İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4286 K.2025/7839

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.

Esas2025/4286Karar2025/7839Tarih14 Ekim 2025Okuma5 dk · 1.007 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/4286 E., 2025/7839 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ekim 2025
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/210 E., 2025/498 K.
İlk derece mahkemesi
... 2. İş Mahkemesi
Sayısı
2023/73 E., 2024/243 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.007 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.

Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.10.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davacı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf adına gelen olmadı.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...

Barosuna bağlı avukat olarak çalışmakta olduğunu, davalının, müvekkilinin yanında 02.05.2014 tarihinden itibaren 2018 yılı Haziran ayına kadar ofis elemanı olarak çalıştığını, 2018 yılının Haziran ayından itibaren ofiste işleri aksatmaya başladığını, ayrıca davalının, müvekkillerinden gelen bilgi ve şikâyetlere göre kendisini ofis dışında avukat olarak tanıtmaya, başka bir avukatın kartını vererek iş almaya, davacının iş ve ofis sırlarını ifşa etmeye başladığını, bu durumu fark eden davacının davalıyı 25.09.2018 tarihinde ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılıktan dolayı işten çıkardığını,

davalının iş sözleşmesinin feshi üzerine işçilik alacaklarının tahsili davası açtığını, davalının davacının ofisinden ayrılırken kendisine iş için teslim edilen ve çıkarken bırakması söylenilen ofis demirbaşlarına kayıtlı dizüstü bilgisayarı ve davacının ofisine ait iki klasör dolusu yazılı evrakı ofisten alarak çıktığını, davalının davacının ofisinde kullanılan ve işten ayrılırken zimmetine geçirdiği bilgisayarda ve dosyalarda kayıtlı bulunan davacının müvekkillerinin özel bilgilerini ve hesaplarını davacıya karşı kullanmak ve başka üçüncü şahıslarla paylaşmak suretiyle davacının avukat olan ünvanını zedelediğini,

hizmet nedeniyle güveni kötüye kullandığını, davalı aleyhine hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan dava açıldığını, davalı tarafın davacının birçok müvekkilini etkileyerek gönderdiği azilnameler sonucu, bu kişileri bir başka avukata yönlendirdiğini belirterek maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde: davalının davacı aleyhine işçilik alacaklarının tahsili için dava açması sonrası davacı işveren avukatın işbu davayı açtığını, yani davacının davalı olduğu işçilik alacakları davasında aleyhine hükmedilecek tazminattan kurtulmak, bu tazminatı ödememek amacı ile işbu davayı açtığının kabulü gerektiğini, davalının davacı yanında 2011-2014 yılları arasında sigortasız, 2014-2018 yılları arasında ise sigortalı olmak üzere toplam 8 yıla yakın çalıştığını, işini aksattığı ve başka bir avukatın kartını iş ilişkisi devam ederken dağıttığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu,

davalının iş ilişkisi boyunca yalnız davacı avukatın kartını taşıdığını ve dağıtmakta olduğunu, davacının kendisine ve ofisine ait olduğunu iddia ettiği bilgisayarın davalıya ait olduğunu, ancak son derece iyiniyetli olarak faturasının vergiden düşebilsin diye davacı adına kestirildiğini, kendi ofisinde ıslak imzalı sözleşmelerini ve ibranamelerini ayrı bir klasör hâlinde değil, her biri ilgili dosyanın arasında olmak sureti ile saklamasına rağmen, davalının olmayan klasörleri almakla suçlamakta olduğunu, davalı müvekkilinin evinde yapılan aramada hiçbir şey bulunamadığını, davacıyı azleden tarafların tümünün kendilerine vekâlet vermediğini,

çeşitli avukatlara dağıldıklarını, ancak bu avukatlara karşı hiçbir itham ve şikâyette bulunmayan davacının bu hususta da iyiniyetli olmadığını, davacının, sadakat yükümlülüğü ihlal eden eylemleri ve paylaşılan sırların ne olduğunu açıklaması gerektiğini, davacının yaptığı şikâyet üzerine yapılan soruşturma ile savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, davacının iddialarının aksine maddi ve manevi olarak davalının zararlarının oluştuğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalının kendisine ait bilgisayarı aldığına dair beyanına karşı, söz konusu bilgisayarın davalıya ait olduğuna kanaat getirilmesi nedeniyle beraat kararı verildiği ve kesinleştiği, her ne kadar davacı taraf, müvekkilinin davalının yönlendirmesi sonucunda azledildiğini iddia etmiş ise de; davacının müvekkillerine karşı ...

Tüketici Mahkemesinde haksız azil nedeniyle uğradığı zararın tazmini için dava açtığı anlaşılmakla, söz konusu azillerin davalının yönlendirmesi sonucu olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı, davacı tarafın davalının kendisini tehdit ettiği ve 200.000,00 TL istediği yönündeki iddiasını da kanıtlayamadığı,

davacının tanık sıfatıyla dinlendiği ağır ceza mahkemesi beyanında söz konusu ibranameleri kendisinin vergi dairesine verdiğini beyan ettiği, bu hususta davacının vergi cezası kesinleşmiş ise de davacının kanuna aykırılık teşkil eden davranışı nedeniyle kesilen vergi cezasının mesuliyetinin davalıya yüklenemeyeceği, davacının, davalının hareketleri sonucu maddi ve manevi olarak zarara uğradığı hususunu da kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davaya konu eylemler nedeniyle davalı hakkında hırsızlık ve güveni kötüye kullanma suçlarından şikâyetçi olması üzerine,

davacı hakkında güveni kötüye kullanma suçundan açılan davada davacının beraat ettiği, kararın bölge adliye mahkemesi incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacının şikâyeti üzerine davalı hakkında dolandırıcılık suçundan başlatılan soruşturmada savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dosya kapsamından davacının maddi ve manevi tazminat talebinin kabulünü gerektirecek, somut ve yeterli delil bulunmadığı, tanık listesinde adı geçmeyen kişinin kamu tanığı olarak dinletilmesinin mümkün olmadığı,

Mahkemenin davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar vermesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, davalının işyerinden belgeleri davacıyı zarara uğratmak kastıyla aldığını, bu belgeleri vergi dairesine verdiğini, üzerinde durulması gereken hususun bu belgelerin işverenin onayı ve bilgisi dışında çalınarak ele geçirilmesi olduğunu, 2. Tanık dinletme taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, 3. Davalı tanık beyanlarının asılsız olduğunu, 4. Azilnameleri davalının yönlendirdiğini, davacının eski müvekkillerinin ifadelerinin bu durumun ispatı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; davacının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığı noktasındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4286, K. 2025/7839, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4286
Karar No
2025/7839
Tarih
14 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/4288 K.2025/6477
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/4288 K.2025/5924
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/4290 K.2025/13102
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/4290 K.2025/6480
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/4291 K.2025/5014
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/4291 K.2025/6479

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.