KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5574 E., 2025/9127 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1431 E., 2025/1633 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 45. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/286 E., 2024/121 K.
Karar Metni
1.442 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... Madencilik AŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davalı ... Madencilik AŞ vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.11.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalılar vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait ...'da bulunan altın madeni şantiyesinde formen sıfatı ile 17.07.2017 tarihinde fiilen işe başladığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, haftanın 7 günü 06.00-18.00 arasında çalıştığını, ilaveten 22.00-23. 00... .00-01.00 saatleri arası ve haricinde çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, son ücretinin net 3.500,00 USD olduğunu belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ikramiye, yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, husumet itirazında bulunduklarını, davacının ... şirketinde 23.07.2017-30.07.2019 tarihleri arasında 2.750,00 USD ücretle çalıştığını, ... yurt dışı şantiyesinde formen olarak çalıştığını, fesihten sonra 10.500,00 USD ücret ödemesi yapıldığını, fazla çalışmanın Türkiye'de serbest zaman olarak kullanıldığını, 6 hafta çalışılıp 2 hafta dinlenildiğini, tatillerde çalışması olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı nezdinde 22.07.2017-30.07.2019 tarihleri arasında net 3.500,00 USD ücretle çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiği, davalı tarafça iş sözleşmesinin feshinden sonra davacıya ödeme yapıldığı ve yapılan ödemeler dikkate alındığında davacının ödenmeyen bakiye kıdem ve ihbar tazminatı alacağının bulunmadığı,
davacının yaptığı işin niteliği, davalının faaliyet alanı,davacının talebi ve tanık beyanları dikkate alındığında davacının haftanın 7 günü 06.00-18.00 saatleri arasında ve akşamları 22.00-23.00 saatleri arası 1 saat ve 00.00-01.00 saatleri arasında 1 saat olmak üzere toplam 14 saat çalıştığı, 1,5 saat dinlendiği ve haftalık 35 saat fazla çalışma yaptığı, davacının 6 hafta tatili gününde çalıştığı ve 2 hafta toplu izin şeklinde hafta tatili iznini kullandığı, davacının yurt dışında olduğu döneme denk gelen ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, davalı ...
Madencilik Şirketinin diğer davalı ... AŞ bünyesinde şirket ise de madencilik faaliyetlerinin davalı ... Madencilik AŞ tarafından yerine getirildiği, ... AŞ'nin madencilik faaliyetinde bizzat yer almadığından, bu nedenle bu davalı aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... AŞ bakımından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... Mad. AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının hak ettiği tespit edilen kıdem ve ihbar tazminatının davalı işveren tarafından ödendiği kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddinin yerinde olduğu, Mahkemenin çalışma gün ve saatlerine dair kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, davacının yurtta bulunduğu yıllık izin süresini aşan sürelerin de hafta tatili süresinden mahsubunun mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı ... Madencilik AŞ vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Madencilik AŞ vekili temyiz dilekçesinde; 1. Husumet itirazında bulunduklarını, 2.Davacının Türkiye'de geçirdiği sürelere ilişkin ödenen miktarların alacaklardan mahsup edilmesi gerektiğini, 3. Davacı ile menfaat birliği içindeki tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, 4. İndirimin yetersiz olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davacının aylık ücret miktarı, iş sözleşmesinin feshi, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile indirim oranı ve vekâlet ücreti noktalarındadır.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımnî olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada, davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... Madencilik AŞ vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazı kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Aynı ispat kuralları hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları için de geçerlidir.
Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatında salt davacı ile menfaat birliği içinde bulunan veya işverene karşı davası bulunan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte başkaca delil ya da olgularla desteklenen bu tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacakların varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir.
Somut uyuşmazlıkta davacının tanık beyanlarına göre haftanın 7 günü 06.00-18.00 saatleri arası ve gece 22.00-23. 00... .00-01.00 saatleri arasında çalıştığı, buna göre haftalık 35 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda, dosya içerisinde işyerindeki çalışma düzenini gösterir işyeri kayıtları bulunmadığından, davacının fazla çalışmalarının davacı tanık beyanlarına göre kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı dava dilekçesinde haftanın 7 günü 06.00-18.00 saatleri dışında hergün 22.00-23. 00... .00-01.00 saatleri arasında çalıştığını ileri sürmüştür.
Davacının 18.00'den sonrasına ilişkin çalıştığı iddiası konusunda tanıklarından biri haftanın 5 günü günde 3 veya 4 saat çalıştığını belirtmiştir. Bir tanık hergün 2 saatlik ek mesai yaptığnı diğer bir tanık ise "gece 00.00-01.00 gibi sahaya iner, yaklaşık 2 saat kadar kalırdı" şeklinde beyanda bulunmuştur. Görüldüğü gibi tanık anlatımları arasında tutarsızlık bulunduğu gibi davacının iddiası da tam olarak doğrulanmamıştır.
Dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanları ve yapılan işin niteliği dikkate alındığında; davacının haftanın 7 günü 06.00-18.00 saatleri arasında çalıştığının kabulünün dosya kapsamına daha uygun düşeceği anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca davacının haftanın 7 günü 06.00-18.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek fazla çalışma alacağının hesaplanması gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Davalı ... Madencilik AŞ yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
DEĞİŞİKGEREKÇE
Uyuşmazlık konusu; davacının günlük 06.00-18.00 saatleri haricinde fazla çalışma yapıp yapmadığına ilişkindir.
Dinlenen her üç tanık da davacının normal çalışma saatleri olan 06.00-18.00 saatleri haricinde çalıştığını, hemen her gün ayrıca 2 saat kadar daha fazla çalışma yaptığını ifade etmişlerdir. Tanıkların beyanları birbirleriyle tutarlı olup bu beyanlara itibar edilmesi gerekir. Tanık beyanları, davacının görevi itibarıyla çalışma şekline de uygun düşmektedir. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince verilen karar ve Bölge Adliye Mahkemesinin başvurunun esastan reddi kararı, tanık beyanları ve mevcut delil durumuna göre dosya kapsamına uygun olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan Saygıdeğer Çoğunluğun bozma yönündeki kararına katılmamaktayım.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5574, K. 2025/9127, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama