KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/4890 E., 2025/6127 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/124 E., 2024/275 K.
- Dava tarihi
- 11.06.2017
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2008 yılından itibaren ve hâlen davalı Üniversiteye bağlı .... Fakültesinde hasta hizmetlisi olarak çalışmakta olduğunu, müvekkili her ne kadar kayıtlarda alt işveren işçisi olarak görünse de davalının kendi işçilerinin yaptığı işleri bu işçilerle birlikte yaptığını, yol ücretlerinin bir dönem verilmediğini, ücretlerinde indirime gidildiğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti, yol ücreti, ilave tediye ücreti, ayrımcılık tazminatı, ücret ve sosyal yardım farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının ücretinde indirime gidilmediğini, işçinin ücretinden zam yapılmasının yasal zorunluluk olmadığını, ücretindeki zam oranı %40 iken %35 oranında zam yapılarak ödeme yapıldığını, talep ettiği alacaklara hak kazanmadığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.01.2019 tarihli kararı ile; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinde yardımcı hizmetler sınıfından işlerin hizmet alımı suretiyle dışarıdan karşılanabileceğinin belirtildiği, asıl işin bir parçasının hizmet satın alınması suretiyle dışarıdan karşılanmasının mümkün olmadığı, hasta bakıcılık görevinin davalı Üniversiteye bağlı hastanenin asıl işinin bir parçası olduğu, bu alanda gereksinim duyulan personelin hizmet alımı suretiyle dışarıdan karşılanmasının mümkün olmadığı, bu uygulamanın personel temini anlamına geldiği, davalı Üniversite ile hizmet alımı gerçekleştirilen şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı ilişki olduğu ve davacının başından itibaren Üniversitenin çalışanı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 29.01.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin 15.02.2023 tarihli kararı ile; taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, yasal düzenlemeler dikkate alındığında davacının görevi kapsamına giren işlerin hizmet alımı yoluyla gördürülmesinin yasal olarak mümkün olduğu, davacının belirtilen hizmet alım sözleşmeleri kapsamında işe alındığı ve fiîlen yaptığı işin hizmet alımı kapsamında olduğu, davacının iş alım sözleşmesi dışında başka bir işte çalıştırıldığına dair bir bilgi de dosyada bulunmadığı,
bu durumda davalı Üniversite ile dava dışı işverenler arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu ve davacının ilave tediye ücretine hak kazandığının kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporlarında emsal işçilere göre ödenmesi gereken ücret ve sosyal haklar ile eşit işlem borcuna aykırılık tazminatı alacaklarının hesaplanmamasının hukuka aykırı olduğunu, 2. Müvekkilinin muvazaalı olarak alt işveren nezdinde çalıştırıldığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı ile hizmet alım sözleşmesi imzalayan dava dışı işverenler arasında muvazaalı ilişki olup olmadığı, buna bağlı olarak davacının davalının işçisi sayılıp sayılamayacağına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4890, K. 2025/6127, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama