KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5717 E., 2025/7695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/429 E., 2025/464 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/129 E., 2025/54 K.
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin alt işveren işçisi olarak çalışmakta iken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında davalı İdarede sürekli işçi kadrosuna atandığını, davacının davalı ..., ... ...'da bulunan işyerinde temizlik şefi ünvanıyla çalışmasına devam ettiğini, davacının ...'da bulunan işyerinde işyeri sendika temsilcisi olması sebebiyle yazılı muvafakatı olmaksızın görevi ve görev yerinin değiştirilemeyeceğini, davalı işverence 31.01.2023 tarihi ve devamında alınan kararlarla davacının görevinin ve görev yerinin değiştirildiğini, davacı hakkında alınan 31.01.2023, 07.02.2023, 08.02.20 23... .03.2023 tarihli görev ve görev yeri değişikliğine dair kararların geçersizliğine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davacının 696 sayılı KHK uyarınca sürekli işçi kadrosunda görev yaptığını, 696 sayılı KHK'nın yürürlüğe girmesi sonrasında alt işveren nezdinde çalıştırılan temizlik işçilerinin sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, 28.03.2020 tarihli ve 57 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile ...'ın kurulduğunu, kuruluş sonrasında yeniden yapılandırma kapsamında Kurumun temizlik şefi personel ihtiyacı bulunmadığını, davaya konu yapılan işlemlerin de bu doğrultuda kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek gerçekleştirildiğini, davacının işyeri sendika temsilcisi sıfatının mevcut olmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı ... tarafından davalı Kuruma davacının sendika temsilciği görevinin sona erdirildiğine dair herhangi bir bildirim yapılmadığı gibi bir yeni temsilci de atanmadığı, davacının ... işyerinde çalışırken ...'daki işyerine naklinin yapıldığı, söz konusu nakil işlemine dair davacının yazılı onay verdiğine dair dosyada herhangi bir kayda ya da ibareye rastlanılmadığı, davacının 24.05.2021-07.07.2023 tarihleri arasında sendika temsilcisi olarak görev yaptığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı hakkında 07.07.2023 tarihinden önceki çalışma dönemi için davacının yazılı onayı olmadan yapılan işyeri değişikliğine dair kararların tamamının geçersizliğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İşyerinde toplu iş sözleşmesine taraf olan sendikanın yeniden toplu iş sözleşmesi yapmak üzere yetki alması durumunda, daha önce atamış olduğu işyeri sendika temsilcisini tekrar ataması hâlinde bunu işverene bildirmekle mükellef olduğunu, 2. Davacının bu nedenle işyeri sendika temsilcisi sıfatını kaybettiğini, 3. Geçersizliği istenen görev ve görev yeri değişikliğine ilişkin işlemlerin kamu yararı ve hizmet gerekleri uyarınca yapıldığını ve dilekçesinde yazılı diğer sebepleri ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, işyeri sendika temsilciliğinin güvencesi kapsamında işyeri değişikliği işleminin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ..., ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5717, K. 2025/7695, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama