KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6041 E., 2025/7592 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/139 E., 2025/1225 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 14. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/226 E., 2023/496 K.
Karar Metni
946 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurumda kadroya geçmeden önce bazen özel güvenlik personeli bazen de güvenlik sorumlusu olarak çalıştığını, son 3 yıllık sözleşmede ücretinin asgari ücretin %50 fazlası olarak belirlendiğini, o sırada özel güvenlik personelinin ücretinin asgari ücretin %35 fazlası olduğunu, 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (680 sayılı KHK) ile güvenlik sorumlularına en az ön lisans mezunu olma şartı getirildiğini, o tarihe kadar güvenlik sorumlusu olan müvekkilinin Kurum başkanına müracaatla ön lisans mezunu olmak için bir dersi kaldığını söylediğini,
Kurumca "şeklen bir güvenlik sorumlusunun atanacağının, ücret farkını bu kişinin alacağının, ancak fiili görevin müvekkilde kalacağının" belirtildiğini, 696 sayılı Kanun Hükmün Kararname (696 sayılı KHK) ile sürekli işçi kadrosuna atandığını, mevcut ücreti ile devam ettiğini, 23.07.2018 tarihinde ön lisans diplomasını ibraz ettiğini, Kurumun Olur yazısı ile 11.12.2018 tarihinde yeniden güvenlik sorumlusu kadrosuna getirildiğini, ancak ücret farkının önceki personele ödenmeye devam edildiğini, 08.02.2019 tarihinde müvekkilin savunması alınmadan güvenlik sorumlusu görevinden alındığını,
25.09.2019 tarihinde tekrar güvenlik sorumlusu görevine getirildiğini, ancak hak ettiği ücretin ödenmediğini, özel güvenlik personeli ücreti ödendiğinden tüm alacak kalemlerinin eksik hesaplandığını ileri sürerek fark ücret, ikramiye, ilave tediye, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile ayrımcılık tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, kısmi ya da belirsiz alacak davası açma şartlarının sağlanmadığını, davacının kadroya geçmeden önceki alacaklarından davalının sorumlu olmadığını, kadroya geçtikten sonra da alacaklarının tam olarak ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının ödenmeyen ücret, ikramiye, ilave tediye ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının olduğu, fazla çalışma ve ayrımcılık tazminatına ilişkin taleplerin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı nezdinde güvenlik görevlisi olarak 19.01.2013-31.03.2018 tarihleri arasında alt işverenler yanında, 01.04.2018 tarihinde ise kadroya geçerek çalıştığı, davacı ile davalı arasında yapılan iş sözleşmesinde ücretin düzenlendiği, buna göre davacının asgari ücretin %35 fazlası ücretle kadroya geçmeyi kabul ettiği ve davacının ücretinin gerekli zamlar da yapılarak ödendiği, davacının alacağının bulunmadığı,
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kadroya geçtiği tarihte asgari ücretin %50 fazlası üzerinden ücreti tespit edilerek fark ücret, ikramiye, ilave tediye ile ulusal bayram ve genel tatil çalışma alacağı hesaplanmasının hatalı olduğu gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının fiilen güvenlik amiri olarak görev yapmasına rağmen ücret ve haklarının güvenlik görevlisi gibi ödendiğini, toplu iş sözleşmesindeki güvenlik amiri ile ilgili düzenlemelerden yararlandırılmadığını, kadroya geçerken aldığı ücretin hangi göreve getirilirse getirilsin değişmeyeceğinin kabulünün eşit işe eşit ücret ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının yaptığı iş ve ücretinin tespiti ile davaya konu alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32/1 hükmünde genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. Dairemiz kararlarında vurgulandığı üzere ücret, fiilî çalışma karşılığı ödenir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 10.06.2024, 2024/7205 Esas, 2024/9498 Karar; 15.05.2023 tarihli ve 2023/3919 Esas, 2023/7141 Karar sayılı kararları). Bir kimsenin fiilen yapmadığı bir işin karşılığına hak kazanması mümkün değildir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 09.11.2020 tarihli ve 2016/31338 Esas, 2020/15284 Karar, 2023/3919 E., 2023/7141 K. sayılı kararı).
696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23. Maddesine göre "... Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir. ..."
Somut uyuşmazlıkta, davacı fiilen güvenlik şefi olarak çalıştığını ancak 680 sayılı KHK ile güvenlik sorumlularına en az ön lisans mezunu olma şartı getirildiğini, bu nedenle kendisine güvenlik görevlisi ücretinin ödendiğini ileri sürmüştür. Bölge Adliye Mahkemesince davacının kadroya asgari ücretin %35 fazlası ücretle geçmeyi kabul ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile örtüşmemektedir.
Dosya kapsamından, davacının 19.01.2013-31.03.2018 tarihleri arasında alt işverenlerde "özel güvenlik (silahsız) hizmeti alımına ait sözleşme" kapsamında çalıştığı, hizmet alım sözleşmesine göre güvenlik şeflerinin ücretlerinin "%50 zamlı brüt asgari ücret + yemek +yol", güvenlik görevlilerinin ücretlerinin de "%35 zamlı brüt asgari ücret + yol +yemek" şeklinde düzenlendiği anlaşılmaktadır.
01.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçen davacı, 23.07.2018 tarihinde ön lisans diplomasını almıştır. Dosyada mevcut belgelere ve tanık anlatımlarına göre davacı, 23.07.2018 tarihinden itibaren fiilen güvenlik şefi olarak çalışmıştır. Davacının ön lisans diplomasını aldıktan sonra fiilen yaptığı iş, kadroya geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetler kapsamındadır.
Davacı kadroya güvenlik şefi pozisyonunda geçirilmemiş olmakla birlikte fiilen sözü edilen pozisyonda çalıştırıldığı süre için davacıya yaptığı fiili çalışmasının karşılığı olan ücretin ödenmesi gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6041, K. 2025/7592, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama