KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5493 E., 2025/7104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/391 E., 2025/871 K.
- Dava tarihi
- 29.12.2017
- İlk derece mahkemesi
- ... 5. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/83 E., 2024/516 K.
Karar Metni
1.055 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... Genel Müdürlüğü (... Genel Müdürlüğü) nezdinde 18.07.2012 tarihinden itibaren aralıksız olarak hat şoförü olarak çalıştığını, ... 3. İş Mahkemesinin 2015/609 Esas, 2016/387 Karar sayılı kararı ile davacının Kurum kayıtlarında işvereni olarak görünen dava dışı ... Genel Hizmet Otopark Özel Eğitim İtfaiye ve Sağlık Hizmetleri Tic. AŞ (...
Şirketi) ile davalı İdare arasındaki muvazaa olgusunun kabul edildiğini ve baştan beri davalı Kurumun işçisi sayılması gerektiğine karar verildiğini, davacının davalı İdare ile toplu iş sözleşmesi imzalayan ... Sendikasına 23.02.2014 tarihinde üye olduğunu, üyeliğinin ... Şirketi tarafından davalı İdareye 02.07.2014 tarihinde bildirildiğini, üyelik durumuna göre davacının ...
Sendikası ile davalı İdare arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden faydalandırılması gerektiğini, aynı işi yapan kadrolu işçilerden daha düşük ücretle çalıştırıldığını, sosyal haklarının eksik ödendiğini veya hiç ödenmediğini ileri sürerek ücret farkı, fazla çalışma, genel tatil, gece çalışma ücreti, kıdemli işçiliği teşvik primi, bayram, giyim, temizlik, yemek ve yakacak yardımı, akıllı kart ve sürücü kartı primi ile ilave tediye ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacak kalemlerinin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, davacının ihale ile hizmet alım sözleşmesi üstlenen dava dışı ... Şirketi işçisi olarak çalışması nedeniyle husumet itirazında bulunduklarını, davanın ... Şirketine ihbar edilmesi gerektiğini, davacının aynı alacak kalemleri için ...
3. İş Mahkemesinin 2015/609 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, bu davada verilen kararın kesin hüküm teşkil ettiğini, davacının ücret ve eklerinin, tüm hizmet süresi boyunca ve hâlen ... Şirketi ile Genel İş Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ödendiğini, davacının taleplerinin aynı anda iki farklı toplu iş sözleşmesinden faydalanmaya yönelik olduğunu, ...
3. İş Mahkemesinin 2015/609 sayılı dosyasında yapılan muvazaa tespitine dayanılamayacağını, müvekkili İdare ile dava dışı ...
Şirketi arasında hukuki ve ekonomik yönden herhangi bir bağlantı bulunmadığından muvazaadan bahsedilemeyeceğini, müvekkili İdare konumundaki kuruluşların asıl işlerini de ihale yoluyla üçüncü kişilere gördürebileceğini, norm – kadro sayısı incelemesine göre çalışan personelin mevcut ihtiyacı karşılamadığının tespit edildiğini, bu nedenle personel ihtiyacının usulüne uygun şekilde ihale ile karşılandığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.02.2023
tarihli kaldırma kararı üzerine, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... Genel Müdürlüğü ve dava dışı ... Şirketi arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğu, davalı tarafından davaya konu taleplerin ...
3. İş Mahkemesinin 2015/609 Esas sayılı dosyasında reddedildiğini de belirterek husumet itirazında bulunmuş ise de, talep edilen alacakların mahiyeti ve dönemleri ile keza uygulanması gereken toplu iş sözleşmesi değerlendirildiğinde kesin hüküm iddiasının yerinde olmadığı, dava konusu döneme ilişkin alacakların daha evvel talep edilmediği, husumet itirazına da değer verilemeyeceği, davacının ... Sendikasına üyeliğinin gerçek işveren olduğu tespit edilen ...
Genel Müdürlüğü'ne 02.07.2014 tarihinde bildirildiği, davacının aynı anda iki toplu iş sözleşmesinden birden faydalanması mümkün olmadığından, davacının ücret ve eklerinin ... Sendikası ile imzalanan toplu iş sözleşmesine göre hesaplanıp, bordrolarda ödendiği görünen ücret ve ücret eklerinin mahsup edilerek sonuca gidildiği, ilave tediye ücreti yönünden, zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi olan 29.12.2012 tarihinden ...
3. İş Mahkemesinin 2015/609 Esas sayılı davasının harçlandırıldığı 02.10.2013 tarihine kadar kesin hüküm nedeniyle yapılacak hesaplama bulunmadığı, 02.10.2013 tarihi ve sonrasına ilişkin olarak ise davacının ... Sendikası üyeliği ile ...
Genel Müdürlüğünün taraf olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmaya başladığı 07/2014 tarihinden sonra da yıllık 112 yevmiye tutarında ikramiye almasına rağmen taleple bağlı kalınarak sadece ilave tediye alacağına denk gelecek şekilde 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun (6772 sayılı Kanun) kapsamında tediye edilen tarihlerdeki günlük ücret farkı seviyesinden fark hesaplamasının yapıldığı,
kıdemli işçiliği teşvik primi talebinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkili İdare ile ... Şirketi arasındaki ilişkinin muvazaalı olmadığını,
2. Taraf işçi sendikasınca davacının üyeliğinin müvekkili İdareye bildirilmediğinden davacının toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanmasının mümkün olmadığını,
3. Davacının ... Sendikası üyeliğinin geçerli olmadığını,
4. Toplu iş sözleşmesinin tekliği ilkesi uyarınca davacının müvekkili İdarenin imzaladığı toplu iş sözleşmesinden yararlanmasının mümkün olmadığını,
5. Davacının hem ... Şirketi tarafından imzalanan toplu iş sözleşmesinden hem de davalı İdarenin imzaladığı toplu iş sözleşmesinden yararlanma yönündeki talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzenince korunmadığını, davanın reddi gerektiğini,
6. Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı olduğunu, fazla çalışma ücreti hesabında, 2017 yılı Ocak ayı bordrosunda 9 saat tahakkuk olmasına rağmen bu ay için 40 saat fazla çalışma ücreti hesaplandığını, yine temizlik, giyim, gece çalışma ve ilave tediye alacaklarının hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasında, davalı İdare ile dava dışı ... Şirketi arasında muvazaalı ilişki bulunup bulunmadığı, davacının ... Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı bulunup bulunmadığı ile fazla çalışma ücreti dâhil dava konusu alacak kalemlerinin hesap yöntemi hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının ... Sendikası ile ... Genel Müdürlüğü arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi hükümleri ve puantaj kayıtlarından hareketle fark fazla çalışma ücreti hesaplanmış ise de yapılan hesaplamanın hatalı olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında bulunan 01.01.2017-31.01.2017 tarihleri arasındaki döneme ilişkin aylık puantaj formunda, davacıya ait sütunda davacının 9 saat fazla çalışma yaptığı belirtilmesine rağmen, bu ay için 40 saat fazla çalışma ücreti hesaplanması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5493, K. 2025/7104, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama