KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6248 E., 2025/7580 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1353 E., 2025/872 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 8. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/284 E., 2024/271 K.
Karar Metni
855 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı Bakanlığa bağlı işyerinde alt işverenler nezdinde çalışmaktayken 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davacının branşının 18.02.2020 tarihinde klinik destek ekip sorumlusu olarak değiştirildiğini, daha sonra teknik servis şefi olduğuna dair görevlendirmenin 01.09.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, buna rağmen hak etmiş olduğu kadroda çalıştırılmadığını, hâlihazırda yardımcı diş klinik destek personeli olarak çalıştığını, bu durumun İl Sağlık Müdürlüğüne bildirildiğini, ancak ...
Kurumu (...) hizmet kodlarında diş klinik destek ekip sorumlusu olarak herhangi bir kod tanımı olmadığı bu nedenle teknik servis şefi kodunun girildiği, söz konusu personelin çalıştığı birim itibarıyla maddi bir kaybının olmadığı şeklinde cevap verildiğini,
... yazı cevabında ise ekip sorumlusunun görev tanımının ihale sözleşmesinde yapılmadığının anlaşılması üzerine ekip sorumlusunun klinik destek elemanı olarak çalışmasına engel bir durumun olmadığı ve aynı zamanda sorumluluk görevi verildiği için asgari ücretin %15'i kadar fazla ücret verildiğinin de değerlendirildiğinin belirtildiğini iddia ederek davacının teknik servis şefi olduğunun tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kadroya alınmadan önce hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işveren şirket bünyesinde diş klinik destek personeli olarak çalıştığını, ancak müvekkili İdare ile davacının bünyesinde çalışmış olduğu alt işveren firma arasında imzalanan ...Alımı Teknik Şartnamesi gereğince klinik destek personelinden birinin ekip sorumlusu olarak belirlenmesine dair madde gereğince davacının klinik destek personeli ekip sorumlusu olarak belirtildiğini, davacının fiilî olarak yapmakta olduğu iş ile klinik destek personelinin yapmakta olduğu işin aynı olduğunu, ekip sorumlusunun kadro,
ünvan ve fiilî olarak yapılan iş bakımından herhangi bir farklılığı bulunmadığını, davacının kadroya geçiş aşamasında ünvanının teknik servis şefi olarak belirtilmesi noktasında ise teknik şartname gereği ekip sorumlusu olarak seçilen davacının ekip sorumlusu ünvanının karşılığının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/D kadrosunda bulunmaması nedeniyle davacının teknik servis şefi olarak kadroya geçirildiğini, bu durumun kişinin görev tanımında herhangi bir değişikliğe sebebiyet vermediğini savunarak özlük ve mali hak kaybı söz konusu olmayan,
kadroya geçiş öncesi ve geçiş sonrası fiilî olarak aynı işi yapmaya devam eden davacının hukuki menfaatinin de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından davacıya fiilî iş tanımının dışında bir iş yaptırılmadığı, işçilere zaman zaman arızi olarak gelişen ihtiyaçlar sebebiyle görev tanımı dışında iş yaptırılması durumunda bu işin, işçinin ağırlıklı işi hâline gelmediği sürece, iş tanımının değiştiği anlamına gelmeyeceği, davacının talep ettiği klinik destek elemanı olarak çalıştırılmak yerine, imzaladığı belirsiz süreli iş sözleşmesinde teknik servis şefi olarak çalıştırılmasına ilişkin talebinin hâli hazırda fiilî durum ile örtüşmediği, davacının yardımcı olmaktan başka vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olduğunu yöntemince ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacı 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23. maddesi kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerden olmakla sadece kadroya geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebileceğinin öngörüldüğü,
davacının 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçmeden önce yaptığı işin ''klinik destek elamanı'' olduğu ve işveren tarafından ...'ya davacının fiilen yaptığı bu işe uygun olarak meslek kodu bildirimi yapılması gerektiği, işçilere zaman zaman arızi olarak gelişen ihtiyaçlar sebebiyle görev tanımı dışında iş yaptırılması hâlinde ise bu iş işçinin ağırlıklı işi hâline gelmediği sürece iş tanımının değiştiği anlamına gelmeyeceği, davacının teknik servis şefi olarak çalıştırılmasına ilişkin talebinin hâli hazırda fiilî durum ile örtüşmediği,
davacının teknik servis şefi olarak çalıştığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacıya teknik servis şefi olduğunun 01.09.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, tüm bu kararlara aykırı bir şekilde davacı müvekkilinin hak ettiği kadroda çalıştırılmak yerine yardımcı diş klinik destek personeli olarak çalıştırıldığını, bu durumun hukuka aykırı olması bir yana müvekkilin kazanılmış olan bir hakkını kullanmasına da engel teşkil ettiğini, 2. Müvekkilinin ekip sorumlusu olduğuna binaen asgari ücretin %15'i kadar fazla ücret alması gerekirken bu tutarın müvekkiline ödenmediğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının teknik servis şefi olarak çalıştığının tespiti talebine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6248, K. 2025/7580, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama