KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/4827 E., 2025/5679 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1588 E., 2025/664 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 54. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/42 E., 2023/51 K.
Karar Metni
1.166 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Belediyenin iştirak şirketine bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Şirketin kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini; ancak eksik ödeme yapıldığını, ...
Sendikası ile 01.07.2019-30.06.2022 tarihleri arası dönemi kapsayan toplu iş sözleşmesi imzalandığını, toplu iş sözleşmesinde öngörülen zammın da yapılmadığını, bunlara bağlı olarak fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarının da eksik ödendiğini ileri sürerek ödenmeyen ücret farkı, ikramiye, fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili Belediyenin sorumluluğu olmayıp kendilerinin ihale makamı olduklarını, kadroya geçişin Belediyenin iştirak şirketine yapıldığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, alt işverende geçen çalışmalara ilişkin alacaklardan feragat edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, ücretlerin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı görüş yazısına uygun olarak ödendiğini, davacının bu ödemelere itirazı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin kadroya geçişi aşamasında işverenle imzalanan iş sözleşmesinde açıkça asgari ücretin %15 fazlasının ödeneceğinin kararlaştırıldığı, kadroya geçiş aşamasında işverenle imzalanan iş sözleşmesinde asgari ücretin belli bir oranda fazlasının ödeneceği kararlaştırılmışsa sözü edilen kuralın, her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağı, bu nedenle davacının ücretinin eksik ödendiğinin anlaşıldığı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve fazla çalışma ücretinin de toplu iş sözleşmesine göre eksik ödendiğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının hâlen çalışmaya devam ettiği ve yapılan ücret tespitinin ileriye etki edeceğinin anlaşılması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince kararın kesin olarak verilmesinin hatalı olduğu, davalı ... ile davacı arasında imzalanan 01.04.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin brüt asgari ücretin %15 fazlası olarak ödeneceğinin düzenlenmiş olduğu,
davalının iş sözleşmesinde kararlaştırıldığı şekilde davacının ücretinin eksiksiz ödediğini ispat edemediği, bu kapsamda davacının fark alacaklara hak kazandığının sabit olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Emsal dosyada iş sözleşmesinin 7. maddesinde öngörülen ücretin kadroya geçiş ücreti olarak kabul edildiği ve fark işçilik alacağı bulunmadığı tespiti yapıldığını, Bölge Adliye Mahkemesinin ücrete ilişkin itirazlarını reddetmesinin hatalı olduğunu,
b. Davacının ulusal bayram ve genel tatil alacağı, ikramiye alacağı, hafta tatili alacağı ve fazla çalışma alacağı taleplerinin de hukuki ve maddi dayanağı olmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. 696 sayılı KHK kapsamında müvekkili Şirkete geçişi yapılan çalışanlarla imzalanan iş sözleşmelerinde asgari ücrete oransal bir ekle belirlenen ücretin hiç şüphesiz o yılın asgari ücretini kapsadığını, bunun her yıl revize edilecek bir meblağ olarak değerlendirilmesinin davacı tarafın söz konusu durumu suistimalini ve kötüniyetini ortaya koyduğunu,
b. Kadroya geçen işçilerin asgari ücretle bağlarının koptuğu gerekçesiyle bu kapsamdaki işçilere her yıl başında sadece %4 oranında zam uygulanması gerektiğini, iş sözleşmelerinin toplu iş sözleşmelerine aykırı olamayacağını,
c. Temizlik personelinin 3 vardiya olarak haftalık 45 saatlik çalışma süresini geçmeden çalıştırıldığını, bu personele kesinlikle fazla çalışma yaptırılmadığını, fazla çalışma yapıldığı takdirde derhâl tahakkuk ettirildiğini ve ücretlere yansıtılarak ödendiğini, dosyaya sunulu bordrolardan ve banka kayıtlarından da anlaşılacağı üzere çalışana tüm ödemelerin yapıldığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 24. maddesi çerçevesinde sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler ile işveren arasında imzalanan iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükümlerinin doğru değerlendirilmesi son derece önemlidir.
Dairemiz uygulamasına göre kadroya geçiş sırasında düzenlenen iş sözleşmesinde ücretin sadece asgari ücretin belli bir oranda fazlası yahut geçiş öncesindeki hizmet alım sözleşmesinde öngörülen ücret veya bu ücretin katları olarak belirlenmesi hâlinde, bu ücretin işçinin kadroya geçiş aşamasındaki ilk (temel) ücreti olduğu, taraflar arasında sonraki dönemler yönünden işvereni ücret artışı yapmakla yükümlü kılan bir düzenleme olmadığı kabul edilmektedir.
Diğer taraftan iş sözleşmesinde ücretin her ay için asgari ücretin belli bir oranda fazlası şeklinde ödeneceğine yönelik hükümler ileriye etkili hükümler olarak değerlendirilmeli, bu hükümlerin sonraki dönemlere ilişkin ücret artışları yönünden işvereni bağlayacağı kabul edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı işçinin kadroya geçiş aşamasında işverenle imzalanan iş sözleşmesinin "Ücret" kenar başlıklı 7. maddesinde işçinin aylık ücreti; brüt asgari ücretin belli bir oran fazlası+ yol ve yemek olarak belirlenmiş olup asgari ücretin belli bir oranda fazlası dikkate alınarak belirlenen bu tutar davacının kadroya geçiş ücretidir. Mevcut iş sözleşmesi hükmü, sonraki dönem yönünden işvereni ileriye etkili şekilde bağlayan bir düzenleme olarak kabul edilemez. Bu sebeple hükme esas alınan bilirkişi raporunda 01.01.2019 tarihi (ve diğer dönemler) itibarıyla artan asgari ücrete iş sözleşmesinde yazılı oran uygulanarak yeniden ücret tespiti yapılması ve bu ücrete %4 oranında artış uygulanması isabetli değildir.
Davalı işverence davacının ilk ücreti, 2018 yılı asgari ücretinin iş sözleşmesindeki belli oranda fazlasına göre belirlendikten sonra toplu iş sözleşmesi gereği 2018 yılı birinci ve ikinci dönem ücret artışları uygulanmış ve 01.01.2019 tarihindeki %4 oranında ücret artışı da işçinin 31.12.2018 tarihinde almakta olduğu ücrete tatbik edilerek belirlenmiştir. İş sözleşmesinin 7. maddesinde, asgari ücretin belli bir oranda fazlası olarak öngörülen tutarın kadroya geçiş ücretinden ibaret olduğu; sözleşmede davacıya ileriye etkili şekilde, açıkça her ay veya her dönem geçerli asgari ücretin belli bir oranı seviyesinde ücret ödeneceğinin öngörülmediği dikkate alındığında; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki ücret tespiti hatalı olmuştur.
Şu hâlde; yukarıda belirtilen esaslara göre davacının ücreti tespit edilerek, varsa fark alacaklarının hüküm altına alınması gerekir. İş sözleşmesinde yer alan ücretin işçinin kadroya geçiş ücreti olduğu ve sonraki dönem yönünden işvereni bağlayıcı bir düzenleme içermediği göz önünde bulundurulmadan yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4827, K. 2025/5679, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama