KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/4106 E., 2025/7472 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/56 E., 2025/56 K.
Karar Metni
791 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 07.10.2015-20.03.2018 tarihleri arasında davalının yurt dışı şantiyesinde aşçıbaşı olarak net 3.000,00 USD ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haklı neden olmaksızın feshedildiğini, haftada 7 gün 05.00-23.00 saatleri arası çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasının devam ettiğini, ücretlerinin ödenmediğini, her yıl 1.000,00 USD ve bir aylık ücreti karşılığı iş bitimi primi verildiğini; ancak primlerinin de ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ve prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 2.093,02 USD ücret ile 07.10.2015-20.3.2018 tarihleri arasında ... şantiyesinde aşçıbaşı olarak çalıştığını, davacının fazla çalışmaları karşılığı belirlenen 900,00 USD fazla çalışma ücretlerinin kendisine ödendiğini, davacının primlerinin ödendiğini, davacıya 3.164,51 USD kıdem tazminatı, 2.930,23 USD ihbar tazminatı ödendiğini, hafta tatillerini kullandığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, davacıya 1.953,49 USD yıllık izin ve 2.111,29 USD prim ödemesi yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli kararı ile; davacının son aylık ücretinin banka kayıtları ile uyumlu özlük dosyasına göre net 2.093,02 USD olduğu, 3.164,51 USD kıdem tazminatı, 2.930,23 USD ihbar tazminatı tahakkukunun bulunduğu ve bu tutarların davacının hesabına ödendiği, ödenen tutarların mahsubu ile hesaplanan bakiye kıdem ve ihbar tazminatlarının hüküm altına alındığı, tanık anlatımlarına göre ara dinlenme süresinin düşülmesi ile davacının günlük 16 saat çalışmasının bulunduğu, buna göre haftada 59,5 saat fazla çalışma yaptığı, tanık anlatımlarına göre davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde ve hafta tatilinde de çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ...
Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 23.05.2023 tarihli kararı ile davalı işveren tarafından davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmayacak şekilde haklı nedenle feshedildiğine yönelik ispat külfetinin yerine getirilmediği, dinlenen tanık beyanları doğrultusunda davacının çalıştığı dönemde bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde fazla çalışma yaptığı, ancak karşılığının ödendiğinin davalı işverence ispatlanamadığı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı ile hafta tatili alacağı yönünden işyerinde bugünlerde çalışma yapıldığının tanık beyanlarıyla ispatlandığı,
tanık beyanları, emsal ücret araştırması ve işyeri kayıtları hep birlikte değerlendirildiğinde davacının ücret iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanları, yapılan işin niteliği, işyerinde çalışan aşçı sayısı ve yemek saatleri birlikte değerlendirildiğinde; davacının 05.00-18.00 saatleri arası çalıştığının kabulünün dosya kapsamına daha uygun düşeceği, hâl böyle olunca davacının 05.00-18.00 saatleri arasında çalıştığının kabulü ile fazla çalışma alacağının hesaplanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bordrodaki ücretlerin gerçeği yansıtmadığını, davacının son ücretinin 3.000,00 USD olduğunu,
b. Davacının 05.00-18.00 saatleri arasında çalıştığının kabulünün hatalı olduğunu, davacının çalışma saatinin 18.00'de bittiği dair dosya somut hiç bir delil bulunmadığını, tanık beyanları ile bu saatten sonra çalışmasının devam ettiğinin sabit olduğunu,
c. İndirim oranının yüksek olduğunu,
d. Davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin yüksek olduğunu beyan etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının fazla çalışma yapmadığını,
b. Davacının hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını ispat edemediğini, davacının Şirkette ...'deki ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmadığı gibi ...’ın kendi ülke bayramlarında dahi kanun gereği çalışma yapılmadığını,
c. Davacıya 2.111,29 USD prim ödemesi yapıldığını, fazlaya ilişkin prim alacağının reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışma alacağının ispatı noktasındadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4106, K. 2025/7472, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama