KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6502 E., 2025/7956 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/843 E., 2025/1581 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 11. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/330 E., 2023/392 K.
Karar Metni
1.218 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 14.04.2014-10.07.2019 tarihleri arasında aralıksız kapıcı ve kaloriferci olarak çalıştığını, haklı bir sebep olmaksızın iş sözleşmesinin feshedildiğini, tazminatlarına karşılık 13.000,00 TL elden kısmi ödeme yapılarak çıkışının yapıldığını akabinde 12.07.2019 tarihinde tekrar işe girişinin yapılarak 28.06.2021 tarihine kadar kesintisiz çalışmasına devam ettiğini, 28.06.2021 tarihinde yönetici ...'nin herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve bildirim süresine uymaksızın işine son verdiğini söylediğini, yeni alınan kapıcıya da çevreyi,
çalışacak ve kalınacak yeri göstermesi için müvekkiline talimat verdiğini, davacının asgari ücretin üzerinde ücret aldığını, ücretinin bir kısmının elden verildiğini, bir kısmının bankaya yatırıldığını, kapıcı konutunun tahsis edildiğini, konuta ait su, elektrik ve ısınma giderlerinin apartman tarafından karşılandığını, 01 Mayıs-30 Kasım döneminde haftanın 6 günü 05.00-19.30 saatleri arasında çalıştığını, 08.00-09.00 arası, 12.00-13.00 arası, 15.00-16.00 arası birer saat dinlenme süresi olduğunu, her pazar günü akşam saatlerinde ikişer saat çöp toplama işini yaptığını,
1 Aralık-30 Nisan döneminde yaz aylarındaki çalışma saatleri dışında her gün 15.00'dan itibaren kalorifer yakılması, ateşlenmesi, kömürlerin taşınması işlerinin yapılması nedeniyle haftanın 7 günü 05.00-24.00 saatleri arasında çalıştığını, tüm genel tatil ve ulusal bayram günlerinde çalışma yaptığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’ini ileri sürerek, dava dilekçesindeki beyanların gerçeği yansıtmadığını, nafaka borçlarını kapatabilmesi için işten çıkışının yapılarak 13.000,00 TL kıdem tazminatı ödendiğini, 2 gün sonra tekrar işe girişinin yapıldığını, Haziran 2021 tarihinde davacının annesinin hasta olduğunu ve Ağrı'ya gideceğini belirttiğini, 28.06.2021 tarihinde hiçbir açıklama yapmadan çekip gittiğini, işe gelmemesi üzerine ihtarname gönderildiğini, iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğini, davacının asgari ücret aldığını, elden ödeme iddiasının asılsız olduğunu, pazar günleri çalışma yapılmadığını,
yaz aylarında 07.00-21.00 saatleri arasında çalıştığını, gün içerisinde 10.00-13. 00... .00-18.30 saatleri arasında ara dinlenme yaptığını, kış aylarında 06.00-23.00 saatleri arasında çalıştığını, gün içerisinde 08.30-13.00, 14.00-17.00, 20.00-22.00 saatleri arasında ara dinlenme yaptığını, haftalık 45 saati aşan çalışma yapmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştırılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalı apartmanda 15.04.2014-28.06.2021 tarihleri arasında 7 yıl 2 ay 14 gün süre ile çalıştığı, iş sözleşmesinin tazminatı hak etmeyecek şekilde sona erdirildiğinin işverence ispat edilemediği, dosyaya sunulan devamsızlık tutanaklarının sözlü fesih yapıldığı iddia edilen tarihten sonrasına ilişkin olması nedeniyle dikkate alınmadığı, davacı ve davalı taraf beyanlarından; davacı çalışırken ihtiyacı nedeniyle avans niteliğinde kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı anlaşıldığından ödenen tazminatın faiziyle birlikte mahsup edildiği,
15.04.2014-10.07.2019 tarihlerini kapsayan ibranamenin 6098 Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesinde yer alan şartları taşımadığından geçerli olmadığı, davacının kış döneminde 45 saati aşan fazla çalışması olmadığı, yaz döneminde haftalık 45 saati aşan 24 saat fazla çalışma yaptığının anlaşıldığı gerekçesiyle ek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan hesap raporunun denetime elverişli olduğu, işyeri ve Kurum kayıtlarına uygun olarak düzenlendiği ve herhangi bir hesap hatası içermediği, iş sözleşmesinin tazminat ödenmesini gerektirmeyecek şekilde feshedildiği hususunun yasal ispat yükü işveren üzerinde olup usulüne uygun şekilde ispatlanamadığı, davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı,
ibraz edilen belgenin ibranamenin yasal unsurlarını taşımadığından geçerli olmadığı, karşılığı ücretlerinin ödendiği işverence ispat edilemeyen yaz aylarında fazla çalışma yaptığı ve çöp toplamak, kalorifer yakarak hafta tatili çalışmalarını gerçekleştirdiğini usulüne uygun şekilde ispatladığı, zamanaşımının bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğini bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı hakkı olmadığını, 2. 15.04.2014-10.07.2019 dönemine ilişkin kıdem tazminatı ödenmiş olduğundan bu dönemin tasfiye olarak değerlendirilmesi gerektiğini, 3. Davacının fazla çalışma yapmadığını, hafta tatillerinde çalışmadığını, 4. Tanıkların davacı ile birlikte çalışması olmadığından beyanlarının dikkate alınamayacağını, 5. Alacakların zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ile buna bağlı olarak kıdem ve ihbar tazminatının ispatı, davacının fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazı kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Aynı ispat kuralları hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları için de geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu fazla çalışma alacağı; hükme esas alınan bilirkişi raporunda seçenekli olarak hesaplanmış ve tanık beyanlarının dikkate alınması durumunda davacının yaz döneminde haftalık 24 saat fazla çalışma yaptığı, kış döneminde ise 45 saati aşan çalışması bulunmadığı kabul edilmiştir.
Dosya kapsamından davacının davalıya ait binada apartman görevlisi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf işyerinde fazla çalışma yaptığını iddia ederek bu iddiasını ispat etmek üzere tanık deliline dayanmıştır. Mahkemece tanık anlatımlarına göre fazla çalışma iddiasının ispat edildiği sonucuna ulaşılmış ise de yargılama sırasında dinlenen tanıkların davacının çalışmalarına yönelik beyanları soyut ve genel nitelikte olup davacının günlük çalışma süresini ispat bakımından hükme esas alınamaz. Kaldı ki dosya kapsamındaki iş sözleşmesinde davacının çalışma ve dinlenme saatleri belirtilmiş olup davacı taraf burada belirtilen çalışma saatlerinin dışında çalıştırıldığını da açıkça ortaya koyup ispat edememiştir.
Mahkemece ispatlanamayan fazla çalışma ücreti talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6502, K. 2025/7956, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama