KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5592 E., 2025/6071 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1264 E., 2025/1679 K.
- Dava tarihi
- 26.04.2024
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 81. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/293 E., 2025/103 K.
Karar Metni
1.012 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.
Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır.
Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olup Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Buna göre Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmayan davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.
Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait 3. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğünde elektronik teknisyeni olarak çalıştığını, sendika üyesi olduğunu, toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalandığını, davacının yaptığı işin Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkındaki Yönetmelik (Yönetmelik) kapsamında olduğunu, günde 7,5 saati aşmayacak şekilde çalıştırılması gerekirken davacının 8,5 saat çalıştırıldığını, yarım saat çay molaları düşüldükten sonra günde yarım saat fazla çalışması olduğunu,
toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca davacının kısa çalışma primine hak kazandığını ve fazla çalışma ücretlerinin %80 zamlı ödenmesi gerektiğini, ödenmeyen fazla çalışma ve kısa çalışma primi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, Yönetmelik kapsamında yer alan işlerin yapıldığı fabrika/atölyelerdeki çalışma ortamının tehlikeli olduğu ve bu ortamda bulunmak suretiyle söz konusu risklere maruz kaldıklarını beyan eden fakat bu işlerde bilfiil çalışmayan işçilerin, 7,5 saatlik çalışma kapsamına alınmasının ve kısa çalışma primi ödenmesinin uygun olmadığını, davacının eksik ödenen bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, işyerinde kurşun alaşımlı lehim kullanarak yaptığı lehimleme işinin Yönetmelik kapsamında olduğu kanaatine varıldığı, ücret bordroları ile puantaj cetvellerinde davacının aylık normal çalışma süresi (fiilî çalışma süresi) kayıtlı olup bu süreden aylık fazla çalışma süreleri tenzil edilerek kısa çalışma primine esas fiilî çalışma süresinin tespit edildiği, ücret bordrolarından aylık saat ücretleri, puantaj kayıtlarından ise 8,5 saat çalıştığı günler tespit edilerek,
fiilî olarak günlük 8,5 saat kapsamında çalıştığı günlere ilişkin yarım saat çay molası düşüldükten sonra günde yarım saat üzerinden fazla çalışması karşılığı % 80 zamlı olarak hesaplama yapıldığı, ayrıca günlük yarım saatlik çalışma süreleri için verimliliği teşvik primi ödemesi söz konusu olamayacağından, davacının fazla çalışma süresine isabet eden saatler için ödenen verimliliği teşvik priminin fazla çalışma ücretinden mahsup edildiği, kısa çalışma prim alacağı yönünden toplu iş sözleşmelerinde ayrı bir ödeme günü belirlenmediği gözetilerek arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faiz başlatıldığı,
fazla çalışma ücreti yönünden ise 08.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen temerrüt tarihlerinden itibaren faiz başlatılacağından bilirkişi raporunun kararın eki yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşif ve sonrasında verilen heyet raporundan dava konusu edilen işin günde azami 7,5 saat çalışılması gereken işler kapsamında olduğunun anlaşıldığı, bu bağlamda İlk Derece Mahkemesi kabulünün yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davanın zamanaşımı veya hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini,
b. Davacının alacakları belirlenebilir nitelikte olduğundan belirsiz veya kısmi dava açılamayacağını,
c. Davacının yaptığı iş itibarıyla Yönetmelik kapsamında bulunmadığını,
d. Davacının dava açmadan önce itirazını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yapması yerine dava açma yoluna gitmesinin hatalı olduğunu,
e. Davacının haftalık 45 saati aşan çalışması olmadığından fazla çalışması bulunmadığını,
f. Müvekkili Bakanlık tarafından toplu iş sözleşmesi, mevzuat ve emirlere uygun işlem tesis edildiğinden davanın reddi gerektiğini,
g. Hükmedilen alacak miktarları, faiz türü ve faiz başlangıç tarihinin doğru olmadığını,
h. İdarenin yaptığı işlemleri kanuna uygun olarak gerçekleştirmesine rağmen, savunmaya dayanak olarak sunulan belgeler dikkate alınmadan aksi yönde değerlendirme yapılarak davanın kabulünün hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davacı vekilinin temyiz dilekçesi reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma ücretine ve kısa çalışma prim alacağına hak kazanıp kazanmadığına, alacakların hesaplanması ve hükmedilen faize ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan bilirkişi raporundan davacının fiilî olarak yaptığı iş nedeniyle aktif olarak süreklilik arz edecek şekilde kalay ve kurşuna maruz kalıp kalmadığı anlaşılamamaktadır.
Mahkemece makine mühendisi, elektrik mühendisi, iç hastalıkları uzmanı ve iş güvenliği uzmanından oluşacak bilirkişi heyeti ile mahallinde keşif yapılmak suretiyle, davacının çalışmakta olduğu davalıya ait 3. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğünde elektronikçi sıfatını haiz işçilerin bizzat yaptıkları fiilî işler belirlenerek (örneğin montaj ve bakım onarım işlemi mi, kart onarım atölyesinde aktif olarak sürekli çalışma mı, sevk ve idare mi), davacının fiilen yaptığı işin lehim işlemi yoğunluğunda gerçekleşen işlerden olup olmadığı,
maruziyet oranı ile süreklilik arz edip etmediği hususlarının tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi ile sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre karar verilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı Tarafın Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
B. Davalı Tarafın Temyizi Yönünden
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5592, K. 2025/6071, 8 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama