KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/4484 E., 2025/7512 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/571 E., 2024/183 K.
Karar Metni
1.235 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... Yatırım Tar. Pey. İnş. Tur. San. ve Tic. AŞ (... Yatırım AŞ) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılar nezdinde yurt dışında bulunan işyerinde makine mühendisi olarak çalıştığını, ücretinin 01.11.2008 tarihinden itibaren 5.000,00 USD olduğunu, 12.11.2009 tarihine kadar davalı Şirketlerin faaliyet gösterdiği Kazakistan'ın ... kentindeki şantiyelerinde aralıksız olarak çalışmaya devam ettiğini, aylık ücretinin devamlı eksik ödendiğini, sürekli fazla çalışma yapmak zorunda kaldığını, hafta tatili ve bayram tatillerinde çalıştırıldığını, ancak ücretlerinin ödenmediğini, bunun üzerine davalı işverenlere gönderdiği ihtarname ile alacakların ödenmesinin istendiğini,
ancak buna rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ödenmeyen ücret alacağı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Yatırım AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirketin işçisi olmadığından taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, zira müvekkili Şirketin davacının çalıştığını iddia ettiği inşaatları projesi ile bir ilgisinin bulunmadığını, ... Stadyum projesinde ise "çelik yapı ve çatı hareket mekanizması yapım işlerinin" imzalanan sözleşmeye göre diğer davalı Şirkete bırakıldığını ve sözleşmede, bu projede çalıştırılacak personelle ilgili müvekkili işverene husumet veya sorumluluk yüklenemeyeceğinin kararlaştırıldığını, delil olarak sunulan banka dekontlarında yer alan şirketin müvekkili Şirket olmadığını, davacının ücrete ve çalışma düzenine ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Taahhüt AŞ (... AŞ) vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirket nezdinde 17.11.2007 tarihinde teknik öğretmen olarak çalışmaya başladığını, ancak davacının diğer davalı nezdinde çalışmak istediğini bildirmesi üzerine işten ayrıldığını, tüm alacak ve hak edişlerinin eksiksiz olarak kendisine ödendiğini, davacının fazla çalışma yapmadığını, bayram ve genel taliller ile hafta tatillerinde çalışılmadığını, davacının iddialarının doğru olmayıp davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.11.2012 tarihli kararıyla. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtları ve toplanan sair delillere göre; davacı ile davalı ... AŞ arasında iş sözleşmesi imzalandığı ve davacının fiilî olarak çalışmaya başladığı, yine davalı ... AŞ ile ...
Yatırım AŞ arasında, Kazakistan ... şehrinde inşa edilecek stadyum inşaatına ilişkin sözleşme düzenlendiği ve buna göre istihdam edilen davacının talep konusu yaptığı işçilik alacaklarından her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, yaptığı işin niteliği ve eğitimi dikkate alındığında aylık 5.000,00 USD ücret aldığı iddiasının doğru olduğu, dosya içeriği ve Yargıtay emsal içtihatları dikkate alındığında günlük 3 haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığı, dosya içeriğine göre yıllık ücretli izne hak kazandığı ancak karşılığı ücretinin ödenmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Yatırım AŞ vekili temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 26.11.2013 tarihli ilâmı ile; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davacının SGK hizmet cetvelinde 17.11.2008-30.09.2008 tarihleri arasında çalıştığı işverenin kim olduğu ve davalı ... Yatırım AŞ ile bağlantısının saptanması gerektiği, ayrıca davacı vekilinin sunduğu ücret listesinde davacının çalıştığı belirtilen projelerinin davalı ... Yatırım AŞ'ye ait olup olmadığı ile davacının 2009 yılı Eylül, Ekim ve Kasım aylarında davalı Şirkete ait Türkiye'deki hangi işte çalıştığının davacıdan sorularak açıklığa kavuşturulması gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 8.12.2019 tarihli kararıyla; davacının bozma kararı doğrultusunda beyanının alındığı ve hizmet süresine ilişkin olarak belirtilen araştırmanın yapıldığı, toplanan delillere göre davacının 16.11.2007-12.11.2009 tarihleri arasında davalılar nezdinde çalıştığı gerekçesiyle bozma öncesi gerekçeler tekrar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
Yatırım AŞ vekili temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 08.12.2020 tarihli ilâmı ile; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, dosya içeriğine göre davacının Türkiye’ye döndükten sonraki dönem yönünden iddia ettiği çalışma olgusunu yeterli, inandırıcı ve somut delillerle ispatlayamadığı, yurt dışı giriş çıkış kayıtlarına göre, davacının en son 13.08.2009 tarihinde Türkiye’ye dönüş yaptığı, bu durumda hizmet süresinin 17.11.2007-13.08.2009 tarihleri arasında olduğu kabul edilerek dava konusu alacakların yeniden hesaplanması gerektiği, 01.09.2009 tarihinde davalı ...
Yatırım AŞ tarafından yapılan ücret ödemesinin de bu dönem çalışmasına ait olduğu kabulü ile mahsup edilmesi gerektiği, ayrıca bozmadan önce ödenen karar ve ilâm harcının bozmadan sonraki hükümde belirlenen harçtan mahsup edilmemesinin hatalı olduğu, Mahkemece dava konusu alacaklar hakkında tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu 24.03.2022 tarihli kararla; bozma ilâmı doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alındığı, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, bozma öncesi belirtilen gerekçelerle davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tanık beyanları ile sübut bulduğu ve bilirkişi raporu ile hesaplanan bu alacakların indirim yapılarak hüküm altına alınması gerektiği, ödenmeyen ücret alacağı ile yıllık ücretli izin alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı ... Yatırım AŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.05.2024 tarihli ilâmıyla, davalının diğer temyiz nedenlerinin reddine karar verildikten sonra ücret alacağından mahsubun hatalı yapıldığı ve hükmü temyiz eden davalı lehine vekâlet ücretinin hatalı belirlendiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozma kararında gösterilen 8.663,00 USD ücret ödemesinin bilirkişi raporundaki hesaplamaya dâhil edildiği, davacının 2017 yılı Kasım ayı ile 2019 yılı Ağustos ayı arasındaki dönemde toplam ücretinin 79.999,67 USD olduğu, davacıya bu tarihler arasında ödenen 36.283,00 USD ve 01.09.2009 tarihinde ödenen 8.663,00 USD olmak üzere toplam ödemenin 44.946,00 USD olacağı, bu itibarla davacının bakiye ücret alacağının (79.999,67-44.946,00 =) 35.053,67USD olduğunun anlaşıldığı belirtilerek ve bozma öncesi gerekçeler tekrar olunarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Yatırım AŞ vekili temyiz dilekçesinde;
1. Bozmaya aykırı şekilde eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, bozma kararında açıkça belirtilmesine rağmen 01.09.2009 tarihli ödeme tutarının hesaplanan toplam alacaktan mahsup edilmediğini,
2. Davacının müvekkili Şirket çalışanı olmadığını ve taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin asıl işveren olduğu iddiasının ispat edilemediğini, davacının çalıştığını iddia ettiği projelerin müvekkili Şirkete ait olmadığını, davanın müvekkili yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğin
3. Çalışma süresinin hatalı belirlendiğini, bozma sonrası alınan ek ve dayanağı bozma öncesinde alınan kök raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmadığını,
4. Dosyada davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık anlatımları dışında iddiaların ispatına yarar herhangi bir delil bulunmadığını, emsal ücret araştırması yapılmaksızın salt afaki davacı iddiaları doğrultusunda sonuca gidildiğini, aynı şekilde yurda giriş çıkış kayıtlarının incelenmediğini,
5. Davacının fazla çalışma yaptığı ve tatil günlerinde de çalıştığı iddiasının doğru olmadığını, davacının iddiasını husumetli tanık anlatımları dışında ispat edemediğini, tanıklanın menfaat birliği içinde olmaları nedeniyle beyanlarına itibar edilemeyeceğini,
6. Reddedilen alacak tutarına göre vekâlet ücretinin eksik ve hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; husumet ile fazla çalışma alacağının hesap yöntemi ve vekâlet ücreti konularına ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... Yatırım AŞ vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4484, K. 2025/7512, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama