KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/3532 E., 2025/4011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/383 E., 2025/81 K.
- Dava tarihi
- 10.03.2021
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı ... ... Devlet Hastanesinde 09.01.2019 tarihinden itibaren kaynakçı (oksijen ve elektrikçi) işçi olarak çalıştığını, 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli ve ... ve Sosyal Hizmet İşçileri (...
İş) ile Sağlık Bakanlığının üyesi olduğu ... (...) arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan toplu iş sözleşmesinden faydalandığını, toplu iş sözleşmesinin "Hizmet zammı" başlıklı 36/1 hükmünde “Bu Toplu İş Sözleşmesinin kapsamında bulunan teknik elemanlara kariyerlerinin karşılığı emsali memur personele ödenen iş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük zammı ve özel hizmet tazminatı tutarı, hizmet zammı net olarak ödenir.” şeklinde hükmün yer aldığını, davacının fiilen teknik personel olarak çalıştığını ve toplu iş sözleşmesinin 36/1 hükmüne göre hizmet zammı alması gerektiğini,
ancak bugüne kadar işverenin hizmet zammının düz işçi gibi ücretinin %13'ü olarak ödendiğini ileri sürerek hizmet zammı farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının İdareden herhangi bir alacağının bulunmadığnı, 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli ....
Sendikası ile ... arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan toplu iş sözleşmesinin 36. maddesinde hizmet zammına ilişkin düzenlemeye yer verildiğini, cevap dilekçesi ekinde yer alan uyuşmazlıkların çözüm kurulu kararına göre teknik eleman kavramına hangi işçilerin girdiğinin belirlendiğini, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu (657 sayılı Kanun) ve anılan Kanun'a dayanılarak yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Zam ve Tazminat Ödenmesine İlişkin 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin konuya ilişkin emsal kararları değerlendirildiğinde;
personele teknik hizmet zammı ödenebilmesi için teknik eleman olarak belirlenmiş alanlarda istihdam edilmiş olması, fiilî olarak görev yapması, ayrıca en az orta derecede mesleki tahsil/teknik lise veya dengi okul mezunu olma şartlarını sağlaması gerektiğini, davacıya öğretim durumu itibarıyla gerekli şartı taşımadığından ödeme yapılmadığını, davacı tarafından talep edilen faiz türüne ve başlangıç tarihine itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2023 tarihli kararı ile; davacının .. Sendikası ile .. arasında talep konusu dönemde işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanması gerektiği, 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin 36. maddesi ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 09.02.2023 tarihli ve 2022/16174 Esas, 2023/1709 Karar sayılı kararında belirtilen ilkeler dikkate alındığında davacının hizmet zammı farkı alacağına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 22.05.2024 tarihli kararı ile; davacının davalı Bakanlık bünyesindeki hastane işyerinde kaynakçı olarak istihdam edildiği, yüksek okul mezunu olup istihdam edildiği alanda ustalık belgesinin de mevcut olduğu; dolayısıyla davacının hizmet zammına hak kazandığının sabit olduğu; davacının talebi 10.08.2020 tarihinde imzalanan 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli ...
İş Sendikası ile ... arasındaki toplu iş sözleşmesine dayandığından ilgili alacağa en yüksek işletme kredisi faizi yürütülmesinde isabetsizlik bulunmadığı, alacağa uygulanan faizin başlangıç tarihi ile alacağın net miktar üzerinden hüküm altına alınmasında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının, 657 sayılı Kanun uyarınca aranan gerekli mesleki eğitiminin (en az orta derecede mesleki tahsil/teknik lise veya dengi okul) dava tarihi itibarıyla bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyulmasına karar verildikten sonra davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının işyerine teknik personel olarak çalıştığını, davacı ve davacı gibi bu işi yapan diğer işçilerin fiilen teknik personel olarak çalışmalarının eğitim durumuna bakılmaksızın hizmet zammı alacağına hak kazanılması hususunda yeterli kabul edilmesi gerektiğini, 2. Aynı konuda açılan davaların büyük bir kısmında davanın kabulüne karar verildiğini ve bu kararların Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ile (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi kararları ile onanarak kesinleştiğini ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini istemişir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının dava tarihi itibarıyla hizmet zammı farkı alacağına hak kazanıp kazanmadığı hususuna ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/3532, K. 2025/4011, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama