KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5029 E., 2025/5600 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/486 E., 2025/74 K.
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı davalı ... Ürün Tek. ve Lab. Şb. Müd. (...) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02.06.2008 tarihinde iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden bildirilmeden feshedildiğini, temizlik şefi olarak çalıştığını, en son aylık ücretinin net 1.230,00 TL olduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, müvekkilinin ihale makamı olması nedeniyle alacaklarından sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Ltd. Şti. ve Ankel Ltd. Sti. ortak vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, diğer davalı ile aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, işçilerin baştan itibaren diğer davalı işçisi olarak çalıştıklarını, alacaklardan sorumlu olduğu düşünülecek olsa bile sadece çalıştırılan dönem ile sınırlı olarak alacağa hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.04.2022 tarihli kararı ile; bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden bildirilmeden feshedildiği, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin olduğu, davalı tarafından davacının yıllık izninin kullandırıldığına ya da ücretinin ödendiğine ilişkin delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 26.04.2022 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek davalı Ankel Şirketinin kıdem tazminatından kendi dönemi olan 01.01.2012-31.12.2012 tarihleri arasındaki süre ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı olarak sorumlu tutulması gerektiği, Mahkeme hükmünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde hangi davalı yönünden hüküm kurulduğunun açıkça belirtilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Daire bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden bildirilmeden feshedildiği, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin olduğu, davalı tarafından davacının yıllık izninin ödendiği ya da kullandırıldığına ilişkin delil sunulmadığı, davalı Ankel Şirketinin son alt işveren olmadığı ve alacaklardan kendi dönemiyle sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Diğer davalılar ile aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisinin olmadığını, müvekkilinin ihale makamı olması nedeniyle talep edilen alacaklardan sorumlu tutulamayacağını, 2. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Mahkemece hüküm altına alınan alacaklar yönünden davalıların sorumlu oldukları miktarların tespitine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5029, K. 2025/5600, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama