KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5367 E., 2025/6130 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3878 E., 2025/702 K.
Karar Metni
1.092 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
Avukat ...
DAVA TARİHİ : 18.05.2017
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Genel Müdürlüğünde şoför olarak çalıştığını, 05.01.2015 tarihinde tüm haklarıyla davalı Kuruma devredilerek çalışmaya devam ettiğini, Belediye-İş Sendikası üyesi olduğunu, 15.05.2012-14.05.2014 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden yararlanmak için dayanışma aidatı dilekçesi verdiğini, sonra Hizmet-İş Sendikasına üye olduğunu, ...
Genel Müdürlüğü ile Hizmet-İş Sendikası arasında 15.05.2012-14.05.2014 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi imzalandığını, birçok işçinin işveren baskısıyla Hizmet-İş Sendikasına üye olduğunu, müvekkilinin Belediye-İş Sendikasından istifa etmediğini, davacı ve arkadaşlarının sürgüne gönderildiğini, kalifiye işçi olmalarına rağmen vasıfsız işçilerin işlerinin yaptırıldığını, mobbing (psikolojik baskı) uygulandığını, dayanışma aidatı ödediği hâlde toplu iş sözleşmesindeki zamların uygulanmadığını, bunun ilave tediye, ikramiye ve diğer alacaklarda fark oluşturduğunu, aynı kıdeme sahip işçiler arasında ciddi ücret farkı oluştuğunu,
eşit davranma ilkesine aykırı davranıldığını iddia ederek davacının yevmiyesine 15.05.2012- 14.05.2014 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinde belirtilen ücret zammı, kıdem zammı ve taban ücretin uygulanması gerektiğinin tespiti ile ve ücret farkı, ilave tediye farkı ve akdi ikramiye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının ... Genel Müdürlüğü nezdinde çalışırken 16.10.2014 tarihli kararla naklen Belediyeye atandığını, hâlen çalıştığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, nakil öncesi alacaklardan sorumluluklarının bulunmadığını, davacının toplu iş sözleşme imza tarihinde sendika üyesi olmadığını, başlangıçtan itibaren yararlanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ankara 23. İş Mahkemesinin 17.10.2023 tarihli kararı ile; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararında toplu iş sözleşmesi hükümlerinin yeni toplu iş sözleşmesine tâbi olana kadar geçerli olduğu belirtilmiş ve buna göre örnek hesaplama yapılmış ise de iş hukukunun genel ilkeleri ve yerleşik Yargıtay içtihatları göz önünde bulundurulduğunda davacının daha yüksek oranlı bir toplu iş sözleşmesine tâbi iken kendi iradesi dışında yazılı bir onayı da alınmaksızın devir işleminin yapıldığı ve bu toplu iş sözleşmesi hükümleri incelendiğinde kararlaştırılmış olan ücret zam oranlarının daha düşük olduğu,
işçinin yazılı rızası olmadan ücretinin düşürülemeyeceği, buna rağmen önceki toplu iş sözleşmesi hükümlerinin geçersiz sayılıp yeni tâbi olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre zamsız ücret üzerinden yapılan hesaplamanın iş hukukunun işçiyi koruyan hükümlerine aykırı olduğu, buna göre davacının yevmiyesine 15.05.2012-14.05.2014 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinde belirtilen ücret zammı, kıdem zammı ve taban ücretin uygulanması gerektiğinin tespitiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Ankara 23. İş Mahkemesinin 17.10.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 14.03.2024 tarihli kararı ile; davacının 06.01.2015 tarihinde 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun'un 12. maddesi ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na eklenen geçici madde kapsamında, ...
Genel Müdürlüğünden davalı ...
Başkanlığına nakledildiği, davacının çalıştığı işyerlerinde dava konusu dönemde/dönemlerde toplu iş sözleşmesi tarafı olan sendikanın Hizmet İş Sendikası olduğu ve davacının toplu iş sözleşmesi imza ve yürürlük tarihlerinde taraf Sendikaya üyeliğinin 11.04.2014 tarihinde başladığı, davacının taraf Sendikaya üyeliği öncesinde, toplu iş sözleşmelerinden dayanışma aidatı ödeyerek yararlandığı, 14.06.2013 tarihinde imzalanan 15.05.2012-14.05.2014 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden dayanışma aidatı ödeyerek yararlanma talebi, toplu iş sözleşmesinin imza tarihinden üç gün sonra yani 17.06.2013 tarihinde dava dışı ...
Genel Müdürlüğüne bildirildiğinden, davacının söz konusu bu toplu iş sözleşmesinden 17.06.2013 tarihinden itibaren yararlanabileceği, davacının, tarafları Hizmet İş Sendikası ile dava dışı ...
Genel Müdürlüğü olan 11.03.2014 tarihinde imzalanan 15.05.2014-14.02.2016 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden, davacının toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi Sendikasına 11.04.2014 tarihinde üye olması ve üyeliğinin işverene toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girmeden önce bildirilmesi hususları gözetildiğinde, 15.05.2014 (toplu iş sözleşmesi yürürlük başlangıç tarihi) tarihinden itibaren yararlanması gerektiği;
davacının, davalının tarafı olduğu 17.02.2014 tarihinde imzalanan ve 15.02.2014- 14.02.2016 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden davalıya ait işyerine nakledildiği 06.01.2015 tarihinden yararlanabileceği, 24.06.2016 tarihinde imzalanan 15.02.2016-14.02.2019 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden 15.02.2016 (toplu iş sözleşmesi yürürlük başlangıç tarihi) tarihinden itibaren yararlanması gerektiği, devir nedeniyle davalının talep edilen alacaklardan kendi dönemi ile yani 21.10.2014-14.05.2017 tarihleri arasındaki dönem yönünden sorumlu olması gerektiği, İlk Derece Mahkemesince 06.03.2023 tarihli,
ikinci bilirkişi birinci ek raporunda hesaplanan brüt 7.761,78 TL ücret farkı, brüt 808,38TL ilave tediye farkı ve brüt 1.551,90 TL akdi ikramiye farkı alacağının hüküm altına alınması gerekirken daha fazla alacağın hüküm altına alınmasının ve ücret alacağı ile ikramiye alacağının faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b(2) hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; somut olayda davacının, davalının tarafı olduğu 17.02.2014 imza tarihli ve 15.02.2014-14.02.2016 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağı, 24.06.2016 imza tarihli ve 15.02.2016-14.02.2019 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden ise ancak sözleşmenin imza tarihi olan 24.06.2016 tarihinden itibaren yararlanabileceğinin kabulü gerektiği; ayrıca dava konusu alacak kalemlerinin, davacının istinaf ve temyiz etmemesi nedeniyle davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ek rapor aldırılarak davacının 15.02.2016-14.02.2019 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden sözleşmenin imza tarihi olan 24.06.2016 tarihinden itibaren yararlanabileceği kabul edilerek yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İstinaf dilekçesinde ayrıntılı ve gerekçeli olarak açıklanan istinaf nedenlerinin tek tek ele alınarak incelenmesi ve cevaplandırılması gerekirken istinaf sebeplerinin cevapsız bırakıldığını, 2. Dosyanın ve istinaf dilekçesinin tekrar incelenmesi hâlinde temyiz talebinde haklı olduklarının anlaşılacağını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı Belediyeye devredildiği 05.01.2015 tarihi ve sonrasında yararlanacağı toplu iş sözleşmesinin tespiti ile buna göre dava konusu alacakların hesabına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5367, K. 2025/6130, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama