İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6621 K.2025/8869

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/6621Karar2025/8869Tarih19 Kasım 2025Okuma6 dk · 1.245 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/6621 E., 2025/8869 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Kasım 2025
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/269 E., 2025/1468 K.
İlk derece mahkemesi
Ankara 65. İş Mahkemesi
Sayısı
2022/315 E., 2024/474 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.245 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ... projesinde çalıştığını, ücretinin Kuveyt dinarı (KWD) olarak ödendiğini, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedilmesi üzerine işe iade davası açtığını ve davanın kabul edildiğini, ilgili kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, işe iade kararının kesinleşmesi üzerine işverene yapılan işe başlatılma başvurusuna rağmen işverence müvekkilinin işe başlatılmadığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu alacaklara karşı zamanaşımı defi'ini ileri sürdüklerini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Kuveyt Devleti arasında imzalanan 30.03.2008 tarihli İşgücü Değişimi Hakkında Anlaşma uyarınca dava konusu uyuşmazlığın Kuveyt hukukuna göre çözümlenmesi gerektiğini, müvekkili Şirketin Kuveyt'te işveren konumunda olduğu bir ... inşaatı projesinin bulunmadığını, işbu inşaat projesinin müvekkili Şirketin tüzel kişi ortak olarak yer aldığı ...

Şirketine ait olduğunu, davacının kendi çalışanları olmadığını, müvekkili Şirketin talep konusu alacaklardan sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Şirket nezdinde davacının iade olunabileceği ... projesi ya da benzer nitelikte kalıp işlerinin yapıldığı bir projenin bulunmadığını, müvekkilinin işe davetinin usule uygun olduğunu, buna rağmen davacının işe başlamadığını, davacının herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kesinleşen işe iade davasında hüküm altına alınan 4 aylık boşta geçen süre de çalışmış gibi eklenilerek davacının kıdem süresi hesaplandığı, gerek banka kayıtları gerekse sözleşmeler ve ödeme belgeleri dikkate alındığında davacının 473,00 KWD ücret aldığının tespit edildiği, davalı işverence yapılan feshin haklı veya geçerli nedene dayanmadığının açılan işe iade davasıyla sabit hâle geldiği, kesinleşen karara istinaden davacının işe başlatılması için davalı işverene başvurduğu ancak davalı tarafından davacının işe başlatılmadığı,

davalı işverenin yurt dışındaki faaliyeti devam etmesine rağmen davacıyı yurt içindeki bir projede işe başlatmaya davet etmesinin davalı işverenin bu konuda samimi olmadığını ortaya koyduğu, somut olayda davacı tarafından açılan ve kesinleşen işe iade dosyasında Türk iş mevzuatına göre yargılama yapıldığı ve davacının işe iadesine karar verildiği, işe iade davasında Türk iş mevzuatı uygulanırken alacaklarda Kuveyt hukukunun uygulanması hâlinde aynı kişi hakkında farklı mevzuatların uygulanması durumunun ortaya çıkacağı, bu durumun da hukuka olan güveni zedeleyeceğinin açık olduğu,

aksinin düşünülmesi hukuk devletinin temel koşullarında olan hukuki belirlilik ve hukuki güvenlik ilkesine aykırı düşeceğinden davacı hakkında somut olay yönünden Türk iş mevzuatı hükümleri uygulandığı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olay yönünden Türk iş mevzuatı hükümleri uygulanmasının genel hukuk ilkeleri dikkate alındığında yerinde olduğu, işverenin işe davetinde samimi olmadığından işe iade edilmemesinin sonuçlarından sorumlu tutulmasının da yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun oy çokluğuyla esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Uyuşmazlığa Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiğini,

2. Davanın Kuveyt hukukuna göre hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını,

3. Davacınn çalışmasının ... şirketinde geçtiğinden davanın husumetten reddinin gerektiğini,

4. Talep edilen alacakların Kuveyt hukukuna göre zamanaşımına uğradığını,

5. İşe davetin samimi olduğunu,

6. Davacı işçinin fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının olmadığını, yalnızca davacı tanık beyanları esas alınarak fahiş çalışma saatlerine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu,

7. Seri davalarda aynı davacı tanıklarının dinlenmesi, birebir aynı beyanda bulunmaları gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının iddialarını ispat edemediğinin kabulü gerektiğini,

8. Takdiri indirimin %40'tan az olmamak üzere belirlenmesi gerektiğini,

9. Davacıya Kuveyt hukukuna göre hesaplanan kıdem tazminatının eksiksiz ödendiğini,

10. Yıllık izin haklarını kullandığından izin alacağına hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, husumet, kesinleşen işe iade kararı sonrasında davacının işe başlatılıp başlatılmadığı, talep konusu hak ve alacakların ispatlanıp ispatlanmadığı ve zamanaşımı def'ine ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (Anayasa) 90/son hükmü şöyledir:

“Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (5718 sayılı Kanun) "Kapsam" başlıklı 1. maddesi ise şu şekildedir:

"(1) Yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukuk, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, yabancı kararların tanınması ve tenfizi bu Kanunla düzenlenmiştir.

(2) Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklıdır."

30... tarihinde Ankara'da imzalanan ve 21.01.2010 tarihli ve 5949 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuveyt Devleti Hükümeti Arasında İşgücü Değişimi Hakkında Anlaşma'nın (Anlaşma) 8. maddesi de şöyledir:

" İşçiler ve işverenler arasındaki uyuşmazlıkların giderilmesinde ilgili hükümetin yetkili makamları kendi yasa, kural ve düzenlemelerine göre uyuşmazlığın dostane çözümü için çalışır.

Dostane çözüm çabalarının başarılı olamaması halinde, uyuşmazlık, istihdam eden ülkenin yasaları uyarınca çözümlenmek üzere yetkili mahkemeye taşınır."

Anayasa'nın 90/son hükmünde usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağı, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı ifade edilmiştir.

5718 sayılı Kanun'un 1/2 hükmünde ise yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukuk bakımından Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümlerinin saklı tutulduğu belirtilmiştir. Buna göre yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesine ilişkin uyuşmazlığın çözümü konusunda, 5718 sayılı Kanun karşısında uluslararası sözleşmenin uygulanma önceliği bulunmaktadır.

Dolayısıyla belli bir ülke hukukunun uygulanmasını öngören uluslararası anlaşmanın varlığı durumunda 5718 sayılı Kanun'un 24. maddesi çerçevesinde hukuk seçimine değer verilmesi mümkün olmadığı gibi aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca iş sözleşmesine uygulanacak hukuka yönelik bir değerlendirme yapılması da mümkün değildir. Buna göre davalının esasa cevap dilekçesinde yabancı hukuk itirazı ileri sürüp sürmemesinin de sonuca etkisi bulunmamaktadır.

Yukarıda açıklanan ilke ve esaslara göre değerlendirme yapıldığında. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuveyt Devleti Hükümeti arasında imzalanan Anlaşma'nın 8. maddesi uyarınca iş sözleşmesine Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiği açıktır.

Ancak davacının daha önce işe iade talebiyle açtığı davanın Türk hukukuna göre sonuçlandırılıp kesinleşmesi karşısında, iş güvencesinin sonuçlarına ilişkin işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar bakımından Türk hukukunun uygulanması yerindedir.

Belirtilen nedenlerle davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından uyuşmazlığa Kuveyt hukukunun uygulanması gerekir. Mahkemelerce söz konusu alacaklar bakımından Anlaşma hükümleri göz ardı edilerek Türk hukuku uygulanmak suretiyle sonuca gidilmesi hatalı olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6621, K. 2025/8869, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6621
Karar No
2025/8869
Tarih
19 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/6621 K.2025/7646
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6623 K.2025/8871
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/6623 K.2025/15844
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/6623 K.2025/7652
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6624 K.2025/8872
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/6624 K.2025/14908

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.