KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6098 E., 2025/7057 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/47 E., 2024/315 K.
- Dava tarihi
- 09.10.2015
Karar Metni
1.226 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde engelli kadrosunda işe başladığını, sağ ayağının iki yerinde platin bulunan müvekkilinin 2014 yılı Mayıs ayında ağrılarının artması sebebiyle yer değişikliği için davalı işverene başvurmasına rağmen olumsuz cevap verildiğini, mevsimlik işçi olması sebebiyle de işten çıkışının verilerek baskı yapılmaya başlandığını, daha sonra da bel fıtığı hastalığı başlayan ve işveren yetkililerinin baskıları ile çalışamaz hâle gelen müvekkilinin iş sözleşmesini sağlık sebebiyle haklı olarak 20.10.2014 tarihinde feshettiğini,
her yıl ortalama on ay çalışan müvekkilinin sürekli işçi gibi değerlendirilerek yıllık izin hakkının kullandırılması gerektiğini ancak çalıştığı dönemde yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirkette idari ve sosyal işler işçi mutfağında çalışan davacının istifa ederek işten ayrıldığını, işyeri şahsi sicil dosyasındaki işe giriş/periyodik muayene formuna göre davacının sağlık durumunun işçi mutfağı kısmında bedenen çalışmaya elverişli olduğunun anlaşıldığını, davacının yaptığı işin niteliğinden kaynaklı bir sebeple sağlığı bozulmadığı gibi bu konuda müvekkiline sunduğu bir sağlık raporunun bulunmadığını,
2004 yılında sunduğu sağlık raporu sebebiyle durumuna uygun bir iş verilen davacının mevcut durumunda ağırlaşmaya neden olacak ya da yaptığı işten kaynaklanacak bir rahatsızlığının bulunduğunun ispatlanması gerektiğini, yapılan iş ile rahatsızlığı arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığını ve yıllık izin hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.07.2016 tarihli kararı ile; dosyadaki sağlık raporlarından davacının askerliğe elverişli olmayıp %40 oranında sürekli engelli olduğu, oturarak hafif işler yapabileceği, ayakta ağır işler yapamayacağının anlaşıldığı, 21.12.2004 tarihli işyeri hekimi raporunda işyeri mutfağında çalışmasının uygun olduğunun belirtildiği, tanıklar tarafından davacının aşçı yamağı, bulaşıkçı olup birçok kez yer değişikliği istemesine rağmen bu talebinin kabul edilmediğinin beyan edildiği,
davacının görevlendirildiği yerde çalışmasını engelleyecek şekilde sağlık problemlerinin olduğu ve talebine rağmen davalı işveren tarafından raporlara uygun koşullarda çalışmasının temin edilmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, mevsimlik işçi olması nedeniyle yıllık izne hak kazanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 11.07.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 08.02.2019 tarihli kararı ile; mahkemece işyerinde davacının rahatsızlığı nedeniyle çalıştırılabileceği uygun iş olup olmadığının araştırılmadığı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 24/I-(a) hükmü kapsamında mevcut işin yapılmasının işin niteliğinden doğan bir sebeple davacının sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olup olmadığı yönünde sağlık kurulu raporu alınmadığı, feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından belirtilen yönlerden araştırma ve inceleme yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 19.06.2019 tarihli kararı ile; iş mevzuatında sosyal devlet anlayışı çerçevesinde emredici hüküm niteliğinde olan belli sayıda işçi çalıştıran işyerlerinde engelli kadrosunda işçi çalıştırılmasına ilişkin düzenleme ile engelli çalışanın mevcut engellerine uygun işlerde çalışmasının temininin amaçlandığı,
ayrıca engelli kadrosunda çalışan işçiler açısından pozitif ayrımcılık yapılması gerektiği, çalışmasındaki zorluklar ve işyerindeki koşullar nedeniyle yer değiştirme talebi kabul görmeyen davacının son çare olarak engelli kadrosunda çalışmış olduğu işyerinde sağlık nedenlerini bildirerek iş sözleşmesini feshetmesinin haklı fesih niteliğinde olup, yaşamış olduğu zorluklara rağmen aynı işi yapmaya devam etmesini beklemenin ve iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilmesini doktor raporuna bağlamanın hakkaniyete uygun olmadığı,
olağan bir sağlık problemini ileri sürmeyip aksine devamlı şekilde kendisine engel teşkil eden engeli nedeniyle yapmış olduğu işin elem ve ızdırap verici hâle geldiğini ileri süren davacı tarafından yapılan feshin haklı olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Mahkemenin 19.06.2019 tarihli direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 11.11.2021 tarihli kararı ile, davacının rahatsızlığı sebebiyle çalıştırılabileceği uygun bir iş olup olmadığı araştırılıp mevcut işi yapmasının işin niteliğinden doğan bir sebeple sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olup olmadığı yönünde sağlık kurulu raporu alındıktan sonra sonucuna göre davacı tarafından yapılan feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığının değerlendirilmesi gerektiği, Özel Dairenin bozma kararına uyulması gerekirken direnme kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işe girdiği 2004 yılından fesih tarihine kadar mutfak bölümünde çalıştığı, iş sözleşmesini sağlık nedeniyle 20.10.2014 tarihinde feshettiği, 05.09.2023 tarihli Uzman Hekim Bilirkişi Raporu ile davacının fesih tarihinde “sağ alt ekstremitede kısalık ve felçle karakterize poliomyelit” sekeli olduğu,
davalıya ait işyerinin işçi mutfağı kısmında bulaşıkçı olarak çalıştığı, işyerinde yapılan işin nitelik olarak “uzun süre ayakta durmayı” gerektirebileceği, tanımlanan işin yapılmasına bağlı davacının mevcut tıbbi durumunun kötüleşerek şiddetli kas iskelet sistemi ağrıları ve ilerleyen süreçte omurga problemleri oluşabileceği, dolayısıyla mevcut sağlık durumunun olumsuz yönde etkilenme riski bulunduğu, ancak tanımlanan işin yapılmasının işin niteliğinden doğan sebeple sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli düzeyde olmasının tıbben beklenmediği görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği,
davalı işyerinde davacının rahatsızlığı sebebiyle çalıştırılabileceği uygun bir iş bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İş sözleşmesinin sağlık sebepleriyle feshedildiğini, 2. Davalı tarafından daha uygun bir pozisyonda çalışmak istediğini bildirdiğinde talebinin reddedildiğini, 3. Müvekkilinde başlayan bel fıtığı nedeniyle çalışamaz duruma geldiğini, davanın tümüyle reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı işçinin sağlık nedenine dayalı olarak yaptığı feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığının tespiti, işyerinde davacının rahatsızlığı nedeniyle çalıştırılabileceği uygun iş olup olmadığının araştırılmasının ve mevcut işin yapılmasının işin niteliğinden doğan bir sebeple davacının sağlığı ve yaşayışı için tehlike arz edip etmeyeceği hususunda sağlık kurulu raporu aldırılmasının gerekli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda, Mahkemece verilen direnme kararı, Özel Daire kararında belirtilen yönlerden araştırma yapılması gerektiği gerekçesiyle Hukuk Genel Kurulu tarafından bozulmuştur.
Yeniden yapılan yargılama sonucunda, 05.09.2023 tarihli uzman hekim bilirkişi raporunda belirtilen görüş doğrultusunda, işyerinde davacının rahatsızlığı sebebiyle çalıştırılabileceği uygun bir iş bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Mahkemece, gerek Hukuk Genel Kurulunun 11.11.2021 tarihli kararına ve gerekse Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 08.02.2019 tarihli kararına uygun araştırma ve inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 08.02.2019 tarihli bozma ilâmında açıkça 4857 sayılı Kanun'un 24/I-(a) hükmü uyarınca mevcut işin yapılmasının işin niteliğinden doğan bir sebeple davacının sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olup olmadığı yönünde sağlık kurulu raporu alınması gerektiği vurgulanmıştır. Mahkemece, Hukuk Genel Kurulunun, Özel Dairenin bozma ilâmına uyulması gerektiği yönündeki bozma ilâmına rağmen, "tanımlanan işin yapılmasının işin niteliğinden doğan sebeple sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli düzeyde olmasının tıbben beklenmediği" görüşünü içeren 05.09.2023 tarihli tek (uzman) hekim raporuna göre sonuca gidilmesi isabetsizdir. Bu hâliyle mahkemece bozma ilâmının gereği yerine getirilmemiştir.
Tüm bu tespitler birlikte değerlendirildiğinde, Mahkemece aralarında fizik tedavi uzmanı, nöroloji uzmanı ve beyin cerrahının bulunduğu üçlü bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınarak, mevcut işin yapılmasının işin niteliğinden doğan bir sebeple davacının sağlığı ve yaşayışı için tehlike arz edip etmeyeceğinin bozma ilâmına uygun ve denetime elverişli şekilde tespit edilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksi şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6098, K. 2025/7057, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama