İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6025 K.2025/6725

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince…

Esas2025/6025Karar2025/6725Tarih22 Eylül 2025Okuma6 dk · 1.225 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/6025 E., 2025/6725 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Eylül 2025
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2024/64 E., 2025/32 K.
Dava tarihi
14.09.2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.225 kelime·6 dk okuma·9 bölüm

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 18.09.2008-20.06.2017 tarihleri arasında makine elektrik sistemleri otomasyoncusu olarak çalıştığını, davacının son net ücretinin 6.000,00 TL olduğunu, davalı tarafından haksız olarak işten çıkartıldığını, 2013 yılının Ocak ayından 20.06.2017 tarihine kadar ücretinin büyük çoğunluğunun ödenmediğini, bu dönemde ücretlerine mahsuben sadece 16.750,00 TL elden ödeme yapıldığını, davacının haftanın en az üç günü akşam saat 20.00'ye kadar çalıştığını, işyerinde dinî bayramlar haricinde ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma yapıldığını,

davacının toplam çalışma süresince sadece 2016 yılında 10 gün yıllık izin kullandığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının elektrik tamircisi olarak bordrolardaki şekli ile asgari ücretle çalıştığını, davacının 02.05.2017, 03.05.2017, 04.05.2017 tarihlerinde bildirimsiz olarak işe gelmediğini ve davacıya ulaşılamadığını, davacının davalının birlikte iş yaptığı kişilerle "Ben artık çalışmayacağım, o işyerine dönmeyeceğim, istifa ettim, işyerine gitmediğim süreçte kendime iş kurdum, çalışıyorum." şeklinde haber gönderdiğini, bu nedenle 20.06.2017 tarihinde iş sözleşmesine istifa nedeniyle son verildiğini, davacının ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanmadığını,

işyerinde ücretlerin bordrolarda yazılı asgari ücret üzerinden elden ödendiğini, yapılan işin fazla çalışmayı gerektirmediğini, davacının iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra çalıştığı dönemlerle ilgili olarak iş sözleşmesinden kaynaklanan ve ödenmeyen tazminat ve ücret alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli kararı ile; yaklaşık 8 yıl 9 ay kıdeme sahip bir işçinin iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatını gerektirmeyecek bir şekilde sona erdiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı, davacının yıllık izin kullandığına ilişkin davalı tarafça yazılı delil sunulmadığı bu nedenle davacının 140 gün kullanmadığı yıllık izni bulunduğu, tanık beyanları ve emsal ücret araştırmasına göre davacının net 6.000,00 TL ücret aldığı, davacının ücretinin ödendiğinin davalı tarafça yazılı belge ve dekontla ispatlanamadığı, tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma yaptığı ve genel tatil günlerinde çalıştığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesinin 08.06.2023 tarihli kararı ile; davalıya ait işyerinde 18.09.2008-20.06.2017 tarihleri arasında çalışan davacının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılma nedeninin (03) kodu olarak belirtildiği, 6100 sayılı Kanun'un 255. maddesi uyarınca aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olanın tanıkların gerçeği söylemiş olduklarının kabulü olduğu,

davalı işyerinde ön muhasebe görevlisi olarak çalışan davacı tanığı E.A'nın salt davacının baldızı olmasının beyanlarının hükme esas alınmasına engel teşkil etmediği, kaldı ki adı geçen tanık hakkında gerçek dışı beyanda bulunduğu yönünde ciddi ve inandırıcı delillerin ileri sürülüp ispatlanmadığı, ayrıca tanığın beyanlarının, emsal ücret araştırması, diğer davacı tanığının beyanları ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, tüm bu nedenlerle diğer delillerle desteklenen davacı tanığının beyanlarına itibar edilemeyeceği yönündeki davalı istinafının yerinde olmadığı, davalının istinaf talebinde belirttiği tanık Ş.K'nın ise dosyada dinlenilmediği,

bilirkişi raporunda kıdem tazminatı hesaplamasında esas alınan kıdem tazminatı tavanında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi raporunun dosya kapsamı ve toplanan deliler ile uyumlu olduğu, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının ve İlk Derece Mahkemesince yaptırılan emsal ücret araştırması, tanık beyanları, davacının davalı işyerindeki kıdemi dikkate alındığında davacının ücretinin iddiası gibi 6.000,00 TL olarak kabul edilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı tanıklarından İ.S'nin tutanak içeriği konusunda bilgisi sorulmak suretiyle tekrar dinlenmesi, diğer tanık Ö.Y'nin de adresi araştırılarak yeniden tebligat çıkartılması ve toplanacak deliller dosya içeriği ile birlikte değerlendirmeye tâbi tutularak sonucuna göre feshin hangi tarafça yapıldığının açıklığa kavuşturulması, işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek ünvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek,

davalı işyerinde ya da başka işyerlerinde emsal işçilere ödenen ücretlerin Türkiye İstatistik Kurumu ve ilgili meslek odalarından araştırılması, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceğinin sorulması, davalı tanığı Ö.Y'nin beyanı da alındıktan sonra toplanacak bütün deliller ile dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek ücret miktarının belirlenmesi, bir kimsenin 4,5 yıl boyunca hiç ücret almadan çalıştığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu hususu da değerlendirilerek davacı asılın çağrılması, davacıya ücret ödenip ödenmediği, asgari ücret düzeyinde ödeme yapılıp yapılmadığı,

ödenmemişse ücret ödenmeyen dönemlerde geçimini nasıl sağladığı sorularak beyanı alındıktan sonra sonucuna göre ücret alacağı talebi konusunda karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık İ.S'nin ilk beyanında davacının işten ne şekilde ayrıldığını bilmediğini beyan ettiği, bozmadan sonra alınan beyanında davacının işe gelmediğini beyan ettiği, ancak davacının işe gelmeyeceği yönünde beyanını sekreterden duyduğunu ifade ettiği, davacının istifa ettiğine dair beyan ya da sebebe ilişkin bilgi vermediği, diğer tanık Ö.Y'nin de davacının bir anlaşmazlık nedeniyle kendisinin ayrıldığını beyan ettiği ancak somutlaştırmadığı,

davacının iş yaptığı kişilerle haber göndererek çalışmayacağını ilettiği cevap dilekçesinde ileri sürülmüş ise de bu hususun ortaya konulmadığı, davacının çalışmayacağını kimlerle bildirdiğinin somutlaştırılmadığı ve tanık olarak bu kişilerin dinletilmediği, dinlenen tanıklar davacının işe devam etmeyeceği yönünden doğrudan bilgi sahibi olmayıp sekreterden duyduklarını aktardıkları, diğer taraftan davalının davacının ihtarına verdiği cevabında, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-(g) hükmü gereğince haklı nedenle feshedildiğinin ileri sürüldüğü, davalının fesih yönünden iddialarının çelişkili olduğu,

davalının davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmayacak şekilde iş sözleşmesinin sonlandığını ispatlayamadığı, emsal ücret araştırmasına göre davacının son ücretinin 6.000,00 TL olarak kabul edildiği, davacının beyanının alındığı, ücretin ödendiğinin ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davacının ücret alacağına hak kazandığı, davacının yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının baldızı işyerinin muhasebecisi olduğundan ve kurgu söz konusu olduğundan davacının çalışmasının evrak üzerinde devam ettiğini, 2. Hiçbir işçinin ücret almadan 4-5 yıl çalışmasının mümkün olmadığını, 3. Tanıklardan Ş.K'nın müvekkiline şiddet uyguladığını, tanıkların yönlendirme sonucu kasti olarak müvekkili aleyhine tanıklık yaptıklarının ve gerçeği söylemediklerinin bu yönüyle ortada olduğunu, 4. İlkokul mezunu ve özel bir eğitim belgesi olmayan birinin 6.000,00 TL ücret almasının olağan dışı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacak şekilde sona erip ermediği, aylık ücret miktarının tespiti ve ücretin ödenip ödenmediğine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6025, K. 2025/6725, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. VI. Temyiz
  9. A. Temyiz Sebepleri
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. VII. Karar
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6025
Karar No
2025/6725
Tarih
22 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6026 K.2025/5903
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/6026 K.2025/11384
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/6028 K.2025/11385
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6028 K.2025/6726
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/6029 K.2025/11386
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6030 K.2025/7049

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.