KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/3615 E., 2025/6765 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/527 E., 2025/123 K.
- Dava tarihi
- 11.01.2019
Karar Metni
901 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde 2012-2015 yılları arasında çalıştığını ve iş sözleşmesi işverence feshedildiğinden Türkiye'ye geri döndüğünü, son ücretinin net 3.250,00 USD olduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığa yabancı hukukun uygulanması gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, belirli süreli projelerde çalıştığından tazminata hak kazanmadığını, ücretin bordroda tahakkuk ettirilerek davacının banka hesabına ödendiğini, davacının alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli kararı ile; davacının hizmet süresinin 08.10.2013-26.10.2014 tarihleri arasında toplam 1 yıl, 18 gün olduğu, davacının unvanı, fiîlen yaptığı iş, tanık beyanları, emsal ücret miktarı, bordro ve bankaya yapılan ödemelere göre davacının 3.000,00 USD ücret aldığı, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı neden olmadan feshedildiği, tanık beyanlarına göre fazla çalışma yaptığı, dinî bayramlarda bir gün ve yılbaşında çalışmadığı, bunun dışındaki diğer ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığı, davacının iki haftada bir hafta tatili yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 06.06.2023 tarihli kararı ile; sadece çalışmanın yurt dışında olmasının uyuşmazlığa çalışılan ülke hukukunun uygulanması sonucunu doğurmayacağı, iş sözleşmesi konusunda hukuk seçimi imkânının iş sözleşmelerinin niteliği gereği ancak işçi lehine ve sınırlı olarak tanındığı, taraflarca hukuk seçiminde uygulanacak hukukun işçiyi koruyan hükümlerinden daha elverişsiz hükümler içermesi hâlinde mümkün olmadığı,
emsal kararlar nazara alındığında mevcut davada Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının yaptığı iş ve unvanı, işyerinin özellikleri, tanık beyanları ve dosyaya sunulan bordrolar birlikte değerlendirildiğinde davacı ücretinin son dönem net 3.000,00 USD olarak tespit edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacının fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını kanıtladığı, karşılığının tam olarak davalı tarafça ödenmemesi nedeniyle davacının bu alacaklara hak kazandığı, bu alacaklara uygulanan indirim oranının dosya kapsamına uygun olduğu,
mesai şeritlerinin gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.06.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraflar arasında 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 27/1 hükmü kapsamında hukuk seçimi anlaşması bulunduğu anlaşıldığından davacının uyuşmazlık konusu çalışma döneminde ... hukukunun uygulanması gerektiği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu talepler üzerinden, fesih tarihi olan 26.10.2014 tarihinden işbu dava tarihi olan 11.01.2019 tarihine kadar, fesih tarihinde yürürlükte bulunan ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinin 1. fıkrası çerçevesinde zamanaşımı süresinin her hâlde geçmiş olduğu ve dava konusu edilen taleplerin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı tarafın cevap dilekçesinde uyuşmazlığa 5-10 yıl zamanaşımı uygulanması gerektiğini belirttiğini, 2. Davalı işverence çalışmaya ilişkin belgelerin Türk hukukuna göre düzenlendiğini, dava konusu uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, 3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesi gerektiğini, davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacıdan tahsilinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, davanın süresinde açılıp açılmadığı ve yargılama giderine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidilmiştir.
Diğer taraftan gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin gerekse Dairemizin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davaların bir kısmında, benimsenen yeni görüş doğrultusunda yabancı hukukun uygulanması, davacı taraf aleyhine bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir.
Bu sebeple Dairenin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması nedeniyle ret kararı verilmesi hâlinde, bu ret sebebi ile davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta davacının davalı Şirkete ait yurt dışında bulunan işyerinde çalıştığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemecesince; bozma kararı doğrultusunda davaya konu uyuşmazlığın çözümünde ... Federasyonu İş Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanması suretiyle davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı anlaşılmakla davanın bu nedenle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dava tarihinin 11.01.2019 olması ve yabancı hukukun uygulanması nedeniyle ret kararı verilmiş olması karşısında, Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi hakkaniyete aykırıdır.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/3615, K. 2025/6765, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama