KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5961 E., 2025/7217 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/138 E., 2025/1064 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 16. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/54 E., 2024/400 K.
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Başkanlığı bünyesinde dava dışı ... (...) sigortalısı olarak çalıştığını, davalı ... ile dava dışı Şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı işleme dayandığı hususunun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) iş müfettişlerince dava dışı Şirket bünyesinde yapılan teftiş sonucunda düzenlenen 07.07.2014 tarihli ve 4687 sayılı muvazaa raporunda tespit edildiğini, davalının raporun iptali için ... ...
24. İş Mahkemesinin 2014/468 Esas sayılı dosyasında açtığı davada Bakanlığın tespit raporunun yerinde olduğunun tespiti ile davanın reddedildiğini, kesinleşmiş muvazaa olgusu nedeniyle müvekkilinin başlangıçtan itibaren davalı ... işçisi sayılarak geçmişe dönük ücret ve alacaklarının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde bahsi geçen muvazaa tespit raporunun iptaline ilişkin davanın kesinleşmediğini, bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının dava dışı Şirket çalışanı olduğunu, müvekkili Belediye ile dava dışı Şirket arasındaki ilişkinin geçerli asıl işveren alt işveren ilişkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, zira söz konusu dava dışı Şirket ile yapılan ihalelerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na uygun şekilde yapıldığını ve ihale konusu işlerin 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 67. maddesinde sayılan işlerden olduğundan üçüncü kişilere gördürülmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının muvazaalı olduğu kesinleşmiş hizmet alım ihaleleri kapsamında çalışan işçiler arasında bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. ... ve ... Belediyesi arasındaki bu muvazaalı ilişkinin hâlen aynı şekilde devam ettiğini, 2. Mahkemelerce yeterli araştırma yapılmayarak hatalı karar verildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalının tarafı olduğu asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı, muvazaaya dayanıp dayanmadığı, bunun sonucu olarak da davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince muvazaalı olduğu kesinleşen hizmet alım sözleşmelerinin kapsamında çalışan işçilerin isimlerinin liste hâlinde açıklandığı ve davacının söz konusu işçiler arasında bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince bu karar isabetli bulunmuştur.
Ancak ÇSGB İş Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen 07.07.2014 tarihli ve 4687 sayılı muvazaa raporu ve eki mahiyetindeki isim listeleri incelendiğinde; davacının isminin, 170 kişilik temizlik destek hizmetine dair hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışan işçilerin kimlik bilgilerinin açıklandığı listede yer aldığı anlaşılmaktadır.
Bu hâlde iddianın ve talep konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığının, tespit edilen bu olgu çerçevesinde incelenmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de ret kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5961, K. 2025/7217, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama