KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5486 E., 2025/6599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/712 E., 2025/728 K.
- Dava tarihi
- 18.04.2024
- İlk derece mahkemesi
- Denizli 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/107 E., 2025/26 K.
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Sendika tarafından tek taraflı alınan karar neticesinde uygulamaya konulan grevin başlangıç tarihi itibarıyla 4 birim işyerinde toplam 2298 işçi çalışmakta olup (tüm birimlerde toplam 3.101 çalışan), grev çağrısına 168 işçi hariç işçiler tarafından destek verilmediğini ve davacı Şirketin üretimini ve iş akışını etkilemeyen etkisiz bir grevin kağıt üstünde devam etmekte olduğunu, Sendikanın yetki tespit başvuru tarihi olan 30.7.2021 tarihindeki üye sayısının,
huzurdaki davanın açıldığı tarihe kadar olan süreçte sendika üyesi işçilerin ciddi oranda üyelikten ayrıldığının resmî kayıtlardan da tespit edileceğini, hâliyle bu düzeyde üye kaybı olan, faydasız ve etkisiz bir grevi icra eden sendikanın uygulamadaki grevinin sona erdirilmesi ile işçiler üzerinde temsil yetkisini kaybeden sendikanın da yetki belgesinin geçersizliğine karar verilmesi gerektiğini, greve katılan işçilerin, toplam çalışan sayısına oranı yaklaşık %5 olup bu durumda işyerindeki işçiler adına hareket etme gücünü yitiren bir sendikanın grev gibi önemli bir hakkı sürdürmesine izin verilmediğini,
buradan hareketle işçileri temsil yeteneğini yitirdiği için en büyük silahı olan grevi uygulama şansını ve olanağını yitiren bir sendikasının yetki belgesinin de geçersiz olacağını, çalışanların ezici bir çoğunluğunun greve ve sendikaya katılmayarak üretime ve işine devam ettiğini, üretimin normal seyrinde devam ettiğine dair rapor ve belgeler bulunduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 75. maddesi uyarınca faydasız ve etkisiz grevin sonlandırılmasına,
davalı Sendikanın yetkisini kaybettiğinin tespiti ile yetki belgesinin geçersizliğine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; işveren yetkilileri tarafından işçilerin bir kenara çekilip telefonlarından e-Devlet kayıtlarına girmeye zorlandıklarını ve üyelikleri kontrol edilerek işten atılma tehdidi ile istifalarının korkutma ile sağlandığını, kaldı ki tüm bu irade fesadı hâllerine rağmen davalı Sendikanın üye sayısı iddia edildiği gibi 3/4 oranında azalmasının söz konusu olmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Sendikanın üye sayısında özellikle grevin uygulanmaya başladığı 07.03.2024 tarihinden itibaren ciddi oranda bir düşüş olduğu görülmekte ise de üye sayısındaki azalma oranının 3/4 veya %75’lik orana ulaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde belirttiği ve istinaf dilekçesinde tekrarladığı sebepleri ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, grevin sonlandırılması ile yetki belgesinin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5486, K. 2025/6599, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama