacı temyizinde de ilgili alacağın ödenmediği yönünde bir itirazının bulunmadığı görülmektedir. Buna rağmen hüküm kısmında 5,00 USD kıdem tazminatının hüküm altına alınması çelişkili ve hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. Umman Sultanlığı İş Kanunu'nun 73. maddesi şöyledir:
"İşveren 72. Maddede belirtilen durumlarda işçiye asıl ücret üzerinden hesaplanan ve gündüz çalışmaları için en az % 25, gece çalışmaları için en az % 50 ilave edilen oranda fazla ücret verir. İş haftalık tatil veya resmî izin gününde yapılırsa ve işçiyle anlaşarak onun yerine bir gün izin verilmemişse, bu gün için bir kat fazla ücreti hak eder."
Bozma sonrası yapılan yargılamada, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı hesabı bakımından hükme esas alındığı anlaşılan 13.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının çalıştığı kabul edilen ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı hesaplanırken aylık ücret 1.258,00 USD, günlük ücret ise 41,93 USD kabul edilmiş olup zamlı ücret 83,87 USD kabul edilerek bu miktar üzerinden hesaplama yapılmıştır.
Böylece çalışılan ulusal bayram ve genel tatil günleri için işçinin toplam 3 yevmiyeye hak kazandığı kabul edilmiştir. Ne var ki işçinin aylık ücretinin içinde, çalışma karşılığı olmaksızın ödenen 1 günlük ulusal bayram ve genel tatil günü ücreti de bulunmaktadır.
Buna göre Umman Sultanlığı İş Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca işçinin çalıştığı ulusal bayram ve genel tatil günleri için toplam 2 yevmiyeye hak kazandığı, bunun 1 yevmiyesinin aylık ücret içine ödenmediği kabul edilmelidir. Bu durumda dava konusu ulusal bayram ve genel tatil ücretinin 1 yevmiye üzerinden hesaplanması gerekirken, hatalı hesaplama içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2. maddesine göre;
"(1) Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler karşılığıdır. Avukat tarafından takip edilen dava veya işle ilgili olarak düzenlenen dilekçe ve yapılan diğer işlemler ayrı ücreti gerektirmez. Hükümlerin tavzihine ilişkin istemlerin ret veya kabulü hâlinde de avukatlık ücretine hükmedilemez.
(2) Buna karşılık, icra takipleriyle, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştayda temyizen ve bölge idare ve bölge adliye mahkemelerinde istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmaları ayrı ücreti gerektirir.
(3) Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır.
(4) Temyiz başvurusu üzerine verilen bozma kararı sonrasında istinafta görülen duruşmalı işlerde, duruşma sayısına göre, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 18 inci sırasının (b) veya (c) bentlerine göre avukatlık ücretine hükmolunur."
Söz konusu düzenlemeye rağmen Bölge Adliye Mahkemesince bozma sonrası kurulan hükümde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2021/2-96 Esas ve 2021/205 Karar sayılı kararı uyarınca temyiz incelemesi sonucunda verilen Yargıtay bozma ilâmına yönelik karar vermek üzere alt derece hüküm mahkemesi olarak hukuki dinlenilme hakkı kapsamında aynen ilk derece mahkemesi gibi duruşma açmak zorunda olunduğu, açılan bu duruşmada istinaf yolu incelemesi yapılmadığı ve temyiz incelemesi sonucunda davalıların temyiz itirazlarının reddedilmiş olması da dikkate alındığında ayrıca davalılar lehine vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmediği ifade edilmiştir.
Söz konusu Tarife'deki düzenlemeye rağmen belirtilen gerekçe ile davalılar lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi hatalı ise de, Bölge Adliye Mahkemesince bozma öncesi verilen kararda yabancı hukuk uygulanması sonucunda talep konusu alacakların farklı gerekçelerle reddedilmesine rağmen dava tarihi itibarıyla davacı aleyhine vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemiş olması ve söz konusu kararın davacı temyizi üzerine bozulması hususu dikkate alındığında Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine yabancı hukukun uygulanması nedeniyle reddedilen miktarlar üzerinden vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi bu gerekçe ile yerinde olmuştur.
VII. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/3293, K. 2025/6383, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama