KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6187 E., 2025/6752 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/16 E., 2025/143 K.
- Dava tarihi
- 29.06.2016
Karar Metni
1.045 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 27.09.2006-09.07.2011 tarihleri arasında, davalıya ait yurt dışı şantiyelerinde, üst montaj ustası olarak çalıştığını, bir kısmı elden bir kısmı bankadan ödenmek suretiyle günlük 90,00 Euro, aylık 2.700,00 Euro ücret aldığını, barınma ve günlük 3 öğün yemek yardımının işverence karşılandığını, genel tatil günlerinde çalıştığını, fazla çalışma yaptığını, Türkiye'ye zaman zaman ücretsiz izinli olarak geldiğini, iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini, haklarının yeterince karşılanmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının belirli süreli iş sözleşmeleri ile çalıştığını, kayıtlara uygun şekilde banka yolu ile bütün haklarının ödendiğini, dava konusu herhangi bir çalışma alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli kararı ile; davacının yurt dışı giriş-çıkış kayıtları değerlendirilerek 08.10.2006-09.07.2011 tarihleri arasında kesintili olarak ve tamamı yurt dışında geçen süreler itibarıyla toplam hizmet süresinin 1 yıl 11... gün olduğu, iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiği, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, her bir kesintili hizmet süresine ilişkin döneme dair ayrı ayrı süreler dikkate alınmak suretiyle ve her birinde yapılan ödemelerin ayrı ayrı mahsubu ile ihbar tazminatının hesaplanarak hüküm altına alındığı, ücret alacağının kısmen kabulü gerektiği, yıllık ücretli izin alacağı talebinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ...
Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 03.05.2024 tarihli kararı ile; cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanmasına dair bir itiraz bulunmadığından Türk hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, davacı belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışmakta olup kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, Mahkemece kabul edilen ücretin ve hizmet süresinin dosya kapsamına uygun olduğu, kabul edilen ücrete göre hesap edilen alacaklardan ödemelerin mahsubu ile bakiye tutarların hüküm altına alınmasının yerinde olduğu,
davalı tarafça sunulan izin ve ödeme belgelerine göre davacının yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığından talebin reddinin dosya kapsamına uygun olduğu, vekâlet ücretlerinin kabul ve reddedilen tutarlara göre belirlendiği, zamanaşımı hususundaki değerlendirmelerin yerinde olduğu gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalının temyiz talebinin miktardan reddi ile davacının sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davacının yıllık ücretli izin alacağına hak kazanamadığına dair yapılan tespitin eksik incelemeye dayalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak bilirkişiden ek rapor aldırılmış ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının ödenmeyen yıllık ücretli izin alacağı bulunduğunun tespiti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının ücretinin hiçbir zaman düzenli ödenmediğini, eksik ödenen ücret alacakları olduğunu,
b. Davacının çalıştığı dönem içerisinde yıllık izinlerini kullanamadığı gibi ücretlerinin de ödenmediğini, hesaplamanın eksik yapıldığını,
c. Giydirilmiş brüt ücretin tespitinde esas alınan barınma ve yemek yardımının çok düşük olduğunu,
d. Zamanaşımına uğradığından bahisle bazı çalışma dönemlerinin dışlanması ve hesaplamadan bazı miktarların mahsup edilmesi sebebiyle ihbar tazminatının eksik hesaplandığını, davacının alacaklarının talep tarihleri itibarıyla zamanaşımına uğramadığını,
e. Hizmet süresinin hatalı hesaplandığını,
f. Davalı işverence boş makbuz, belge ve senetlere imza attırıldığından bu belgelere itibar edilmemesi gerektiğini,
g. Taraf vekilleri lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Yıllık ücretli izin alacağına ilişkin yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu,
b. Kıdem ve ihbar tazminatı ödemelerinin mahsuplarının hatalı yapıldığını, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin güncellenmiş değerlerinin tespit edilerek ana para ve faiz toplamının davacının alacakları toplamından tek seferde mahsup edilmesi gerektiğini,
c. Davacının aylık ücretinin bordrolara göre tam olarak ödendiğini,
d. Almanya'da saatlik çalışma sisteminin esas olduğunu, bir günde en fazla 8 saat, haftada ise 40 saat çalıştırılabileceğini, bir diğer ifade ile bir işçinin Almanya'da ayda 160 saat çalıştırılabileceğini, imzalı ücret bordroları ile de bu durumun sabit olduğunu,
e. Davacının yurt dışında çalıştığı, Türkiye’de çalışması bulunmadığı gözetildiğinde uyuşmazlığın çözümünde; talep konusu alacakların çalışılan ülke mevzuatına göre değerlendirilmesi gerektiğini,
f. İhbar tazminatının dönemler itibarıyla ayrı ayrı hesaplanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yıllık ücretli izin alacağının ispatı ve hesaplanması ile taraflar lehine hükmedilen vekâlet ücretlerine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya içeriğine göre yabancı para üzerinden hüküm kurulmuş olmakla; taraflar lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin belirlenmesinde hüküm altına alınan veya reddedilen miktarın karar tarihindeki ... Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığı hesaplanmalı ve hesaplanan miktarlar üzerinden yine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) hükümlerine göre vekâlet ücreti belirlenmelidir.
Somut davada hüküm altına alınan miktar dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) hükümlerine göre davacı lehine 35.528,80 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi ile reddedilen toplam miktara göre davalı lehine 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken 32.531,43 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı tarafın tüm, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin (a) alt bendinde yer alan "30.000,00" rakamlarının çıkartılarak yerine "35.528,80" rakamlarının yazılması,
Hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin (b) alt bendinde yer alan "32.531,43" rakamlarının çıkartılarak yerine "30.000,00" rakamlarının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek hâlinde davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6187, K. 2025/6752, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama