KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6296 E., 2025/9152 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2130 E., 2025/752 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/632 E., 2021/60 K.
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkete ait yurt dışı şantiyelerinde kalıpçı-ekip başı olarak aylık net 2.500,00 USD ücretle çalıştığını, ücretinin bir kısmının bankadan kalanın ise elden ödendiğini, iş sözleşmesinin haksız bir şekilde sonlandırıldığını, ödenmeyen ücret alacaklarının bulunduğunu iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının sözleşmesinin iş bitimi nedeni ile feshedildiğini, ücret seviyesinin 1.200,00 USD civarında olduğunu, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ödenmeyen ücret alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverence haklı nedenle fesih nedenlerinin veya davacı tarafça haksız fesih yapıldığının ispatlanamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, tanık beyanları, emsal ücret yazısı ve dosya içeriğine davacının en son net 2.500,00 USD ücretle çalıştığı, ödenmeyen yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, haftada 17,5 saat fazla çalışma yaptığı, ayda iki hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinin bir kısmında çalıştığı ancak ücretlerinin ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İş bitimi kapsamında sözleşmesi sona eren davacı asıla tüm alacaklarının ödendiğini,
2. Davacı tarafça iddia edilen ve tanıklarca beyan edilen çalışma sisteminin gerçeklikten uzak olduğunu,
3. Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi kapsamında çalışma alanının yer aldığı ülke mevzuatı dikkate alınması gerekli iken ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirim alacağına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
4. Davacının 1.200,00 USD ücret aldığını, tespit edilen aylık 2.500,00 USD ücretin kabul edilemeyeceğini,
5. Davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin ile ücret alacaklarının bulunduğu iddiasını ispat yükü altında olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, uygulanacak hukuka, ücretin miktarı ile davaya konu edilen ve hüküm altına alınan tazminat ve alacakların ispat ve hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6296, K. 2025/9152, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama