KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6090 E., 2025/6905 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/335 E., 2024/434 K.
- Dava tarihi
- 11.02.2015
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılara ait işyerinde kamyon şoförü olarak çalıştığını, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti çalışma karşılığı ücretlerinin ödenmediğini, iş sözleşmesinin haksız olarak işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının kendine ait tırda çalışmak için kendi isteği ile işten ayrıldığını, Şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil çalışma iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.06.2016 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 24.06.2016 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece davacı ve davalı tanık anlatımlarına göre davacının yaz döneminde 08.00-19.00 saatleri arasında çalıştığının kabulü yerine 08.00-21.00 saatleri arasında çalıştığının kabul edilmesinin hatalı olduğu, ayrıca yaz ve kış dönemi çalışma saatlerinin ortalaması alınarak hesaplama yapılmasının da hatalı olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozmaya uyularak 03.04.2023 tarihli kararla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin 03.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; davacının günlük 11 saat çalışma süresinden 1 saat yasal ara dinlenme süresinin düşülmesi gerekirken dosyada aksini gösterir bir delil bulunmamasına rağmen 1,5 saat ara dinlenme süresi düşülerek sonuca gidilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın tekrar bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Eksik inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, b. Fazla çalışma ücreti alacağından yapılan indirimin fazla olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava konusu borçların icra dosyasına ödendiğini, b. Husumet itirazları bulunduğunu, c. Dava konusu alacakların reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; fazla çalışma ücretinin hesaplanması ile usuli kazanılmış hak ilkesinin ihlal edilip edilmediğine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (keza mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda) usuli kazanılmış hak kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kavram, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibarıyla bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı karar).
Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 04.02.1959 tarihli ve 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı karar).
Somut uyuşmazlıkta Mahkemece bozma öncesi verilen kararda net 612,54 TL yıllık ücretli izin alacağı hüküm altına alınmış; Dairece verilen bozma kararında bu husus bozma kapsamı dışında bırakılmakla davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeksizin net 1.050,00 TL yıllık ücretli izin alacağına hükmedilmesi hatalı olup yeniden bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6090, K. 2025/6905, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama