KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/3718 E., 2025/6401 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2335 E., 2024/2410 K.
- Dava tarihi
- 08.05.2018
- İlk derece mahkemesi
- ... 6. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/626 E., 2024/477 K.
Karar Metni
1.415 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan ... Endüstri Tesisleri İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ (... Şirketi) ile imzaladığı iş sözleşmesi kapsamında ...
Federasyonu'nda bulunan Yamal şantiyesinde çalıştığını, her iki davalı Şirket arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, davacı ile davalı işveren arasında Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) nezdinde iş sözleşmesi yapıldığını, söz konusu sözleşme ile çalışılan ülke mevzuatı gereği olarak ikinci bir sözleşmenin yapılabileceğinin öngörüldüğünü, bununla birlikte yapılan sözleşmede işçinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin olarak yapılan düzenleme gereği davacı işçinin ... mevzuatında lehine olan tüm hükümlerden ve imtiyazlardan faydalanacağı hususunda anlaşma sağlandığını, ...'ya gidildiğinde bir de Rusça sözleşme imzalandığını,
Rusça sözleşmede uygulanacak mevzuata ilişkin olarak gerek Türk, gerek ... mevzuatının sağladığı garanti ve tazminatların uygulanacağı hususunda anlaşma sağlandığını, sözleşmede ... mevzuatının uygulanacağı ve taraflar arasındaki sözleşmelerde yer almayan durumlarda ...
Federasyonu İş Hukuku kapsamında uyuşmazlığın çözülmesi gerektiğinin belirtildiğini, İŞKUR nezdinde yapılan iş sözleşmesi ile müvekkilinin saat ücretinin 4,25 USD olarak belirlendiğini ancak müvekkiline çalıştığı süre boyunca saat ücretinin %50 zamlı olarak 6,37 USD üzerinden ödendiğini, ...'da imzalanan sözleşmede "İşçi için çalışma ücretine eklenecek aylık olarak %80 tutarında bölge katsayısı belirlenmiştir." şeklinde düzenleme olduğunu, bu katsayının uygulanmadığını, ücretinin eksik ödendiğini, davacının haftanın 7 günü çalıştığını,
sonradan imzalanan sözleşme ile günlük 8 saat ve haftalık 45 saatlik sözleşmenin geçersiz sayılması gerektiğini, ... mevzuatında haftalık çalışma süresinin 40 saat olduğunu, davacıya fazla çalışma ücretinin ... mevzuatına göre ödenmediğini, fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin eksik ödendiğini, davacının ... ve Türk mevzuatına göre tatil olan tüm günlerde çalışmasına rağmen bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin işveren nezdinde vahta sistemi ile çalıştığını, müvekkilinin Uzak Kuzey Bölgesinde çalışması nedeni ile ayrıca 24 günlük ek yıllık izin hakkı bulunduğunu,
ancak davacıya ne 24 günlük ne de 28 günlük yıllık izin hakkının davalı işverence kullandırıldığını, bir ödeme de yapılmadığını, iş sözleşmesinin feshi ile birlikte davacıya kıdem tazminatı ödenmediğini, ihbar öneli kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıpranma tazminatı, manevi tazminat ile fark ücret, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yatak ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, yurt dışında çalıştığı iddia edilen işçinin, Türkiye'deki Şirketi ile bir bağının bulunup bulunmadığının anlaşılması için İŞKUR iş sözleşmesinin Mahkemece incelenmesi gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, fahiş ücretin kabul edilemeyeceğini, faiz türü ve başlangıcına ilişkin talepleri kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Endüstri Tesisleri İmalat ve Montaj AŞ (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacının çalıştığı projenin ... Sibirya'da kutup dairesi içerisinde bulunan Yamal Yarımadası'nda dünyanın sayılı doğalgaz kaynaklarından birinin işletilmesi için kurulan Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) tesisinin inşaatı olup tesisi işletecek şirketlerin ... ve ... olduğunu, tesisin anahtar teslimi işini Fransız ... ile .....
Şirketlerinin üstlendiğini, bu Şirketlerin tesisin önemli bir kısım inşaatını ... ( ......) ve ... Şirketlerinin adi ortaklık-joint venture şeklinde oluşturduğu ...'ye ihale ettiğini, ... ve ...
Şirketlerinin ayrı ve bağımsız şirketler olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, İŞKUR sözleşmesinin ...'da imzalandığı öne sürülen iş sözleşmesi ile bir ilişkisinin olmadığını, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun uyarınca yabancılık unsuru taşıyan sözleşmelerin Türk kamu düzenine aykırı hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, yargılamanın Türk hukuku gözetilerek yapılması gerektiğini, davacının taleplerinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli kaldırma kararı sonrasında yapılan yeni yargılamada dosya kapsamında yer alan bireysel iş sözleşmesi ve işçinin işini fiilen yaptığı yerin ... olduğu gözetilerek işbu davada ... iş hukukunun uygulanması gerektiği, davacının 22.09.2016-08.05.2017 tarihleri arasında 7 ay 6 gün hizmet süresinin bulunduğu, ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinde hak düşürücü sürenin 3 ay olarak belirlendiği ve davanın açıldığı tarih olan 08.05.2018 dikkate alındığında dava açılması için ön görülen hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392.
Maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin 03.07.2016 tarihli kanun değişikliği ile 3 aydan 1 yıla çıkartıldığı, iş sözleşmesinin fesih tarihinin 08.05.2017, dava tarihinin 05.08.2018 olduğu arabuluculukta geçen süre de dikkate alındığında alacakların 1 yıllık sürede talep edilmediği,
davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalıların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İstinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dava açılış ve diğer tarihlerin hatalı tespit edildiğini ve bu nedenle yanlış sonuca ulaşıldığını, dava dosyasında yer alan tevzi formundan da açıkça görüleceği üzere davanın 08.05.2018 tarihinde açıldığını, arabuluculuk süresi dâhil edilmese dâhi 1 yıllık süresinin son gününde davanın açıldığını,
2. ... hukukunda düzenlenen 1 yıllık kısa zamanaşımı süresinin olayda uygulanmasının kabulünün mümkün olmadığını,
3. Müvekkilinin ücretinin tespitinde açıkça yanılgıya düşüldüğünü,
4. Vahta izni ile yıllık ücretli iznin aynı olmadığını,
5. İşçinin fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının hatalı hesaplandığını,
6. Bazı işçilere ödenen yatak ücretinin müvekkiline ödenmediğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, ücret tespiti, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ve yatak ücretine ilişkindir.
Dava konusu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığının açıklığa kavuşturulması gereklidir.
... Federasyonu İş Kanunu'nun uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 392. maddesi; “Çalışan, hakkının ihlal edildiğini öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği günden itibaren üç ay içinde bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma hakkına sahiptir.
Çalışan, ücretlerin ve diğer ödemelerin ödenmemesi veya eksik ödenmesine ilişkin bireysel işçi ihtilaflarının çözümü için, işten çıkarılma nedeniyle ödenmesi gereken ücretlerin ve diğer ödemelerin yapılmaması veya eksik ödenmesi de dahil olmak üzere, bu tutarların ödenmesi için belirlenen tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurma hakkına sahiptir. (03.07.2016 tarihli Kanun ile değişiklik yürürlüğe girmiştir)
İşveren, çalışanın işletmeye verdiği zararın tazminine ilişkin uyuşmazlıklarda, zararın tespit edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye gitme hakkına sahiptir.
Bu maddede belirtilen sürelerin geçerli bir nedenle kaçırılması durumunda, bu süreler mahkeme tarafından tekrar başlatılabilir.” şeklindedir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının ... hukukuna tâbi çalışmasının sona erdiği tarihte yürürlükte olan ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi uyarınca uygulanması gereken zamanaşımı süresi bir yıldır. Buna göre talep edilen alacaklar bakımından 392. madde çerçevesinde değerlendirme yapılarak bir yıllık zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı belirlenmelidir.
Öte yandan, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Arabuluculuk sürecinin başlaması ve sürelere etkisi" kenar başlıklı 16. maddesi;
"(1) Arabuluculuk süreci, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru hâlinde, tarafların ilk toplantıya davet edilmeleri ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varılıp bu durumun bir tutanakla belgelendirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dava açılmasından sonra arabulucuya başvuru hâlinde ise bu süreç, mahkemenin tarafları arabuluculuğa davetinin taraflarca kabul edilmesi veya tarafların arabulucuya başvurma konusunda anlaşmaya vardıklarını duruşma dışında mahkemeye yazılı olarak beyan ettikleri ya da duruşmada bu beyanlarının tutanağa geçirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
(2) Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz." hükmünü içermektedir.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" kenar başlıklı 3/17 hükmü; "Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez." şeklindedir.
Somut uyuşmazlıkta Bölge Adliye Mahkemesince ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesindeki bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Davacının iş sözleşmesi 08.05.2017 tarihinde son bulmuş olup işbu dava 08.05.2018 tarihinde açılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince ise dava tarihinin 05.08.2018 olduğu kabul edilerek sonuca gidilmiştir.
Şu hâlde Bölge Adliye Mahkemesince; 08.05.2018 olan dava tarihi itibarıyla bir yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı alacakların sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren, iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı olmayan dönemsel alacakların ise her bir aya ait alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren bir yıllık sürenin geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı ve arabuluculuk sürecince duran sürenin de davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı def'i kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek dava zamanaşımının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/3718, K. 2025/6401, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama