KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/3541 E., 2025/5642 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/498 E., 2025/42 K.
Karar Metni
1.174 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Şirketin asıl işveren, dava dışı ... Şirketinin alt işveren olduğu Kazakistan’daki şantiyelerinde çalıştığını, iş sözleşmesine davalı tarafından son verilerek Türkiye’ye gönderildiğini, haftanın 7 günü 08.00-18.00 saatleri arasında ve mesai sonrasında da günlük ortalama 2-3 saat arası fazla çalışma yaparak çalıştığını, ancak karşılığının ödenmediğini, ayda iki hafta tatili gününde çalışmadığını, bunun dışında kalan hafta tatili günleri ile dinî bayramların ilk günü hariç ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ile davacı arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, belirli olan alacak iddiasının belirsiz alacak davasına konu edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının davalı Şirketin asıl işveren olduğu bir işte çalıştığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, bu yönde herhangi bir delil bulunmadığını, müvekkili Şirket çalışanı olmadığını, pasif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, yurt dışında ücretini almadan çalıştığının kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli kararı ile; davacının yaptığı iş, dinlenen tanık anlatımları ve emsal ücret araştırması birlikte değerlendirildiğinde ücret hususunda davacının iddiasını 918,07 USD ile sınırlı olarak ispatladığı, bilirkişi ek raporunun 1. seçeneğinde yapılan hesaplamaya itibar edildiği, işveren tarafından sözleşmenin tazminat gerektirmeyecek şekilde feshedildiği hususunun ispatlanamadığı, dinlenen tanık beyanları ile tanıkların hizmet süresine göre haftada 14,5 ila 19,5 saat fazla çalışma yaptığı, iki haftada bir hafta tatilinde çalıştığı, dinî bayramların ilk iki günü haricindeki resmî tatil günlerinde çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi 28.12.2023 tarihli kararı ile; emsal Yargıtay kararı uyarınca olayda Türk hukuku uygulanması gerektiği hususu kesinlik kazanmış olmakla dava konusu uyuşmazlıkta Türk hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, seri mahiyetteki diğer dosyalardaki bilgi ve belgelere göre ana müteahhit firmanın davalı Şirket olduğu, alt işveren şirketin ise ...
Limited Şirketi olduğu, Expo 2017 ve ... Üniversitesi projelerinin adı geçen dava dışı alt işveren Şirkete verildiği, davacı tanık beyanlarına göre dava dışı birçok farklı firmanın davalı Şirketten projenin farklı çeşitli işlerini aldıkları, bu Şirketler adına H.E. isimli şahıs tarafından organize edilerek götürüldükleri, emir ve talimatların ...
Şirketi çalışanları tarafından verildiği, davalı Şirketin asıl işveren olarak dava konusu alacaklardan sorumlu olduğu, davalı tanığının da davacı tanıkları ile aynı yönünde beyanda bulundukları, bu nedenle başkaca delillerle desteklenen davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilemeyeceği yönündeki davalı istinafının yerinde olmadığı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacağının ispatı noktasında davacı tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesinin yerinde olduğu, bilirkişinin yaptığı hesaplamada ve bu hesaplamaya göre verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı,
fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacakları ile ilgili davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması karşısında davanın açılması ile zamanaşımı kesildiğinden ıslah ile artırılan tutarların zamanaşımına uğramadığı, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağı davasının kısmi dava olarak açıldığı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihine göre 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı,
kıdem tazminatına fesih tarihinden itibaren, belirsiz alacak davası olarak açılan fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarına dava tarihinden, kısmi dava olarak açılan yıllık ücretli izin alacağı ile ücret alacaklarına dava dilekçesinde talep edilen tutarlar yönünden dava, ıslah ile talep edilen tutarlara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesinin ve hükmolunan alacakların USD cinsinden olması nedeniyle kamu bankalarınca 1 yıl vadeli döviz cinsi mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesinin kanuna uygun olduğu,
hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda 1. seçenekte belirtilen ücretin emsal ücrete ve dosya kapsamına uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesince kabul ve reddedilen tutarlar dikkate alındığında reddolunan kısım üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışmasının tanık beyanları ile ispatlanmış olması karşısında %35 oranında indirim uygulanmasının dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararında gerekçe ile hüküm arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının yaptığı iş, dinlenen tanık anlatımları ve emsal ücret araştırması birlikte değerlendirildiğinde ücret hususunda davacının iddiasını 656,34 USD ile sınırlı olarak ispatladığı, bilirkişi ek raporunun 1. seçeneğinde yapılan hesaplamaya itibar edildiği, işveren tarafından sözleşmenin tazminat gerektirmeyecek şekilde feshedildiği hususunun ispatlanamadığı, dinlenen tanık beyanları ile tanıkların hizmet süresine göre haftada 14,5 ila 19,5 saat fazla çalışma yaptığı, iki haftada bir hafta tatilinde çalıştığı, dini bayramların ilk iki günü haricindeki resmî tatil günlerinde çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Husumet itirazında bulunduklarını, davalı Şirketin asıl işveren olmadığını, 2. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, 3. Davacı tanığının davacı ile menfaat birliği içinde olduğunu, beyanlarına itibar edilemeyeceğini, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatlanamadığını, 4. Davacının iddia ettiği tarihlerde çalışmasını ispatlayamadığını, 5. Alacaklardan yapılan indirimin yetersiz olduğunu, 6. Davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davanın türü, husumet, davacının aylık ücret miktarı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması noktalarındadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut dosyada; uyulan bozma kararında belirtilmesine ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da 1.200,28 USD olarak hesaplanmasına rağmen, İlk Derece Mahkemesince yıllık ücretli izin alacağının 1.220,28 USD olarak hüküm altına alınması hatalıdır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine "1.200,28 USD net yıllık ücretli izin alacağının 10,00 USD'sinin dava tarihi olan 23.06.2020 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 13.05.2022 tarihinden itibaren kamu bankalarınca 1 yıl vadeli döviz cinsi mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/3541, K. 2025/5642, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama