KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6373 E., 2025/8171 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/880 E., 2025/1577 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/442 E., 2023/62 K.
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bankasına ait işyerinde diğer davalı bünyesinde çalışmakta iken 27.07.2021 tarihinde iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, davalı işverenler tarafından hak ve alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Bankası TAO vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle feshedilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, istifa ederek haksız bir biçimde iş sözleşmesini feshettiğini, varsa tüm haklarının bordrolarda gösterilip bankaya yatırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının güvenlik görevlisi olmasına rağmen görevi dışında işler yapmaya maruz bırakıldığı, bu durumun işçi yönünden haklı nedenle fesih hâlini oluşturduğundan davacının iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği, kıdem tazminatına hak kazandığının kabul edildiği, davacının işyerindeki toplam çalışma süresine göre kullandığı izinler düşüldüğünde bakiye 32 günlük yıllık izninin kaldığı, işverence davacıya bakiye iznini kullandırıldığına ilişkin izin formu ya da imzalı izin defteri sunulmadığı, davacının yıllık ücretli izin alacağı talebinde haklı olduğunun kabul edildiği,
taleple bağlı kalınarak 22 günlük yıllık ücretli izin alacağı yönünden hüküm kurulduğu, davacı fazla çalışma yapmış ise de karşılığının işverenlerce kendisine ödendiği, davacının fazla çalışma isteminde haksız olduğu, davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklı haklarının da kendisine ödendiği, kabul edilen alacaklar yönünden 01.09.2022 tarihli rapordaki hesaplamaların hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ile mevcut delil durumuna yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Türkiye ... Bankası TAO vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacı ile aralarında iş ilişkisi bulunmadığından davanın husumetten reddi gerektiğini, b. Taleplerin zamanaşımına uğradığını, c. Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarına ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, d. Davacının haklı nedenle fesih iddiasını kanıtlayamadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının haklı nedenle fesih iddiasını kanıtlayamadığını, b. Davacının hak ettiği izin alacağı bulunmadığından bu alacak talebinin reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip etmediği, yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı ve davalılar arasındaki ilişki ile dava konusu alacaklardan sorumluluklarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6373, K. 2025/8171, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama