KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6533 E., 2025/7251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/967 E., 2025/1268 K.
Karar Metni
1.053 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 03.11.2011-29.02.2016 tarihleri arasında 09.05.2012 tarihine kadar güvenlik görevlisi, bu tarihten sonra kamp amiri olarak çalıştığını, ücreti net 1.900,00 USD iken 2014 yılı Ekim ayından sonra 1.200,00 USD'ye düşürülerek kalanının fazla çalışma olarak gösterildiğini, iş sözleşmesinin davalı tarafça feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücreti ile sosyal yardım alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette çalışmadığını ve husumet itirazında bulunduklarını, davacının dava konusu ettiği alacak kalemlerinin çalıştığı ülke mevzuatına göre değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... 23. İş Mahkemesinin 26.03.2024 tarihli kararı ile; davacının fiilen ...'da ve Türkmenistan'da çalıştığı, bu nedenle uyuşmazlığa ... ve Türkmenistan hukukunun uygulanması gerektiği, ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi ile Türkmenistan İş Kanunu'nun 382. maddesinde düzenlenen sürelerin hak düşürücü süre olduğu, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.10.2024 tarihli kararı ile.
İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, davacı vekiline 19.05.2024 tarihinde tebliği edildiği, iki haftalık istinaf yoluna başvuru süresinin 03.06.2024 tarihinde sona erdiği, istinaf dilekçesinin 12.06.2024 tarihinde sunulduğu, istinaf harcının ise 21.08.2024 tarihinde yatırıldığının anlaşıldığı,
davacı vekilinin sağlık sorunları nedeniyle 30.05.2024 tarihinde hastaneye yattığı, 06.06.2024 tarihinde ise çıktığı, davacı vekili sağlık problemleri nedeniyle süresinde istinaf dilekçesi sunulamadığını ileri sürmüş ise de davacı vekili tarafından yargılama sürecinde müvekkilince verilen bütün yetkileri kullanmak üzere vekâletname yerine geçmek üzere Avukat..., Avukat. ...., Avukat .... ve Avukat ...'ye yetki verildiği, hatta İlk Derece Mahkemesindeki duruşmalara adı geçen avukatların katıldığı,
karar duruşmasında davacıyı Avukat ...'nin temsil ettiği anlaşıldığından istinaf dilekçesinin süresinde sunulmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacı vekilinin elinde olmayan bir sebep ile süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunamadığı, eski hâle getirme talebini ise engelin kalkmasından itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde yaptığı ve süresinde yapılamayan işlemle ulaşmak istediği sonuca, eski hâle getirme dışında, başka bir hukuki yoldan ulaşabilmesinin mümkün olduğundan söz edilemeyeceği anlaşılmakla eski hâle getirme talebinin kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda istinaf incelemesi yaparak, davacının 02.11.2011 - 15.10.20 12... .10.2012 - 26.12.2012 tarihleri arasında Türkmenistan'da, 07.02.2013 - 17.11.2013, 15.01.2014 - 11.10.2014, 23.10.2014 - 27.07.20 15... .10.2015 - 02.03.2016 tarihleri arasında ise ...'da çalıştığının tespit edildiği, davanın ise 31.08.2016 tarihinde açıldığı, iş sözleşmesinden doğan taleplerde, talebin tâbi olduğu hukukun (esasa uygulanan hukuk) zamanaşımı ve hak düşürücü süre bakımından da yetkili olduğu dikkate alındığında ...
Federasyonu İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun (5718 sayılı Kanun) 2 ve 8. maddelerinin bir gereği olduğu, Türkmenistan İş Kanunu'nun iş anlaşmazlığının çözülmesi için başvuru sürelerini düzenleyen 382. maddesi ile ...
Federasyonu İş Kanunu'nun mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 392. maddesinde belirtilen sürelerin, zamanaşımı süreleri olduğu, davacının çalıştığı ülke hukukuna göre dava tarihi itibarıyla bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma sürelerinin dolduğunun anlaşıldığı, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda içtihat değişikliğine gidildiği bu nedenle davalı lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, 2. Zamanaşımı süresinin hatalı değerlendiriliğini, 3. Müvekkili ile davalı arasında yabacı ülke hukukunun uygulanmasını kararlaştırdıklarına dair herhangi bir sözleşmenin davalı yanca sunulmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk noktasındadır.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, davalının yurt dışında bulunan şantiyelerinde çalıştığını ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş; davalı işveren ise yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde davacının yurt dışı şantiyelerinde çalışması sebebiyle uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 02.11.2011 - 15.10.20 12... .10.2012 - 26.12.2012 tarihleri arasında Türkmenistan hukuku, 07.02.2013 - 17.11.2013, 15.01.2014 - 11.10.2014, 23.10.2014 - 27.07.20 15... .10.2015 - 02.03.2016 tarihleri arasında ise Rus hukuku uygulanmak suretiyle yargılama sonuçlandırılmıştır.
Hukuk seçimi anlaşması yapıldığı anlaşılan 07.02.2013 - 17.11.2013 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından Rus hukukunun uygulanması yerinde ise de diğer çalışma dönemleri bakımından varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Tarafların hukuk seçimi anlaşması yapmadıkları veya yapılan hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine, kural olarak işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiği 5718 sayılı Kanun'un 27/2 hükmünde genel bir kural olarak düzenlenmiştir. Burada yetkili kılınan hukuk, işçinin işini fiilen yerine getirdiği yer ülke hukukudur.
Ancak 5718 sayılı Kanun’un 27/4 hükmünde düzenlenen daha sıkı ilişkili hukukun varlığı hâlinde bu hukuk uygulanabilir.
Bu bağlamda tarafların tâbiiyeti, sözleşmenin dili ve imzalandığı yer, işçinin tâbi olduğu sosyal güvenlik sistemi, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer, ücretin ödendiği yer, iş sözleşmesinin daha sıkı ilişkili hukuka özgü kurumlar (Örneğin Türk hukuku) gözetilerek yapılması, daha önceki (daha sıkı ilişkili hukukun uygulandığı) iş sözleşmesine gönderme yapılması gibi unsurların sözleşmenin hangi hukukla daha sıkı ilişkili olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta dosyadaki bilgi ve belge göre yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığında.
02.11.2011 - 15.10.20 12... .10.2012 - 26.12.2012 tarihleri arasında Türkmenistan' da, 15.01.2014 - 11.10.2014, 23.10.2014 - 27.07.2015, 08.10.2015 - 02.03.2016 tarihleri arasında ise ...'da çalışan davacı işçi ile işveren davalının tâbiiyeti, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer ile işçinin tâbi olduğu sosyal güvenlik sistemi ve ücretin Türkiye'de ödendiği dikkate alındığında hukuk seçimi anlaşması bulunmayan söz konusu çalışma dönemlerinde daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacının 02.11.2011 - 15.10.20 12... .10.2012 - 26.12.20 12... .01.2014-11.10.2014, 23.10.2014-27.07.2015, 08.10.2015-02.03.2016 tarihleri arasındaki çalışma dönemleri bakımından uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanarak dava konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6533, K. 2025/7251, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama