İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6243 K.2025/5999

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (....) vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz…

Esas2025/6243Karar2025/5999Tarih3 Eylül 2025Okuma8 dk · 1.517 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/6243 E., 2025/5999 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Eylül 2025
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2025/47 E., 2025/106 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.517 kelime·8 dk okuma·8 bölüm

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (....) vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aralarında işyeri devri ve asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunan davalılara ait işyerinde kesintisiz olarak çalıştığını, yapılan işin davalı BOTAŞ Limanında liman hizmeti olduğunu, iş sözleşmesinin emeklilik nedeni ile sona erdiğini, davacının ay içerisinde 15 gün dinlenip 15 gün çalıştığını, bu döneme denk gelen bayram ve tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini ve yıllık izinlerini kullanmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili 04.10.2024 tarihli dilekçesiyle; dosyasında diğer davalılardan alacakları saklı kalmak kaydıyla sadece davalı Tasfiye Hâlindeki ... Havacılık Denizcilik Temizlik ve Gıda Tic. AŞ (... Şirketi) yönünden davadan ve temyiz taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı BOTAŞ vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını müvekkili Şirket yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, zira müvekkilinin ihale makamı olduğunu ve davacının farklı müteahhit Şirketler bünyesinde çalıştığını, davacı 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun (854 sayılı Kanun) l/2 hükmü kapsamında bir işte çalıştığından davada 854 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu hâliyle davacının iddia ettiği gibi asıl işveren alt işveren ilişkisinin uygulanamayacağını, iş sözleşmesinin sona erdiğini, ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, davacının işten ayrılırken işçilik alacaklarından dolayı işvereni Şirketi ibra ettiğini fazla çalışma yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı ... Enerji Tesis Temizlik Peyzaj Medikal İnşaat Orman Ürünleri Denizcilik Gıda Otomotiv Turizm Petrol Tekstil Emlak Tahhüt Ticaret Sanayi AŞ (Marsaş Enerji Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacı işçinin müvekkili Şirkette çalıştığını, emekliliğe hak kazandığını bildirerek işten kendi isteği ile ayrıldığını, kıdem tazminatının ödendiğini, ihbar tazminatı hakkını bulunmadığını başkaca herhangi bir alacağının kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3. Davalı ... Makine ve Ticaret Ltd. Şti. (... Denizcilik Şirketi) cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirket nezdinde 05.05.1997-31.12.1997 tarihleri arasında çalıştığını ve müvekkilini ibra ederek işten ayrıldığını, davanın süresinde açılmadığını, talep konusu yapılan alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 09.07.2016 tarihli ve 2016/636 Esas, 2020/417 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı BOTAŞ vekili ile ...

Denizcilik Şirketi vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizin 25.05.2022 tarihli ve 2022/4940 Esas, 2022/6507 Karar sayılı kararıyla; hükmü temyiz eden tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 854 sayılı Kanun'a tâbi çalışan olduğu mütalaa edildikten sonra; bir kısım alacak taleplerinin 854 sayılı Kanun'a, bir kısım taleplerin ise 4857 sayılı İş Kanunu'na (4857 sayılı Kanun) göre hesaplandığı, bilirkişi raporunun bu hâli ile denetime elverişli olmayıp hükme esas alınmasının isabetli olmadığı,

Mahkemenin karar gerekçesinin de bu hususta açıklık içermediği, bu hâli ile kararın denetimi yapılamamakla birlikte, gerekçede yer alan "... davacının 854 sayılı Kanun'a tâbi çalışan olsa dahi olaya asıl işveren-alt işveren ilişkinin uygulanmasının mümkün olduğu ... " yönündeki izahat hatalı olduğu gibi uyuşmazlığa 854 sayılı Kanun'un uygulandığı sonucunu da doğurduğu, ancak dosya içeriğine göre palamarcı olarak çalışan davacının, 4857 sayılı Kanun'un 4/-(a) hükmünde yer alan "Deniz ve Hava Taşıma İşleri" istisna hükmü kapsamında kalmadığı ve yaptığı iş deniz taşıma işi olmadığından 4857 sayılı Kanun'a tâbi olarak çalıştığının anlaşıldığı,

ayrıca davacının, davalı ... Şirketinde 05.05.1997-31.12.1997 tarihleri arasında çalıştığı, iş ilişkisinin fesih tarihi itibarıyla yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre muteber olduğu anlaşılan ibraname ile son bulduğu anlaşıldığı,

bu davalı hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, diğer yandan karar gerekçesinde davacının hizmet süresinin 05.05.1997-26.09.2013 tarihleri arasında 16 yıl 4 ay 14 gün olduğu belirtilmiş ise de hükme dayanak yapılan bilirkişi raporlarında 01.01.1998-26.09.2013 tarihleri arasında 15 yıl 8 ay 25 gün olarak belirlenmiş olup çelişki içeren gerekçeyle karar verilmesinin de hatalı olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyan Mahkemece 23.05.2023 tarihli ve 2022/555 Esas, 2023/251 Karar sayılı karar ile; iş sözleşmesinin tazminat ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ispat külfetinin işverende olduğu, davacının iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle sonlandırdığı, kıdem tazminatı talebinin kısmen kabulü gerektiği, ihbar tazminatı talebinin yerinde olmadığı,

davacının, davalı işverenler nezdinde 01.01.1998-26.09.2013 tarihleri arasında 15 yıl 8 ay 25 gün süreyle çalıştığı, davacı tanıklarının beyanları doğrultusunda tanıkların bilgi sahibi olduğu dönem de dikkate alınarak davacının haftalık 11 saat fazla çalışma yaptığı anlaşıldığından bu kabule göre hazırlanan 19.03.2023 tarihli raporda yapılan hesaplamaların yeterli görüldüğü, indirim oranının takdiren %30 olarak uygulandığı, talebin ıslah dilekçesi de nazara alınarak kısmen kabulüne karar verildiği, ulusal bayram ve genel tatil sürelerindeki çalışmalara dair davacı tanıklarının beyanları ile sonuca gidildiği,

4857 sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca davacının 266 gün yıllık ücretli izne hak kazandığı tespit edildiği, davacının işvereni olarak görünen Şirketlerle davalı BOTAŞ arasında işçi temini bulunduğu ve bu bağlamda davacının işçilik alacaklarından davalı BOTAŞ'ın da sorumlu olduğu, ... Şirketinin davacının çalışmış olduğu 01.01.1998-28.02.2003 tarihlerindeki 5 yıl 2 ay 28 günlük kıdemi için sorumlu olduğu, bozma kararında da belirtildiği üzere ...

Şirketinin alacaklardan herhangi bir sorumluluğunun olmadığı, bozma konusu yapılmayan hususlarda önceki gerekçeye bağlı kalındığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı BOTAŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03.12.2024 tarihli ve 2024/13273 Esas, 2024/15670 Karar sayılı ilâmıyla; tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, 09.07.2020 tarihli kararda hüküm altına alınan miktarların bu karara karşı temyiz yoluna başvurmayan davacı lehine, sonraki hükümle değiştirilmesinin davalılar yönünden usuli kazanılmış hak ilkesinin ihlali mahiyetinde olduğundan ilk hükümde 26.228,20 TL olarak kabulüne karar verilen va davacı tarafça da temyiz edilmeyen kıdem tazminatı alacağının bu kez 26.857,90 TL olarak hüküm altına alınmasının hatalı olduğu,

davacı vekilince davalı ... Şirketi yönünden davadan feragat edilmiş olmakla Mahkemece yeniden kurulacak hükümde bu husus gözden kaçırılması gerektiği gerekçeleriyle bozma kararı verilmiştir.

Bozmaya uyan Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve saysı belirtilen kararı ile; davalı ... Şirketinin davacının bu Şirkette çalışmış olduğu 01.01.1998-28.02.2003 tarihlerindeki 5 yıl 2 ay 28 günlük kıdemi için bu Şirketin sorumlu olduğu, ... Şirketinin alacaklardan herhangi bir sorumluluğunun olmadığı, kıdem tazminatı yönünden davalılar lehine usuli kazanılmış hak olduğu göz önünde bulundurularak kıdem tazminatı için ilk kararda verilen miktara hükmedildiği, bozma kararında da belirtildiği üzere ... Şirketi yönünden davadan feragat edildiğinden sorumluluk kapsamında bu husus göz önünde bulundurulduğu ve adı geçen davalı hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği açıklanarak davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz temyiz dilekçesinde;

a. Davanın kısmen reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalıların hepsinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, husumet yokluğu nedeni ile ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu

b. Davalı ... Şirketinin yasal hasım sıfatı bulunmadığını, adı geçen davalı hakkındaki kısmi feragatin hukuki sonuç doğurmadığının hükümde açıkça belli edildiğini,

c. Hukuki bir sonucu olmayan taraf işlemine istinaden diğer tarafların sorumluluğu yönünden indirime gidilmesinin doğru olmadığını,

d. Aleyhe hükmedilen vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret tarifesi hükümlerine aykırı olduğunu, ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı BOTAŞ vekili temyiz dilekçesinde;

a. 854 sayılı Kanun'da asıl işveren alt işveren ilişkisine ilişkin düzenleme bulunmadığından müvekkili Şirkete müştereken ve müteselsilen sorumluluk atfedilmesinin hatalı olduğunu, ihale makamı konumunda olan müvekkili Şirketin sorumluluğunun sadece ödenmemiş üç aylık ücret alacağıyla sınırlı olduğunu,

b. Davalı işyerinde çalışan işçilerin her türlü işçilik alacakları ve özlük hakları bakımından 854 sayılı Kanun hükümlerine tâbi olduğunun açık olduğunu,

d. Konuya ilişkin emsal kararlar uyarınca gemi adamı olan davacının fazla çalışma alacağı talep etmesinin mümkün olmadığını, zira salt işyerinde bulunuyor olmanın fiilen çalışıldığı anlamına gelmediğini

e. Davacının iddia ettiği vakıaları yöntemince ispat edemdiği, buna rağmen sübut bulayan alacak taleplerinin hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu,

f. Gemi adamının gerek normal gerek fazla çalışmasında nazara alınacak süre gemide kaldığı değil, gemide iş başında çalıştığı ya da vardiya tuttuğu süre olduğunu, gemi adamlarının da, hafta tatili günündeki çalışmalarının fazla saatlerle çalışma sayılabilmesi için, tatil gününden önceki iş günlerinde haftalık normal iş süresini, bu sürelerin gereğine göre tamamlamış bulunmaları gerektiğini, gemi adamlarının 854 sayılı Kanun’un 26. maddesine göre saptanmış haftalık iş süresini işbaşında ya da vardiya tutarak tamamladıktan sonra, hafta tatili gününde de aynı biçimde çalıştırılması hâlinde fazla çalışmadan söz edilebileceğini, davacının bu durumu ispat edemediğini ve alacak taleplerin reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; husumet ve usuli kazanılmış hak ilkesinin gözetilip gözetilmediği ile davadan feragat ve yargılama giderleri ve vekâlet ücreti konularına ilişkindir.

Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı BOTAŞ vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeple; Davacı ve davalı BOTAŞ vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı BOTAŞ'a yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,03.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6243, K. 2025/5999, 3 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VII. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6243
Karar No
2025/5999
Tarih
3 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/6247 K.2025/12621
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6253 K.2025/6895
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6264 K.2025/5953
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6266 K.2025/6933
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/6270 K.2025/7651
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6273 K.2025/5991

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.