KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/3441 E., 2025/6716 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2258 E., 2025/698 K.
- Dava tarihi
- 02.02.2021
- İlk derece mahkemesi
- ... 23. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/118 E., 2024/231 K.
Karar Metni
1.414 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait ... Havalimanı Projesinde kalıpçı ustası olarak çalıştığını, net 473,00 ... dinarı (KWD) ücret aldığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, yıllık ücretli izin, yol ücreti, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davalı Şirketin ... Havalimanı inşaatı şantiyesinin bulunmadığını, davacının davalı işyerinde bir çalışması olmadığını, davacının çalışmasının ... Şirketinde gerçekleştiğini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile ...
Devleti arasında iş gücü değişimi hakkında anlaşma imzalandığını, işçi işveren arasındaki uyuşmazlıkların ... kanunlarına göre ...'te çözümlenmesinin gerektiğini, davacıya kıdem tazminatının ödendiğini, ihbar öneli verildiğini, davacının beyan ettiği çalışma saatlerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını, davacının hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunmadığını, yıllık ücretli izinlerini kullandığını, dava dilekçesinde iddia edilen ücretin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zamanaşımına uğrayan alacağın bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığa ... hukukunun uygulandığı, davacıya kıdem tazminatı ödemesinin yapıldığı, kıdem tazminatı alacağının bulunmadığı, davacıya 07.10.2020 tarihinde "Termination Notice" başlıklı belge ile iş sözleşmesinin 07.01.2021 tarihinde feshedileceğinin bildirildiği ancak davacının imza atmaktan imtina ettiği, davalı tarafından davacıya ihbar tazminatı ödendiğine ilişkin bir bilgi ve belge sunulmadığı, davacının ücretinin aylık olarak kararlaştırıldığı ve aylık ödenecek ücretin net 473,00 KWD olduğu,
ancak ücret bordrolarında bir ayın gün karşılığı olarak 26 gün belirtildiği ve ücretin gün üzerinden ödendiği, bazı aylarda çalışma gününün 26 günden de eksik olarak bordrolara tahakkuk ettirildiği, bordrolarda bir ay karşılığı olarak 26 gün tahakkuk bulunması nedeni ile davacının çalışma süresi boyunca her ay eksik tahakkuk bulunan 4 günlük ücreti toplamı alacağının hüküm altına alındığı, davacının yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunduğu,
dosya içerisinde yol ücretine ilişkin herhangi bir belge ve bilgi sunulmamış olduğundan bu talebin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığın çözümünde ... hukukunun uygulanması yönündeki Mahkeme değerlendirmesinin yerinde olduğu, davacının çalıştığı projenin ... Havalimanı İnşaatı işi olduğu ve işveren olarak ...
İnşaat Kuwait SPC olarak gösterilmiş ise de davalının sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyada ihbar süresi verildiğine dair belge bulunsa da davacının imzası bulunmadığından değer verilemeyeceği, davacının ihbar tazminatına hak kazandığı, talep konusu edilen çalışılmayan günlerin ücretlerinin ödendiği hususu davalı işveren tarafından ispatlanamadığından bakiye ücret alacağına dair hüküm tesis edilmesinin yerinde olduğu, davalı tarafça ispat külfeti yerine getirilmediğinden yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu,
davacının fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti talep ettiği, ispat yükünün davacıda olduğu, davacı tanıklarının anlatımları, davacının yaptığı işin niteliği, emsal dosyalarda işyerinde fazla çalışma yapıldığına, hafta tatili ve genel tatil günlerinde çalışıldığına dair verilen kararlar karşısında Mahkemenin kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, ancak Mahkemece tanık beyanları esas alındığı halde indirim yapılmamasının hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının alacaklarından davalının sorumlu olmadığını,
2. Tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, tanıkların beyanlarının sadece ortak çalışma dönemi bakımından değerlendirilmesi gerektiğini, bütün çalışma dönemi açısından çalışma dönemleri farklı olan tanıkların beyanlarıyla değerlendirme yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu,
3. Yıllık ücretli izin ve ücret alacağı tespitinde hatalı ve mükerrer dönem hesabı yapılarak fahiş miktarlara hükmedildiğini,
4. ... isimli bordro belgesinden de görüleceği üzere aylık gün sayısının sadece çalışma yapılan günlerden oluştuğunu, davacı işçinin çalışmasının aylık gün sayısına eşit olduğu dönemlerde davacının ücretinin eksiksiz 473,00 KWD olarak ödendiğini, davacının ücret alacağı bulunmadığını,
5. İstifa dilekçesine itibar edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının alacaklarından davalı Şirketin sorumlu olup olmadığı ile davacının ihbar tazminatı alacağına hak kazanıp kazanmadığı, ücret alacağının bulunup bulunmadığı ve hüküm altına alınan alacakların ispat ve hesaplanmasına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. ... 2010 tarihli ve 6 sayılı Özel Sektör İş Kanunu'nun (... İş Kanunu) 55. maddesine göre "Ücret, işçiye temel ücret olarak veya çalışması ve iş sözleşmesi veya işverenin yönergesinde belirtilen unsurların tamamı kapsamında ilave olarak ödenen veya ödenmesi gereken miktar demektir.
2000 tarihli ve 19 sayılı Kanun uyarınca kararlaştırılan sosyal yardımlar ve çocuk yardımları saklı kalmak kaydıyla yardımlar, ikramiyeler, bedeller, ödentiler, bağışlar veya nakdi ödemeler gibi periyodik olarak işçiye yapılan tüm ödemeler ücret hesabına girer.
İşçinin ücreti net kazançtan pay miktarı olarak belirlenmiş ve işyeri hiç kazanç sağlayamamış veya gerçekten çok düşük kar etmişse, işçinin payının yaptığı iş ile orantısız olması halinde, işçi için emsal veya mesleki geleneklere göre ya da adaleti sağlayacak şekilde bir ücret belirlenir."
Sözü edilen Kanun'un 56. maddesine göre "Ücret aşağıdaki hususlar gözetilerek iş günlerinden birinde ve tedavüldeki para cinsinden ödenir:
a- Aylık ücret alması belirlenen işçilere ücretleri, her ay en az bir kere ödenir.
b- Diğer işçilerin ücretleri, en az iki haftada bir kez ödenir. Ücretin ödenmesi hak edildiği günden itibaren yedi günden fazla geciktirilemez."
... İş Kanunu'nun hafta tatilini düzenleyen 67. maddesi ise şöyledir:
"İşçi, her 6 iş gününün sonunda aralıksız 24 saat olarak belirlenen ücretli hafta tatilini hak eder. İşle ilgili koşulların gerektirdiği zorunlu durumlarda işveren hafta tatilinde işçiyi çalıştırabilir. İşçiye asıl ücretine ilave olarak en az % 50 oranında fazla ücret ödenir ve tatil günü başka bir gün ile telafi edilir.
Önceki fıkra hükmü işçinin günlük ücret ve izin hakkının hesaplanmasında ihlal edilemez. Bu hakkın hesaplanması, aldığı maaşı ücretli tatil günü olmasına rağmen hafta tatili günleri dışındaki fiili çalışma günlerinin sayısına bölünerek yapılacaktır."
Yukarıda ilgili hükümlerine yer verilen ... İş Kanunu ile mülga 1964 tarihli ... İş Kanunu'ndan farklı olarak hafta tatilinin ücretli olduğu, hafta tatilinin ücretli olmasının işçinin günlük ücret belirlemesini etkilemeyeceği, günlük ücretin hafta tatili günleri dışındaki fiilî çalışma günlerinin sayısına bölünerek bulunacağı düzenlenmiştir.
Uyuşmazlıkların çözümünde, öncelikle işçilerin aylık sabit ücretle mi yoksa günlük ücretle mi çalıştıkları belirlenmelidir. ... İş Kanunu'na göre aylık ücretle çalışan işçilerin günlük ücretinin, aylık ücretin 26'ya bölünmesi suretiyle bulunması gerekir. Bu noktada işçinin fiilî çalışma günlerinin tespitinin ancak imzalı puantaj kaydı gibi bir belge ile mümkün olabileceği gözetilerek, imzasız olarak sunulan "..." başlıklı belgede bulunan çalışma günlerinin, işveren lehine değerlendirme yapılarak hesaplamada dikkate alınamayacağının göz önünde bulundurulması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı taraf dava dilekçesinde; davacının son ücretinin aylık net 473,00 KWD olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında çalışılmayan günlerin ücretinin de ödenmesi gerektiğini; ancak aylık ücret üzerinden anlaşma yapılmasına rağmen hava olaylarının yaşandığı günler, sağlık raporu olmasına rağmen hastalık nedeniyle çalışamadığı günler, davalı tarafından iş verilmemesi dolayısıyla çalıştırılmadıkları günler için işçilere ücret ödenmediğini ileri sürerek davacının çalışma süresi boyunca her ay eksik ödenen ücret alacağı miktarlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının bazı aylarda çalışma gününün 26 günden de eksik olarak bordrolarda tahakkuk ettirildiği, ancak eksik gösterilen günlerin önemli bir kısmının davacının Türkiye'de bulunduğu günler olduğu, Mahkemece ücretin 30 gün üzerinden ödenmesi gerektiğine hükmedilecekse bordrolarda bir ay karşılığı 26 gün tahakkuk bulunması nedeniyle davacının çalışma süresi boyunca her ay eksik tahakkuk bulunan 4 günlük ücret toplamının net 2.459,60 KWD olduğu belirtilmiş ise de sözü edilen raporda sadece hesaplamanın sonucuna yer verilmiş olup kaç gün üzerinden hesaplama yapıldığı, günlük ücretin ne kadar kabul edildiği anlaşılamadığından bilirkişi raporu denetime elverişli değildir.
Yapılan açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamına göre; davacı taraf dava dilekçesinde son ücretinin aylık net 473,00 KWD olduğunu açıklamış olup bu miktar, davacının aylık ücret miktarıdır. Bu durumda, davacının yurda giriş-çıkış kayıtlarına göre yurt dışında bulunduğu davalı işyerindeki çalışma süresi boyunca hak kazandığı (aylık ücreti olan 473,00 KWD üzerinden) ücret alacağı toplamından, davacıya aylık ücret için yapılan ödemeler mahsup edilerek eksik ödenen ücret alacağı belirlenmelidir. Davacının talebi, dosya kapsamı ve ... İş Kanunu hükümleri göz önünde bulundurulmadan, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/3441, K. 2025/6716, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama