İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6398 K.2025/7870

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/6398Karar2025/7870Tarih15 Ekim 2025Okuma7 dk · 1.447 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/6398 E., 2025/7870 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Ekim 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/2393 E., 2025/1163 K.
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 16. İş Mahkemesi
Sayısı
2018/279 E., 2021/451 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.447 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenliğe ait işyerinde 27.12.2004 - 12.11.20 08... .08.2009 - 07.06.2018 tarihleri arasında iki dönem hâlinde ustabaşı/saya hazırlayıcısı olarak çalıştığını, 2008 yılında davalı Şirket tarafından ekonomik kriz nedeniyle küçülmeye gidilmesi gerekçesiyle iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, 8 aylık aradan sonra 19.08.2009 tarihinde tekrar işe alındığını, son aylık ücretinin net 3.350,00 TL olduğunu ve ücretinin bir kısmının banka yoluyla bir kısmının da elden ödendiğini, sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden tahakkuk ettirildiğini,

davacının 05.06.2018 tarihinde davalı Şirkete fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ile asgari geçim indirimlerinin ödenmesi için ...

Noterliğinden 05.06.2018 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarname keşide etiğini ve ayrıca sigorta primlerinin eksik yatırılması nedeniyle uğradığı mağduriyetin giderilmesini talep ettiğini, ihtarnameden 2 gün sonra 07.06.2018 tarihinde davalı Şirket tarafından işten çıkartıldığını, davalı işverenlik tarafından davacıya ...

Noterliğinden keşide edilen 11.06.2018 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarname ile sadece ihbar ve kıdem tazminatı ile son döneme ilişkin yıllık ücretli izin karşılığının ödeneceğini bildirdiği hâlde sadece 3.191,39 TL ödendiğini, davacının haftada 5 gün 08.30-19.00 saatleri arasında ve cumartesi günleri de 13.00'e kadar çalışmasına rağmen fazla çalışma ücretinin, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışan davacıya bu çalışmaların ücretinin de ödenmediğini, davacıya yıllık izinlerinin 5 gün olarak kullandırıldığı hâlde 14 gün kullanmış gibi imzalar artırıldığını, eksik kullandırılan izin ücretlerinin ödenmediğini,

davacının evli ve üç çocuk sahibi olduğunu, eşinin ev hanımı olduğunu, arabuluculuk başvurusunun anlaşamama şeklinde sonuçlandığını ileri sürerek ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatları, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili birleşen davaya ilişkin dava diekçesinde; asıl dava dilekçesinde yıllık izin hakkı ile ilgili beyanda bulunduklarını, sonuç ve talep kısmına sehven yıllık ücretli izin alacağının yazılmadığını ileri sürerek birleşen dava ile yıllık izin ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 27.12.2004 tarihinde müvekkili Şirkete ait işyerinde ayakkabı imalat işçisi olarak çalışmaya başladığını ve 12.11.2008 tarihinde tüm özlük haklarının ödenerek iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacının yeniden müracaatı üzerine önceki çalışmasından bağımsız olarak 19.08.2009 tarihinde çalışmaya başladığını, 07.06.2018 tarihinde hak ve alacakları ödenerek iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, davacının ilk dönem sözleşmesinin sona erdirilmesinden sonra haklarının ödendiğini ve müvekkili Şirkete ibraname verdiğini, davacının aldığı ücretin Kurum kayıtlarına aynen beyan edildiğini,

eksik prim ödemesinin söz konusu olmadığını, davacının iddia edildiği gibi ustabaşı olarak değil ayakkabı imalat işçisi olarak çalıştığını, ayakkabı imalat işçisinin 3.350,00 TL net aylık ücret aldığı iddiasının doğru olmadığını, davacının yıllık izinlerini kullandığını, buna ilişkin davacının imzalarını taşıyan belgelerin olduğunu, kullanmadığı izinlerin ücretlerinin çıkış tarihinden sonra banka hesabına yatırılarak ödendiğini, müvekkili Şirkette yasal çalışma sürelerine uyularak çalışıldığını, davacının yaptığı fazla çalışmaların ücretlerinin de ödendiğini, işyerinde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmadığını,

davacının hafta tatili izinlerini kullandığını, asgari geçim indirimi alacağının bulunmadığını, 2017/Ocak ayında davacının evinin yanması üzerine Şirket hesabından davacının hesabına 3.500,00 TL gönderildiğini ve 3.500,00 TL'ye yakın da nakit ödeme yapılarak yardım edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iki dönem olmak üzere ilk dönem 27.12.2004 - 12.11.2008 tarihleri arasında 3 yıl 10... gün ve ikinci dönem 19.08.2009 - 07.06.2018 tarihleri arasında toplam 8 yıl 9 ay 19 gün davalı işyerinde çalıştığı, davacıya ilk dönem çalışması yönünden kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapılmış ise de tazminat hesabına yol ve yemek ücreti dâhil edilmediğinden bu dönem yönünden tasfiye yapılmış sayılamayacağı, toplam hizmet süresinin birleştirilerek 12... ay 5 gün olduğu,

her iki dönem yönünden davacının iş sözleşmesinin tazminat gerektirecek şekilde sona erdiği hususunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı; davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle ödemenin yasal faiziyle mahsubuyla kabulüne karar verildiği,

tanık anlatımları ile davacının dinî bayram günlerinde ikişer gün ve 1 Mayıs günü çalışmadığı ve bunun dışında pazar günlerinde ve cumartesi öğleden sonraya denk gelen ulusal bayram ve genel tatil günleri hariç diğerlerinde çalıştığı, haftada 5 gün 08.30 - 19.00 saatleri arasında olmak üzere günde toplam bir saatlik ara dinlenmesi ile günlük çalışma süresinin 9,5 saat ve 5 günde de 47,5 saat olduğu, cumartesi günleri de 08.30-13.00 saatleri arasında yarım saatlik ara dinlenmesi ile çalıştığı ve bugünkü çalışmasının 4 saat olduğu, haftalık toplam çalışma süresinin ise 47,5+4=51,5 saat olduğu,

4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca haftalık fazla çalışma süresinin 51,5-45=6,5 saat olduğu, davalı işverence karşılığı ücretin ödendiğinin ispat edilemediği ve hesaplamanın tanık anlatımına dayalı olması nedeniyle %30 indirimle kısmen kabulüne, hafta tatilini kullandığı ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödendiği gerekçesiyle taleplerin reddine; birleşen davada yıllık ücretli izin alacağı yönünden ise davacının çalışma süresine göre 210 gün yıllık izne hak kazandığı,

kullanılan ve davacı talebinde belirtilen her yıl 5 gün yıllık izin kullandığına dair beyanı da esas alınarak toplamda 129 gün yıllık iznin mahsubuyla 81 günlük bakiye yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun fazla çalışma ve genel tatil alacakları yönünden kabulü ile dosyaya işverence sunulan kayıtlar değerlendirilmeksizin tanık beyanına göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, kayıt bulunan dönemde fazla çalışmanın ve ulusal bayram ve genel tatil çalışmasının bulunmadığı anlaşıldığından kayıt bulunan dönemler hesaplamadan dışlanarak yeniden resen yapılan hesaplama ile arabuluculuk ücreti yönünden de karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İki ayrı dönem hâlinde çalışan davacının hizmet süresinin birleştirilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2. İlk dönem için yol ve yemek ücreti ödendiğine ilişkin bir iddia ve talep bulunmadığını, aksi düşünülse dahi her dönemin kendi içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, 3. Davacının ücretinin net 3.350,00 TL olarak kabulünün hatalı olduğunu, emsal araştırmasında dahi 2.350,00-2.450,00 TL olabileceğinin bildirildiğini, 4. Davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağını, ilk dönem yıllık ücretli izin alacağının zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, işyerinde iki dönem hâlinde çalışan davacının önceki dönem çalışmasının tasfiye edilip edilmediği, buna göre kıdem ve ihbar tazminatlarının hesabı, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ve fazla çalışma ücreti alacaklarının ispatı ve hesabı ile zamanaşımına ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .

2. Davacının aralıklı çalışmalarının mevcudiyeti karşısında ihbar tazminatının hesabı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun (1475 sayılı Kanun) 14/2 hükmü, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O hâlde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında, işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınır. Bununla birlikte; her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi, hizmet birleştirmesi için şarttır.

İhbar tazminatı bakımından ise mülga 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinde kıdem tazminatı yönünden getirilen bu düzenlemeye paralel bir düzenleme mevzuatta yer almadığından, aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan sürelerin birleştirilmesi suretiyle ihbar tazminatı hesabı yapılması mümkün bulunmamaktadır.

Bu nedenle her bir çalışma dönemi için ayrı ayrı değerlendirme yapılarak, iş sözleşmesinin ihbar tazminatını gerektirir şekilde sona erip ermediği belirlenmeli, ihbar tazminatına hak kazanıldığının tespiti hâlinde söz konusu döneme ilişkin hizmet süresi ve o dönemin son ücreti üzerinden hesaplama yapılmalıdır.

Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ödeme yapılırken giydirilmiş ücrete yol ve yemek ücretinin eklenilmemesi nedeniyle ilk dönemin tasfiye edilmediğinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki ilk dönem için ihbar tazminatı yönünden hesaplama yapılırken, davacının son ücretinin asgari ücrete oranlanarak bu oranın ilk fesih tarihindeki ücretle çarpılması suretiyle aylık ücretin yeniden belirlenmesi ve bu şekilde hesaplanan miktardan işverence yapılan ödemenin mahsubuyla sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.

Yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında; davacının ilk fesih tarihindeki ücreti 640,00 TL olduğuna göre bu miktara 12.11.2008 tarihindeki rayiç yol ve yemek ücreti eklenmeli ve 8 hafta üzerinden ihbar tazminatı hesaplanıp, yapılan ödeme mahsup edilerek bakiye miktar hüküm altına alınmalıdır. Bu yön gözetilmeden hatalı hesaplama içeren bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6398, K. 2025/7870, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6398
Karar No
2025/7870
Tarih
15 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/6401 K.2025/6760
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6403 K.2025/7847
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/6406 K.2025/13341
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6406 K.2025/7866
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/6408 K.2025/13342
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6408 K.2025/7867

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.