KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5696 E., 2025/7265 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2437 E., 2025/495 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 9. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/202 E., 2024/263 K.
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasına ilişkin yargılamanın iadesi talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı yargılamanın iadesini talep eden davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Somut olayda; davacı işçinin hizmet süresi, yargılamanın iadesini talep eden davalı işverence iddia edilen ücret tutarı, bilirkişi raporundaki hesaplama ve değerlendirmeler tüm dosya kapsamı ile birlikte dikkate alındığında; davalı işveren tarafından yargılamanın iadesi talebinin konusunu oluşturan ve temyize konu edilen toplam miktar 31.425,34 TL olup belirtilen miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARŞIOY
Somut uyuşmazlıkta açılan dava İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilmiş, istinaf talebi sonrasında da Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiştir.
Temyize konu edilen Bölge Adliye Mahkemesinin ret kararı usule ilişkin olduğu için bu aşamada reddedilen bir miktardan söz etmek mümkün değildir. Hâl böyle olunca kararın miktar bakımından kesinliğinden söz etmek de mümkün değildir.
Açıklanan nedenle kararın kesin olmadığı ve dava açılırken hak düşürücü sürenin geçirilip geçirilmediğiyle sınırlı olarak temyizen incelenmesi gerektiği şeklindeki kanaatim nedeniyle, sayın çoğunluğun kararın miktar bakımından temyiz edilemez kararlardan olduğu şeklindeki görüşüne katılamıyorum.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5696, K. 2025/7265, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama