KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5109 E., 2025/6226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/835 E., 2025/1304 K.
- Dava tarihi
- 01.11.2022
- İlk derece mahkemesi
- Kırıkkale 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/326 E., 2023/316 K.
Karar Metni
930 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı İdareye bağlı yüzme havuzunda temizlik personeli olarak 18.11.2019 tarihinden itibaren çalıştığını, yüzme havuzunda seans saatlerinin 09.00-23.30 saatleri arasında olduğunu, davalı Kurumla ... Ticaret Kooperatif, Eğitim, Büro ve Güzel ...
Sendikası (Tez-Koop İş Sendikası) arasında 01.03.2019-28.02.2021 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi imzalandığını, sözleşme devam ederken işkolunun değiştiğini, değişiklik sonucu iki Sendika arasında yetki mücadelesine girildiğini, davalık olunduğunu, davacının hâlen geçerli olan toplu iş sözleşmesi hükümlerine tâbi olduğunu, pazartesi günü havuzun kapalı olduğunu, diğer günler de çalışma programına göre çalışıldığını, davacının toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak cumartesi ve pazar günleri çalıştırıldığını, davacının yemek ücretlerinin eksik ödendiğini ileri sürerek ücret ve sosyal yardım farkı, fazla çalışma ücreti,
yemek ücreti ve gece çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, toplu iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren yetki uyuşmazlığının devam ettiğini, bu bağlamda alınan görüşler doğrultusunda 2021 yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (Çerçeve Protokol) gereği işçilere yalnızca ücret zammının verildiğini, işyerinde 45 saati aşan çalışmaların yapılmadığını, yapıldığı takdirde Çerçeve Protokol'de belirtilen şekliyle ödeme yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği kadroya geçtiği, sendika üyesi olduğu, toplu iş sözleşmesinden yararlandığının anlaşıldığı, Çerçeve Protokol'ün "Yetki Uyuşmazlıkları Devam Eden İşyerleri" başlıklı 5. maddesinde "Yetki uyuşmazlık devam eden iş yerlerinde çalışan bu işçilere işbu 'Çerçeve Anlaşma Protokolü' ile belirlenen ücret zamları, avans niteliğinde uygulanır.
İmzalanacak olan toplu iş sözleşmesi farklarından mahsup edilir." düzenlemesi bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu Protokole göre davacının ücretinin belirlenerek ücret farkı, fazla çalışma farkı ve sosyal yardım alacaklarının hesaplandığı, İlk Derece Mahkemesi kararında hata olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ücret farkı ve sosyal yardım taleplerine ilişkin Mahkemece yapılan tespit ve değerlendirmelerin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye aykırı olduğunu, 2. Davacının fazla çalışma ücreti talepleri yönünden yapılan tespitlerin ve verilen kararın da usul ve kanuna aykırı olduğunu, 3. Müvekkili Kurum lehine vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı işçinin ücret ve sosyal yardım farkı ile fazla çalışma ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığına ve vekâlet ücretine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda davacı tanığı L.U; "Ben 08.00-17.00 saatleri arasında çalışırdım, davacı ise sadece pazartesi 08.00-17.00, diğer günler vardiyalı olarak çalışırdı. Öğlen 12.30-13.00 gibi gelirdi gece kapanana kadar çalışırdı, akşam 22.30-23.00 gibi çıkardı. Davacıya fazla mesai ödemeleri yapılmazdı. Biz cumartesi pazar günleri de sabah 08.00'den akşam 18.00'e kadar çalışırdık, ancak bunların da ödemesi yapılmazdı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının cumartesi günü için de çalışma süresinin 12.30-22.30 saatleri arasında olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Dosyaya davacının sunduğu çalışma programlarında, davalı işyerinde cumartesi çalışmasında davacı tanığının beyan ettiği şekilde 08.00'de başlama saati bulunmadığı gibi cumartesi günü en geç 19.30'a kadar çalışma yapıldığı görülmektedir.
Dosya kapsamındaki çalışma programları ile davacı tanığının beyanından davacının cumartesi çalışmasının 18.00'e kadar olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının cumartesi günü 18.00'e kadar çalıştığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanıp hüküm altına alınması gerekir.
3. Çerçeve Protokol'ün sosyal yardıma ilişkin düzenlemesi; "2020 yılında ilk defa imzalanan toplu iş sözleşmelerine dercedilen Birleştirilmiş Sosyal Yardım maddesi ile 2021 yılında ilk defa imzalanacak olan toplu iş sözleşmelerine dercedilecek olan Birleştirilmiş Sosyal Yardım; 350,00 TL/AY olarak belirlenmiştir. Bu ödeme 2021 yılı Kamu Çerçeve Anlaşma Protokolü ile belirlenen ücret zamları oranında ve ücretin zamlandığı tarih itibarıyla artırılarak ödenecektir." şeklindedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2021 Ocak ayı için ödenmesi gereken miktar 450,00 TL olarak alınmış ise de bu miktarın ne şekilde tespit edildiği açıklanmadığından bu hâliyle bilirkişi raporu denetime elverişli değildir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5109, K. 2025/6226, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama