KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5767 E., 2025/6335 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/7 E., 2018/446 K.
- Dava tarihi
- 29.08.2016
Karar Metni
1.381 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
Taraflar arasındaki işe iade davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 12.03.2025 tarihli ilâmı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 11.03.2019 tarihli ilâmı ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozularak ortadan kaldırılmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının bireysel başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesince 2019/9322 Başvuru numaralı ve 12.03.2025 tarihli tarihli karar ile; davacının özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği sonucuna varılarak ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın kapatılan Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin işlerine bakmakla görevli olan Yargıtay 9. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı doğrultusunda Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 11.03.2019 tarihli ve 2018/7196 Esas, 2019/5244 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; iş sözleşmesinin işveren tarafından 29.07.2016 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, fesih bildiriminde yer alan iddiaların hepsinin yalan ve düzmece olduğunu, savunma hakkı verilmeden iş sözleşmesinin feshedildiğini, FETÖ terör örgütü ile bir bağının ve ilgisinin bulunmadığını, davalı Şirketin bir kamu kurumu olmadığını ve bu nedenle kamu hizmeti yapmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, işe iadesine ve boşta geçen süre ile tazminat alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
15 Temmuz günü yaşanan darbe teşebbüsünden sonra Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından davalı Şirkete davacının isminin de olduğu bir liste gönderildiğini, listede terör örgütüne finansman desteği sağlayan bir bankada hesabı olan kişilerin yer aldığını, davacının da bu bankada hesabı ve hesabında da parasının olduğunu, davacının 17-25 Aralık sürecinden sonra anılan bankadan parasını çekmediğini, davacının darbe teşebbüsünde bulunan FETÖ silahlı terör örgütü ile bağlantısının olduğunu gösteren delillerin bulunduğunu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturma başlatıldığını,
tüm bu hususlar değerlendirilerek davalı Şirket bünyesinde kurulan bir komisyon tarafından davacı hakkında inceleme ve araştırma yapıldığını, yapılan araştırmalar sonucunda davacının silahlı terör örgütü ile bağlantısının tespit edilmesi üzerine iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2017 tarihli kararı ile; davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından 29.07.2016 tarihinde feshedildiği, davacı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından silahlı terör örgütü FETÖ'ye üye olmak suçundan soruşturma başlatıldığı, davacının anılan terör örgütüne finansman desteği sağlayan ...'da hesabının ve bu hesapta parasının bulunduğu, 17-25 Aralık sürecinden sonra hesapta bulunan paranın davacı tarafından çekilmediği, hesabın kapatılmadığı, bu nedenle davacının silahlı terör örgütü ile bağının, bağlantısının olduğunu gösterir kuvvetli delillerin bulunduğu,
davalı Şirketin silahlı bir terör örgütü ile bağı ve bağlantısı bulunduğu yönünde kuvvetli deliller bulunan biriyle iş sözleşmesini sürdürmesinin beklenemeyeceği, davalı tarafından iş sözleşmesinin feshinin haklı nedenlere dayandığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 07.07.2017 tarihli kararı ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.07.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 25.10.2017 tarihli kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının başvurucu hakkındaki soruşturma sonucunda dava açılıp açılmadığı tespit edilerek dava açılmış ise sonucunun beklenilmesi, ayrıca soruşturma kapsamında ilgili kurumlardan gelen yazı ve eklerini dosyaya getirtilerek feshin geçerli nedene dayalı olup olmadığına dair denetime elverişli tüm delillerin araştırılması ve değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 06.09.2018 tarihli karar ile davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan kararda başvurucunun ByLock kullanıcısı olmadığı, örgütün tepe yönetimi ile ilgili yürütülen soruşturmada tepe yöneticileri ile telefon irtibatının bulunmadığı, daha önce terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma yapılan kişiler listesinde adının geçmediği, ayrıca terör örgütü ile bağlantılı dernek ve şirketlerde üye ya da yönetici sıfatıyla kaydının bulunmadığı,
terör örgütü ile bağlantılı şirketlerde çalıştığına yönelik Sosyal Güvenlik Kurumu kaydının olmadığı, terör örgütü ile bağlantılı kurumlarda konaklama kaydının bulunmadığı, ...'da hesabının bulunduğu ancak hesapta şüpheli bir durumun tespit edilemediği ve hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar da verilmiş olduğundan yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 06.09.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 21.01.2019 tarihli kararı ile davacıya ait ... hesap hareketlerini gösterecek şekilde hesap dökümünün dosya arasına alındığı, ilgili kayıtların incelenmesinde başvurucunun Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) finans kuruluşu olan ...'ya 31.01.2014 tarihinde yüklü sayılacak miktarda (50.000 TL) para yatırdığı, bu hâlde feshin haklı olup olmadığı açılacak tazminat davasında tartışılmak üzere iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozularak ortadan kaldırılmak suretiyle davanın reddine kesin olarak karar vermiştir.
Kesinleşen karara karşı davacı tarafın Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunması üzerine Anayasa Mahkemesinin 12.03.2025 tarihli ve 2019/9322 sayılı ile başvurucunun anılan banka hesabında şüpheli bir durum tespit edilemediği ve terör örgütüyle ilişkisi olmadığı yönündeki Başsavcılığın ve Mahkemenin tespitleri ve değerlendirmelerine rağmen, Yargıtayın hesap hareketlerini gözeterek mutat dışına çıkan bir hareket olup olmadığını açıkça değerlendirmeden belirli bir tarihte para yatırılmasını işçi ve işveren arasındaki güven ilişkisinin bozulması için yeterli gördüğü,
bu hâliyle yargı makamlarının banka hesabına ilişkin çelişkili tespitlerinin mevcut olduğu, anılan çelişkinin yargı makamlarınca giderilmediği, dolayısıyla yargı süreci incelendiğinde banka hesabının 1997 yılından beri açık olduğu hususu ile başvurucunun sair açıklamaları da gözetilerek rutin bankacılık işlemleri dışına çıkılarak terör örgütünün talimatı üzerine hesap açılıp açılmadığının,
geçmiş hesap hareketleri dikkate alındığında önemli sayılabilecek bir mevduat artışı gibi mutat dışına çıkan bir hesap hareketinin olup olmadığının veya feshi geçerli kılan başkaca bir nedenin bulunup bulunmadığının yeterli araştırma ve gerekçeyle açıklığa kavuşturulduğunun söylenemeyeceği bu bağlamda anılan hususların yargılama makamlarınca yapılacak çelişmeli yargılama sırasında netleştirilmesi ve çelişkilerin giderilmesi gerektiği değerlendirilerek özel hayata saygı hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın kapatılan Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin işlerine bakmakla
görevli olan Yargıtay 9. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, 2. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bildirilen listede davacının FETÖ/PYD terör örgütüne finarısman sağlayan banka olan ...'da hesap hareketleri olduğunun Bildirildiğini, bilgilendirmeye ilişkin tutanağın dosyaya sunulduğunu, 3. Davacının FETÖ/PYD terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğuna dair kuvvetli şüphe bulunduğunu, 4. Takipsizlik kararı verildiği belirtilmiş ise de bu kararın ceza yargılamasına ilişkin olduğunu, ...'da hesap bulunmasının bir kriter olarak belirlendiğini ve şüphe feshi için yeterli olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; feshin geçerli ya da haklı nedene dayanıp dayanmadığı ile buna bağlı olarak davacının işe iadesine karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamındaki banka hesap hareketlerine göre davacının 31.01.2014 tarihi itibarıyla ... 'daki hesabına yatırdığı yüklü miktarda paranın mera ve özel ağaçlandırma projeleri için başlangıç sermayesi olarak yatırıldığının, 09.05.2014 tarihinde bu paranın 45.000 TL'sinin başkası adına başka bir banka hesabına gönderildiğinin, 4.763,00 TL'sinin ise davacının başka bir bankadaki hesabına gönderildiğinin ispat edilmiş olması ve davacı hakkındaki savcılık soruşturması sonucunda; ...da hesabı bulunmakla birlikte hesapta şüpheli bir durumun tespit edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar da verilmiş olması dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5767, K. 2025/6335, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama